nimet çubukçu’ için Arşiv

İlköğretime Almanca ve Fransızca Dersi Konulacak

10 Mart 2011 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunca alınan kararlar uyarınca, ilköğretim okullarında, 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren kademeli olarak Almanca ve Fransızca dersleri konulacak.

PAYLAS’mak güzeldir!

TALİM VE TERBİYE KURULU BAŞKANLIĞI

Karar Sayısı : 14
Karar Tarihi : 14/02/2011

Konu : İlköğretim Almanca (4-8. Sınıflar) Dersi Öğretim Programı
İlköğretim Genel Müdürlüğünün 20/08/2010 tarih ve 14049 sayılı teklif yazısı üzerine Kurulumuzda görüşülen İlköğretim Almanca (4-8. Sınıflar) Dersi Öğretim Programının;
1. 2012-2013 Öğretim Yılından itibaren 4 ve 5; 2013-2014 Öğretim Yılından itibaren 6, 7 ve 8. sınıflarda uygulanmak üzere ekli örneğine göre kabulü,

2. Dil yeterlilik düzeyine dayalı olmak üzere 4 ve 5. sınıflara ait bölümünün 2011–2012; 6, 7 ve 8. sınıflara ait bölümünün ise 2012-2013 Öğretim Yılında Bakanlığımızca belirlenecek ilköğretim okullarında pilot olarak uygulaması; bu uygulamanın esasları ile kullanılacak öğretim materyalinin ilgili genel müdürlükçe hazırlanması,
Söz konusu öğretim programına göre;
1.Ders kitabı, öğretmen kılavuz kitabı ve öğrenci çalışma kitabı hazırlanması,
2.Hazırlanan taslak ders kitaplarının incelenmek üzere Başkanlığa başvurularının
30/09/2011 tarihinden itibaren yapılması,
Kurulumuzun 17/09/1997 tarih ve 146 sayılı Kararı ile kabul edilen İlköğretim Okulu Almanca (4 ve 5. Sınıflar) Dersi Öğretim Programının 2012-2013 Öğretim Yılından; 06/08/1991 tarih ve 120 sayılı Kararı ile kabul edilen ve ilköğretim okulu 6, 7 ve 8. sınıflarda uygulanmakta olan Ortaokul (1, 2 ve 3. Sınıflar) Almanca Dersi Öğretim Programının ise 2013-2014 Öğretim Yılından itibaren uygulamadan kaldırılması
kararlaştırıldı.

Nimet ÇUBUKÇU
Millî Eğitim Bakanı

Bilişim Teknolojisi Öğretmenleri İhtiyaç Fazlası Oldu

17 Şubat 2011 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan yaklaşık 10 bin bilişim teknolojileri öğretmeni, Bakanlığın ihtiyaç fazlası öğretmenlerin atanmasına ilişkin aldığı karardan olumsuz etkilendi.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Bakanlık, ders saatleri az olduğu için ihtiyaç fazlası olarak görülen bilişim teknolojileri öğretmenlerine yazı göndererek özetle, “Bulunduğunuz okulda ihtiyaç yoksa ya isteyerek tercih yapın ya da resen (rastgele) atama yapılacak” dedi. Bakanlığın bu kararını kabul eden öğretmenler atanırken, kabul etmeyenler ise istemedikleri illere atanmak için sıranın kendilerine gelmesini bekliyor.

MEB’in uygulamaya geçirdiği “Norm fazlası” öğretmenlerin atanmasına ilişkin karardan olumsuz yönde etlendiklerini belirten bilişim teknolojileri öğretmenleri şikayetlerini ANKA’ya anlattı. MEB’in bilişim teknolojileri öğretmenlerinin durumuna ilişkin tam bir politikası olmadığını savunan öğretmenler, “Mesleğe ilk başladığımızda ilköğretimde bütün sınıflara derse girebiliyorduk. Daha sonra MEB seçmeli ders saatini düşürdü ve orada bir darbe yedik. İkinci olarak da ‘seçmeli ders notla değerlendirilmez’ genelgesi yayınlandı ve bir darbe daha yedik” dedi.

FORMATÖR ÖĞRETMENLİK” BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ ÖĞRETMENLERİNE YARAMADI

MEB’in bir süre önce aldığı kararla ilköğretim 4 ve 5. sınıflarda bilişim teknolojileri öğretmenleri için ders saatini 2 saate çıkardığını 6, 7 ve 8. sınıflarda ise ders saatinin 1 saat olarak devam ettiğini belirten öğretmenler, “MEB geçen sene bir uygulamaya geçti. Bilişim öğretmenlerinin ders saati az olsun. Mesaileri 06. 00-15.00 arası olmak yerine 08.00-17.00 olsun denildi. Bu şekilde bizleri isteğe bakılmaksızın zoraki formatör öğretmen yaptılar” dedi.

