EĞİTİM

Zorunlu eğitim sorunlu eğitime dönüşmesin!

Zorunlu eğitim sorunlu eğitime dönüşmesin!

Abone Ol

Okul katliamları ve alarm veren sistem, 12 yıllık zorunlu eğitimin gerekliliğini sorgulattı. Eğitim-Bir-Sen'e göre 4+4+4 sistemi yeniden masaya yatırılmalı.

"Ne öğrenci eski öğrenci, ne de şartlar eski şartlar" diyen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, mevcut rehber öğretmen sayısının ihtiyacı karşılamadığını belirterek, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesinin şart olduğunu ifade etti.

Eğitim-Bir-Sen, eğitim ortamlarında artan şiddet olaylarını ele almak maksadıyla "Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar" başlıklı geniş katılımlı bir çalıştay düzenledi. Ankara'da gerçekleştirilen çalıştayda konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, değişen toplumsal şartlara dikkat çekerek "Ne öğrenci eski öğrenci, ne de şartlar eski şartlar. Geleneksel toplumsal yapılar bozuluyor; eğitim kurumları ve aileler bu yeni şartlarla baş etmekte zorlanıyor" dedi.

REHBERLİK HİZMETLERİ GÜÇLENDİRİLMELİ

Rehberlik hizmetlerinin yetersizliğine vurgu yapan Yalçın, her okulda rehber öğretmen bulunmadığını ve mevcut sayının ihtiyacı karşılamadığını belirterek, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesinin artık bir mecburiyet olduğunu ifade etti.

Eğitim-Bir-Sen'in Temmuz 2025'te 4+4+4 zorunlu eğitim sistemine ilişkin 36 binden fazla katılımcıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü açıklayan Yalçın, çalışmada öğretmenlerin yüzde 93,8'i, okul yöneticilerinin yüzde 97,1'i, öğrencilerin yüzde 78,5'i ve velilerin yüzde 78,8'inin mevcut 12 yıllık zorunlu eğitim süresinin kısaltılması gerektiğini dile getirdiğini aktardı.

Üniversitelerde öğrenim süresinin tartışıldığı bir dönemde lise düzeyinde de çocukların hazır bulunuşluk durumu, hayata hazırlık ve mesleğe geçiş işlevlerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirten Yalçın "Zorunlu eğitim, sorunlu eğitime dönüşmeden gerekli tedbirler alınmalıdır" diye konuştu.

Çalıştayda medyada failin yöntemlerinin ayrıntılı şekilde aktarılması ve saldırı görüntülerinin tekrar tekrar dolaşıma sokulmasının çocuklar açısından ciddi bir taklit ve maruz kalma riski oluşturduğuna dikkat çekildi, yanlışın yayılmasının, kötülüğü önce meşhur sonra meşru hale getirme tehlikesi taşıdığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca, sabah programları, şiddet içerikli diziler, kontrolsüz dijital mecralar ve zararlı akımlara karşı toplumsal ve kurumsal seviyede tedbir alınması çağrısı yapıldı.

Kaynak: TÜRKİYE GAZETESİ