Bilişim teknolojileri öğretmenlerine “zoraki formatörlük” verildikten sonra Bakanlığın kendilerine, “4 ve 5. sınıflara bilişim teknolojileri öğretmeni giremeyecek” diye bir yazı gönderdiğini söyleyen öğretmenler, “O derse sadece kendi sınıf öğretmeni girilecek dendi. Ve devlet bütün okullara hemen hemen 1 ile 8 adet arası ders kitabı yolladı. Ama ilköğretim öğretmenleri bunu uygulamadı çünkü yeterli bilgisayar bilmiyorlar. Bize de yetkimizi elimizden alarak okulda formatör görevi verdiler” ifadelerini kullandı.

BAKANLIĞIN “NORM FAZLASI” KARARI ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 90’INI ETKİLEDİ

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı ihtiyaç fazlası öğretmenlerin atanmasına ilişkin kararda, bilişim teknolojileri öğretmenlerine özetle, “Bulunduğunuz okulda ihtiyaç yoksa ya isteyerek tercih yapın ya da resen (rastgele) atama yapılacak” denildi. Bakanlığın bu kararının öğretmenlerin yüzde 90’ını olumsuz yönde etkilediğini ifade eden öğretmenler, “Formatör olarak görevlendirildiğimiz için az dersimiz oluyor. Tabi MEB’de okullara yazı göndererek, öğretmenlere norm (ihtiyaç) yoksa isteyerek tercih yapın ya da rastgele atama yapacağız diyor. Bu şekilde ikna olanlar atandı. Olmayanlar ise bugün yarın atanacak. Bizim formatörlüğe ilişkin valilik onayımız var. Zorla yaptınız” dedi

Her okulda bir tane bulunan bilişim teknolojileri öğretmenlerine dokunulmamasını isteyen öğretmenler, “Bu öğretmenler Başbakan’ın talimatıyla hayata geçirilmeye başlanılan Fatih projesinde ister istemez gerekecek” dedi.
eğitimajansı

Çubukçu: Atama bekleyenler istismar ediliyor

17 Şubat 2011 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, geçmişteki uygulanan yanlış politikalarla eğitim sisteminin ihtiyacından fazla öğretmen adayının eğitim fakültelerden mezun olduğunu belirtirken atamalardaki istismara dikkat çekti.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, geçmişteki uygulanan yanlış politikalarla eğitim sisteminin ihtiyacından fazla öğretmen adayının eğitim fakültelerden mezun olduğunu belirterek, kendi dönemlerinde kuruluşuna izin verdikleri bölümlerin en çok ihtiyaç duyulan dallar olduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, ÖSYM’yi yeniden yapılandıran yasa teklifinin görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Çubukçu, KPSS’de bu yıl yaşanan sorunla ilgili soruşturmanın yargı tarafından yürütüldüğünü ifade etti. Çubukçu, ”Kurum çatısı altındaki kimseyi suçlamadım, suçlayanı da görmedim. Kurumu şaibe altında bırakmadık, buna özen gösterdik” dedi.

Yeni düzenlemede hem caydırıcı önlemlerin alındığına hem suç tanımlarının yer aldığına hem de günün koşullarına uygun bir yapılanmaya imkan tanındığına işaret eden Çubukçu, ”İstiyoruz ki sınava giren her genç, kuruma sonsuz güven duysun ve kurum da teknolojik önlemlerin alabilecek mekanizmaya sahip olsun. Düzenleme bu amaçla yapılıyor” diye konuştu.

Geçmişteki yanlış politikalarla kurulan eğitim fakülteleri ve kontenjanlar nedeniyle Türk eğitim sisteminin ihtiyacından fazla sayıda öğretmen adayının mezun olduğunu belirten Çubukçu, ”Dönemimizde kurulan eğitim fakülteleri tamamen doğru planlamayla Türkiye’nin eğitim ve öğretiminin ihtiyacına uygun yapılmıştır. Kuruluşuna izin verdiğimiz bölümler, şu anda Türkiye’nin en çok ihtiyacı olan dallardır. Okul öncesi eğitim, sınıf öğretmenliği, İngilizce öğretmenliği, özel eğitim gibi 5-6 alanla sınırlıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin ihtiyacını ve 20 yılda hangi alanda, hangi branşta ne kadar öğretmene ihtiyaç olduğunun analizini yaptıklarını, bundan sonraki planlamanın da buna uygun olduğunu anlatan Çubukçu, ”Atamayı bekleyen gençlerin umutları fazlasıyla istismar ediliyor. Seçim atmosferinde bu istismar daha da artacak. En yüksek öğretmen atamaları, AK Parti iktidarında oldu” dedi.

Çubukçu, 2010 yılı itibarıyla üniversitelerin boş kalan kontenjanları hakkında bilgi verirken devlet üniversitelerinin ön lisans programlarının yüzde 20′sinin, lisansın yüzde 4′ünün, vakıf üniversitelerinin ön lisans programlarının yüzde 58′inin, lisansın ise ise yüzde 20′sinin doldurulamadığını bildirdi.

Bakan Çubukçu, aynı yerde 5 yılını dolduran okul müdürlerinin rotasyonunun siyasi olmadığını belirterek, aynı yerde uzun yıllar yönetici olmanın sıkıntılarını görerek bu uygulamayı getirdiklerini, bu kapsamdaki okul müdürlerini kendi tercihlerine göre atadıklarını söyledi.

Okulların temizliğine ilişkin genel bütçeden ödenek ayrıldığını kaydeden Çubukçu, ihale düzenlenerek hizmet alımı yoluyla okulların temizliğinin yapılacağını ifade etti.

Okullardaki güvenlik konusunda da ciddi tedbirler alındığına dikkati çeken Çubukçu, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile başlatılan ”Güvenli Okul Projesi” ile özellikle dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı okulların güvenliğinin sağlandığını hatırlattı. Çubukçu, 16 milyon öğrenci nüfusuna sahip Türkiye’de, okullarda güvenlik sorununun diğer bir çok ülkeyle kıyaslanamayacak derecede minimum düzeyde olduğunu vurguladı.

Başkanvekili Güldal Mumcu, ”temel kanun” olarak görüşülen teklifin birinci bölümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birleşimi saat 13.00′de toplanmak üzere kapattı.
AA

Bakan Çubukçu’dan 55 bin öğretmen müjdesi!…

21 Aralık 2010 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, “2003′ten 14 Aralık 2010 tarihine kadar 268 bin 869 öğretmenin ataması yapıldığını belirterek “2011′de 55 bin öğretmen daha atanacak” dedi.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, atanamayan öğretmenlerin durumunun istismar edildiğini belirterek, “Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye’de de mezun olan öğretmen adaylarının kamuda görev alması, mevcut öğretmen açığı düşünüldüğünde mümkün gözükmemektedir. Öğretmenlerimize bu konuda her zaman gerçekçi ve dürüst davrandık. Bugün öğretmen ihtiyacımızı, mali göstergeleri hiçe sayarak, tam tersini savunarak 350 bin öğretmene ihtiyaç olmadığı halde atanacağının söylenmesi popülizmden öte bir şey değildir. Siyaset kurumu, gerçek ve reel politikalar üzerine dayalıdır” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, TBMM Genel Kurulunda, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve ÖSYM ile 94 devlet üniversitesinin 2011 yılı bütçeleri üzerine konuştu.

AKP Hükümetleri döneminde okul öncesi eğitime büyük önem verildiğini, 2002′de yok denecek kadar okul öncesi eğitim kurumu varken, dönemlerinde okul öncesi okullaşma oranını arttırdıklarını belirtti.

Çubukçu, köylere 4 bin 788 yeni okul yaptıklarını bildirerek, mesleki eğitimi de yeniden yapılandırdıklarını kaydetti.

Çubukçu, “Yüksek öğrenime geçişte mesleki eğitimde okuyanlara yönelik katsayı engelinin ortadan kalkması veya minimize edilmesiyle, mesleki eğitime olan talebin daha da artacağını biliyoruz. Ülkemizdeki her okulun yükseköğrenime geçişte elde ettiği başarı, hepimizin göğsünü kabartmalıdır” dedi.

2008-2009 eğitim-öğretim yılında, özel öğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin payının yüzde 2,7 olduğunu, bu konuda yapılan çalışmaları geniş geniş anlatan Çubukçu, “Engelli çocukların eğitime ulaşmasında olumsuzlukları sıfıra indirdik. Göreve geldiğimizde evlerinde hapsolmuş, bakım hizmeti alamayan bu çocuklar, Türkiye için artık önemli bir bireyler olarak görülmektedir” diye konuştu.

Yükseköğrenim alanında çok önemli gelişmeler yaşandığını dikkat çekerek, üniversite sayısını 76′dan 156′ya çıkardıklarını dile getiren Çubukçu, 489 fakülte, 150 yüksekokul, 152 meslek yüksekokulu, 220 yeni enstitü kurulduğunu ifade etti.

Vakıf üniversitelerini de yükseköğretim sisteminin bir parçası olarak gördüklerini belirten Çubukçu, 2002′de yüzde 27,2 olan yükseköğrenimde okullaşma oranının, bugün yüzde 53,4′e yükseldiğini dile getirdi.

55 BİN ÖĞRETMEN ATANACAK
Bakan Çubukçu, yaygın eğitimde, 1 milyon 274 bini kadın olmak üzere, 1 milyon 965 bin 51 kişiye okuma yazma öğretildiğini, 4 milyon 672 bin kişinin okuma yazma bilmediğini dile getirdi.

Çubukçu, bu rakamın 2 milyonunu 65 yaş üstü, 1 milyonunu da 55 yaş üstünün oluşturduğunu kaydetti. 2003′ten 14 Aralık 2010 tarihine kadar 198 bin 869′u kadrolu, 70 bini sözleşmeli olmak üzere 268 bin 869 öğretmen atadıklarını, yöneticilerle birlikte Bakanlığında 679 bin 421 öğretmenin görev yaptığını ifade eden Çubukçu, 2011′de 55 bin öğretmen daha atayacaklarını açıkladı.

Atanamayan öğretmenlerin durumunun istismar edildiğini belirten Çubukçu şöyle dedi:

“Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye’de de mezun olan öğretmen adaylarının kamuda görev alması, mevcut öğretmen açığı düşünüldüğünde mümkün gözükmemektedir. Öğretmenlerimize bu konuda her zaman gerçekçi ve dürüst davrandık. Bugün öğretmen ihtiyacımızı, mali göstergeleri hiçe sayarak, tam tersini savunarak 350 bin öğretmene ihtiyaç olmadığı halde atanacağının söylenmesi popülizmden öte bir şey değildir. Siyaset kurumu, gerçek ve reel politikalar üzerine dayalıdır.”
ANKA

Çubukçu:”Küreselleşme sınırları kaldırıyor”

14 Aralık 2010 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yaşanan gelişmelerin doğal sonucu olarak küreselleşen dünyada sınırların ortadan kalktığını söyledi.

Geçtiğimiz Haziran ayındaTürkiyeziyareti sonrası bölge ile Türkiye arasında ilişkilerin gelişmesi her alanda kendini göstermeye başladı. Ziyaretler kervanına bu kez de Milli Eğitim Bakanlığı katıldı.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Bakan Nimet Çubukçu; Ak PartiİstanbulMilletvekili Mesude Nursuna Memecan,AK PartiGaziantep Milletvekili Fatma Şahin ile AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan’dan oluşan heyet ile birlikte, Erbil’de ‘Yüksek Öğretimi Canlandırma Araştırma Konferansı’na katıldı. Toplantıya Erbil Türkiye Başkonsolosu Aydın Selcen, Irak Yüksek Öğrenim Bakanı Abid Ziya Uceyl, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Berham Salih, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Yüksek Öğretim Dilaver Aladdin, Milli Eğitim Bakanı Sefhin Dizayi, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sinan Çelebi ile davetliler iştirak etti.

Burada açılış konuşmasını yapan Bakan Çubukçu, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Yüksek Öğretimi ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı tarafından yapılan bu konferansa davet edilmelerinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çubukçu, düzenlenen konferansın ve benzeri çabaların bölgemizdeki eğitim çalışmaları açısından için önemli katkılar sağlamasını ümit etiklerini söyledi.

Türkiye olarak yükseköğretim ve araştırma faaliyetlerine özel bir önem verildiğini kaydeden Çubukçu, “Üniversiteler, toplumların kalkınmasında gelişmesinde ve saygınlığında öncü, ekonomik ve siyasal yaşamada etkin rol oynayan kültürel iletişim merkezleri haine dönüşmüş kurumlarımızdır.” dedi.

Türkiye olarak yükseköğretim ve araştırma faaliyetlerine özel bir önem verdiklerini belirten Bakan Çubukçu, “Ülkemizin yetişmiş insan gücü ve ihtiyacını karşılanması amacıyla bakanlığımızca 2006 yılından itibaren yurt dışına lisansüstü öğrenim yapmak üzere 5 yıl içerisinde 5 bin öğrenci gönderme kararı alınmıştır. Ülkemizde halan 102 devlet, 54 ü vakıf olmak üzere 156üniversitebulunmaktadır. Bu kurumlarda toplam 3 milyon 500 bin öğrenci lisans ya da yükseköğretim görmektedir. Devlet üniversitelerinde 103 bin öğretim elemanı vardır. Bunlardan 14 bin 500 profesör, 7 bin 700 doçent, 19 bin 500 yardımcı doçenttir.” bilgisini verdi.

Yaşanan gelişmelerin doğal sonucu olarak küreselleşen dünyada sınırlar ortadan kalktığına dikkat çeken Çubukçu, “Bugün bir çok iş meslek gurubu uluslar arası kuruluşlarda meslektaşları ile birlikte çalışabilmektedirler. AB girmeye aday ülkemizde insan yetiştirme politikalarımızı bu doğrultuda geliştirmek zorunluluğumuz vardır.” şeklinde konuştu.

Çubukçu, Türkiye’de kendi imkan ve burslarla okuyan 25 bin civarında yabancı öğrencinin de eğitim gördüğünü kaydetti.

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Berham Salih ise, kendilerinin bölgedeki eğitim adına yabancı ülkelerin üniversiteleri ile iş birliği yapılmasının çok önemli olduğunu vurguladı. Bu durumda eğitim açısından bir çığır olacağını kaydeden Salih, “Biz kendi halkımız için uğraş vermeye devam ediyoruz. Komşularımızla da iyi geçinmeye önem veriyoruz. Gençlerin yüksek lisans ve doktora yapmaları için 100 milyon dolar ayırdık. Bu tür konferansların ikili ilişkileri geliştirmekte ve çok önemli rol oynadığını belirtmek istiyorum. Özellikle eğitim alanında gelişmiş ülkeler eğitim konusunda ciddi iş birliği içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

Irak Yüksek Öğrenim Bakanı Abid Ziya Uceyl ise, eğitim ve bilim alanlarındaki işbirliğini güçlendirme hususlarına değindi.
Cihan

Çubukçu’dan ajan öğretmen açıklaması

08 Aralık 2010 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, okul güvenliği projesi yürütülürken Emniyet ile bilgi paylaşımını sağlayacak bir idareciye ihtiyaç bulunduğunu, bunun doğal olduğunu belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, okul güvenliği projesi yürütülürken Emniyet ile bilgi paylaşımını sağlayacak bir idareciye ihtiyaç bulunduğunu, bunun doğal olduğunu belirterek, ”Okul idarecilerini veya öğretmenleri, koordinasyon görevi yürüten bir idareciyi muhbir olarak nitelendirmek için çarpık düşünmek gerekir” dedi.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Çubukçu, Ankara il Milli Eğitim Müdürlüğünce Nevzat Ayaz Kız Meslek Lisesi’nde düzenlenen Beyaz Bayrak Ödül töreni öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, ”Okullarda müdür yardımcılarının Emniyet ile işbirliği yapacağı, okullarda muhbirlik dönemi başladığı” yönündeki haberleri anımsatması üzerine Çubukçu, okullarda şiddet konusunun önem taşıdığını belirterek, 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında yapılan protokolle ”çocukların güvenli okul ortamlarında bulundurulmasının sağlandığını” söyledi.

Bu kapsamda ”okul güvenliği projesi” başlatıldığını anımsatan Çubukçu, ”2007 yılında başlatılan bu projeyle 2010 yılına geldiğimizde sizlerin de dikkatini çekiyordur, okullarımızda gerçekten güvenli ortamlar oluşturduk. Bunu yaparken okullarımızın çoğunluğuna güvenlik kameraları konuldu, 24 saat izleniyor. Özel güvenlik sistemleri oluşturuldu. Hepinizin bildiği gibi İçişleri Bakanlığı ve Emniyet görevlilerimiz her şeyden önce çocuklarımızı ve gençlerimizi tehlikeli alışkanlıklardan ve zararlı ortamlardan korumak için bu mücadeleyi yapıyor. Bizim de bakanlık olarak elbette ki sadece ve sadece amacımız bu.”

Bu yöndeki haberlerin ”son derece çarpıtılmış haberler olduğunu” söyleyen Çubukçu, şunları kaydetti:

”Bu haber, sadece yazan muhabirin kendi kişisel görüşlerini içeren gerçeklikle hiçbir bağlantısı olmayan bir haber. Koordinasyonu sağlamak için okuldaki bir idarecinin Emniyet ile irtibat kuracak kişi olarak belirlenmiş olması son derece doğal ve normal. Elbette ki okul güvenliği projesi yürütülürken, Emniyet ile bu bilgi paylaşımını sağlayacak bir idareciye ihtiyaç var. Bundan doğal ne olabilir? Meselelerin bu yönde, bu şekilde ele alınmasını son derece yadırgıyorum. Okullarımız için idealize ettiğimiz hijyen, güven, sağlıklı ortamlar oluşturulması çabasındayız.

Biz bütün konularda bakanlıklarla işbirliği, koordinasyon içerisindeyiz. Okul idarecilerini veya öğretmenleri bu şekilde nitelendirmek, koordinasyon görevi yürüten bir idareciyi muhbir olarak nitelendirmek için gerçekten bilimsel olarak bayağı çarpık düşünmek gerekir. Okullarımızın güvenliğini çok önemsiyorum, bu projeyi çok önemsiyorum. Burada ne bir muhbir uygulaması vardır ne de koordinasyon sağlayan idareci, muhbir olarak nitelendirilir.”

Çubukçu, ”iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda tam puan alan kopyacıların öğretmen olarak atandığı” iddialarının anımsatılması üzerine ”KPSS bütün iddialar nedeniyle yenilendi. Sınavda başarılı sonuç alanlar adil bir şekilde, objektif bir şekilde atandı” dedi.
AA

Millî Eğitim Bakanı’nın 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı

24 Kasım 2010 Yazan admin

Nimet ÇubukçuSevgili Öğretmenler,

Büyük Önder Atatürk’ün 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul etmesinin 82.nci, bu anlamlı günün öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmasının ise 30.ncu yılını aynı heyecan ve coşkuyla kutluyoruz.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, savaştan yeni çıkmış bir ülkenin zor koşullarında yeni nesilleri yetiştirme görevini inançla, umutla, azimle ve fedakârca yerine getiren öğretmenlerimiz bugün de bu kutsal görevi aynı inanç ve sevgiyle yerine getirmektedir.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Dünyanın en kutsal ve en eski mesleklerinden olan öğretmenlik, her zaman bilginin üretilmesi, geliştirilmesi ve yarınlara aktarılması sürecinde çok önemli bir role sahip olmuştur. Dolayısıyla öğretmenlerimiz dün olduğu gibi bugün de değişimin, gelişimin, yenilenmenin ve daha ileri hedeflere doğru yürümenin anahtarı durumundadır.

Gerçekten de ülkemizin gelişim, değişim, dönüşüm ve kalkınmayı gerçekleştirerek gelecekle ilgili hedeflerine ulaşmasında en önemli görev öğretmenlerimize düşmektedir. Eğitim ve gelişme arasındaki sebep sonuç ilişkisi dikkate alındığında; yüksek okullaşma, kaliteli eğitim, öğrenci başına yapılan harcama, eğitimin bütçedeki payı, yüksek öğretimde okullaşma ve ekonomik gelişmişlik arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Kuşkusuz ekonomik kalkınmışlıkta, ulaştırmada, bayındırlıkta, sağlıkta, adalette, savunmada ulaşılan son noktaları ileriye taşımak için bize en önemli ivmeyi kazandıracak olan unsur eğitim; eğitimin ivmesini ve kalitesini belirleyenler ise öğretmenlerdir.

Bu kapsamda okullarımızı bilgi ve teknoloji çağının gereklerine uygun şekilde donatarak bizleri daha güzel bir geleceğe ulaştıracak gençlerimize ve o gençleri yetiştirecek öğretmenlerimize her türlü imkânı sağlamanın ve özlük haklarını daha da iyileştirmenin gayreti içindeyiz. Ancak, bunları yeterli görmüyoruz. Eğitim camiamızın tüm sorunlarının çözülmesi için yapılacak pek çok şey olduğunun bilincindeyiz. Çünkü öğretmenlerimiz, özverili hizmetlerinin karşılığı olarak her şeyin en iyisine, en güzeline lâyıklar. Ülkemizin imkânları ölçüsünde bu yolda çalışmalarımız sürdürülmektedir.

Öte yandan Türkiye’nin 81 ilinde altyapısı tamamlanmış okullarımızda, 81 ildeki üniversitelerimizde, 750 binden fazla öğretmenimiz ve sayıları 100 bini aşan akademisyenimiz yarınlarımızı şekillendirmeye, yeni nesilleri topluma faydalı bireyler olarak kazandırmaya devam etmektedir. Her geçen gün daha da gençleşen dinamik öğretmen kadromuz bilgi toplumunun nitelikli gençlerini yetiştirmek yolunda önümüzdeki süreçte inanıyoruz ki çok daha önemli başarılara imza atacaklar.
Değerli Öğretmenler

Günümüzde, bilgi artık tek başına bir kuvvet olmaktan çıkmıştır ve bilgiyi etkin kullanmak daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle ülkelerin en önemli gücünü de bilgili ve nitelikli insan gücü oluşturmaktadır. Dolayısıyla gelişmiş devlet, toplum ve birey olma artık bilgiye sahip olma, onu kullanma ve paylaşma düzeyi ile doğru orantılıdır. 18. Milli Eğitim Şurası’nda da vurgulandığı gibi yetiştirilen bireylerin 2023’e gelindiğinde Türkiye’nin en gelişmiş 10 ülke arasına girme hedefini özümseme kabiliyetine sahip olmaları, Türkiye’nin sorunlarını küresel gündem merceğinden okuyabilmeleri ve sosyal becerilerle donatılmaları için gereken çalışmalar yürütülmektedir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk; “Milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” diyerek medeniyet yarışında en önemli gücün öğretmenler olduğuna işaret etmiştir. Dünyadaki dönüşümü takip edebilen, demokrasi ve adalet duygusu gelişmiş, öğrenme kültürü ileri seviyede, sadece okulda değil her mecrada öğrenebilen ve öğrenme isteğinde olan bireyler yetiştirme çabamızı öğretmenlerimizin gayret ve fedakârlıkları olmadan başarabilmemiz mümkün değildir.

Bu duygularla sevgi, emek ve özveri ile yeni nesillere rehberlik eden tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.

Nimet Çubukçu
Milli Eğitim Bakanı

Öğretmenleri rahatlatan haber

23 Kasım 2010 Yazan admin

Nimet ÇubukçuMilli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, öğretmen atamalarında herhangi bir ertelemenin olmadığını bildirdi.

Çubukçu, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Bakanlık Başöğretmen Salonunda illerden gelen temsilci öğretmenleri kabulünün ardından gazetecilerin çeşitli konulardaki sorularını yanıtladı.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Askerlik işlemleri ile öğretmen atamaları arasındaki tarih farkı nedeniyle bazı öğretmen adaylarının mağdur olacağı, bu konuda bir düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Bakan Çubukçu, ”Biz 6 Aralıkta atamayı gerçekleştireceğiz. Atama yapacağımız tarihte de askerlikle ilişki bulunmaması koşuluğunu arayacağız. Bu konuda ayrıca bir çalışma yapmamız söz konusu değil. Atama tarihinin ertelenmesi söz konusu değil. Çünkü KPSS’de yaşanan hadiseler nedeniyle öğretmen atamaları çok gecikti. O nedenle atamayı 6 Aralıkta gerçekleştireceğiz” dedi.

Bakan Çubukçu, askerlikle ilgili tecil sorunu yaşayan adayların yaşadıkları sorunun çözülüp çözülemeyeceği yönündeki sorulara, ”Biz değerlendiririz. Şu an itibarıyla 6 Aralıkta atamayı gerçekleştireceğiz” yanıtını verdi.

18. Milli Eğitim Şurası’nda 24 Kasım Öğretmenler Gününde öğretmenlere bir maaş tutarında ikramiye verilmesi yönünde karar alındığının anımsatılması üzerine Bakan Çubukçu, ”Şura’da alınan kararlar tavsiye niteliğinde kararlardır. Elbette arzu ettiğimiz bir şeydir. Genel Kurul kararına saygı duyuyorum elbette. Bunun bir mali boyutu var. Önümüzdeki yıllarda bu konunun değerlendirilmesi için Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunacağız” dedi.

Bir başka soru üzerine Çubukçu, YÖK, Yükseköğretim Kanunu’nun bazı maddelerinde ve ÖSYM’nin yapısı ile ilgili değişikliklere ilişkin kanun taslağının kendilerine ulaştığını, konuyla ilgili değerlendirmelerinin sürdüğünü söyledi.

Çubukçu, düzenlemelerin içeriği konusunda henüz Başbakanlığa resmi yollarla taslak iletilmeden açıklama yapmayı uygun görmediğini kaydetti.
AA

Çubukçu “rütbeli öğretmene” noktayı koydu

10 Kasım 2010 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ”Milli Güvenlik dersine üniformalı askerlerin girmesini, yeteri kadar öğretmeni olan bir ülke için hala aynı yöntemle devam ediyor olmasını doğru bulmuyorum” dedi.

Çubukçu, Plan ve Bütçe Komisyonunda bakanlığının bütçesi üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin soru ve eleştirilerine yanıt verdi.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Sözleşmeli öğretmenlerin durumuna değinen Çubukçu, öğretmenlerin farklı istihdam modelleriyle istihdam edilmelerinin bir zaruret karşılığında gerçekleştiğini belirtti. Çubukçu. ”Asıl olan, öğretmenlik mesleğinin ve eğitim hizmetlerinin kadrolu öğretmenler eliyle verilmesidir. Takdir edersiniz ki ülkemizin belli bölgelerinde özellikle hizmetin ulaşması açısından, derslerin boş geçmemesi ve öğrencinin öğretmensiz kalmaması adına farklı istihdam modellerini tercih etmek durumundayız” diye konuştu.

”Yeni sözleşmeli öğretmen alınmayacağı yönündeki taahhüdünü yerine getirmiş durumda olduğunu” vurgulayan Çubukçu, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesiyle, boşalan kadrolara sözleşmeli öğretmen alındığını söyledi.

20 bine yakın sözleşmeli öğretmenin kadroya geçirildiğini belirten Çubukçu, ”Kadrolu öğretmen atamalarına başvurup da atanan sözleşmeli öğretmenlerin yerine hem öğretmen açığımız devam ederken, hem de öğretmenlerin atanma talepleri devam ederken atama yapmamız çok normal. Bir kadro ilave etmedik. 70 binlik kadroya, boşaldıkça yerine atama yapıyoruz” dedi.

Sözleşmeli öğretmenlerin görev sürelerine göre, hizmetlerin gerekleri doğrultusunda kademeli olarak kadroya geçirilmesine ilişkin hazırlık çalışması yaptıklarını belirten Çubukçu, ”Fakat bizimle birlikte diğer sözleşmeli öğretmen çalıştıran bakanlıkların da yeniden ve kapsamlı şekilde bu personel rejimi içerisinde değerlendirilmesi önerisi üzerinde çalışma, daha kapsamlı bir hale dönüştürüldü ve sürdürülüyor” diye konuştu.

-”GELECEKTE BÖYLE BİR SIKINTI OLMAYACAK”-

Atanamayan öğretmenler konusuna da değinen Çubukçu, YÖK ile birlikte eğitim fakültelerinin hangi alanlarında ihtiyaç varsa o alanlarda eğitim fakültesi kurulmasına izin verdiklerinin altını çizdi.

Çubukçu, ”Bu atanamayan öğretmenler adı altında bugün burada dile getirilen husus aslında eğitim fakültelerinin zamanında hem kuruluşu hem de geleceğe yönelik bu alanda ihtiyaç duyacağımız istihdam modellerinin, uygun projeksiyon tutulmamasının bir sonucudur. Bugün bizim planlamalarımıza göre gelecekte böyle bir sıkıntı olmayacak” diye konuştu.

-18. MİLLİ EĞİTİM ŞURASI-

Geçen hafta gerçekleştirilen 18. Milli Eğitim Şurası ile ilgili soruları da yanıtlayan Çubukçu, komisyonlara katılımın daha çok olması için şuranın Kızılcahamam’da yapıldığını, başka bir maksadın olmadığını söyledi.

Şuraya katılımın çok olduğunu belirten Çubukçu, ”Bu şurada daha spesifik, daha yoğunlaşmış bir şekilde tartışalım istedik. Bu kararlar kesin kararlar değil, tavsiye niteliğinde kararlar” dedi.

Nimet Çubukçu, ”Ben arzu ederdim ki burada Milli Eğitim Komisyonu üyesi olup davet edildiği halde gelmeyen milletvekilimiz keşke şurada bulunsaydı. Bütün itirazlarını orada dile getirseydiler. Gerçekten biz orada demokratik bir ortam oluşturduk” diye konuştu.

Şura kararlarının redaksiyon ve düzeltme işlemlerinin sürdüğünü anlatan Çubukçu, şurada 240′ın üzerinde kararın alındığını ve 260 civarında önerge verildiğini söyledi.

MİLLİ GÜVENLİK DERSİ
Milli Güvenlik dersine üniformalı askerlerin girmesini doğru bulmadığını belirten Çubukçu, bu dersin pedagojik formasyona sahip öğretmenlerce verilebileceğini belirtti. Bakan Çubukçu, bunun, yeteri kadar öğretmeni olan bir ülke için hala aynı yöntemle devam ediyor olmasını eleştirdi.

Zorunlu din dersi konusuna da değinen Çubukçu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Danıştay’ın bu konuya ilişkin verdiği kararlarını anımsattı.

Çubukçu, ”Bu konuda Türkiye, 2007 yılında tamamlayarak müfredata koyduğu şekliyle tekrar Avrupa Konseyi delegasyonuna sundu. Üç yıldır da sunulmuş yeni müfredata itiraz gelmedi” dedi.

”ALEVİ KESİMİN TALEPLERİ”
”Alevi çalıştayları” sonunda taleplerin gündeme geldiğini ifade eden Çubukçu, oluşturdukları komisyonla, ders kitaplarında, bu konuların nasıl ele alınması gerektiği konusunda mutabakata vardıklarını söyledi. Çubukçu, ”En kısa sürede Talim Terbiye Kurulu Başkanlığımızca bu çalışmalar yürütülecek. Nesnel, çoğulcu bir anlayışla Alevi kesimin taleplerinin de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde arzu ettikleri şekilde yer alması çalışmalarımız sürecek” dedi.

Çubukçu, KPSS’nin Eğitim Bilimleri testi sınavının iptali nedeniyle öğretmen atamalarını da ertelediklerini anımsatarak, bunun bir zaruret sonucunda olduğunu kaydetti. Çubukçu, öğretmen atamalarını zamanında yapamamalarının getirdiği bir mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi.

En başından beri, olaya ilişkin siyasi bir tutum takınmadıklarını kaydeden Çubukçu, ÖSYM’nin ülkenin en güvenilir kurumlarının başında geldiğini, bu güvenin de daima sürmesini arzu ettiklerini kaydetti. Çubukçu, ”ÖSYM’deki hem sistem hem de bu konuda alınan tutum, bu sorunun kısa vadede ve bu şekilde çözümlenmesine olanak sağlamadı. Nasıl kopya çekenlerin kullandığı ileri bir teknoloji varsa, yapılanmanın da bu şekilde olması gerektiğine karar verildi. Burada kim kabahatli kim değil, sorun kimdeydi sorularının cevabı henüz verilmedi” diye konuştu.

HAYRÜNNİSA GÜL’ÜN AÇIKLAMALARI
Nimet Çubukçu’ya, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’ün, ”ilköğretimde başörtüsü” konusuyla ilgili, ”Bu konuda yaşanan bir cehalet varsa, biz bunu da ortadan kaldıracağız. İlkokul öğrencisinin kendi isteği ile başörtüsü takması gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu konuda karar verecek yaşa geldiğinde kararını verir” şeklindeki açıklamaları da soruldu.

İlk ve orta öğretim kurumlarında, öğrenci ve öğretmenlerin kılık kıyafetlerinin nasıl olacağına dair yönetmeliğin bulunduğuna dikkati çeken Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bu konuda mevzuatımızda açıklık var; ilk ve ortaöğretim öğrencileri ve öğretmenlerinin, okullara başları açık gitmesi gerekliliği var. Hayrünnisa Gül’ün açıklamalarını benim ayrıca tercüme etmem gibi bir durum olamaz. Milli Eğitim Bakanı olarak ilk ve ortaöğretim kurumlarında yönetmeliğin açık olduğunu hatırlatıyorum.

Kamu görevlileri, yükseköğretim öğrencilerine dair ise, hukukçu olarak, öğrenciliğim de dahil evvel ezelden beri yükseköğrenim kurumlarında kılık kıyafetin yasalarla engellenmediği sürece serbest olduğuna ilişkin düzenlemenin halen yürürlükte olduğunu biliyorum. Bu konuda da diğerinde olduğu kadar mevzuatta açıklık var. Orada bir de facto durumundan ziyade mevcut olan… Burada bakış açınızın özgürlükçü olup olmamasıyla ilgisi var. Çünkü üniversitelerde şu anda sağlanan, muhalefetin de gösterdiği hoşgörünün rolü var. Bir tutumun demokratik tutum olarak, özgürlüklerden yana alınmasından Türkiye’nin kazançlı çıkacağını düşünüyorum.”

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek’in, yasal engel yoksa, neden anayasanın değiştirildiğinin sorması üzerine Çubukçu, ”CHP’nin tutumu yüzünden olmuştur belki” karşılığını verdi.

Kamuyla ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine ise Çubukçu, öğretmen personeliyle ilgili bir açıklama yapabileceğini kaydetti.
AA

Eğitim Şurası’nda 220 karar alındı

05 Kasım 2010 Yazan admin

Nimet ÇubukçuÇubukçu, “Şura’da alınan kararlar eğitim politikalarını belirlemede önemli rol oynayacaktır” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, “18. Milli Eğitim Şurası’nda alınan kararlar Bakanlığımızın stratejik planındaki öncelik sırasına göre kısa, orta ve uzun vadede hayata geçirilmeye çalışılacak olup eğitim politikalarını belirlemede önemli rol oynayacaktır” dedi.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

18. Milli Eğitim Şurası, Kızılcahamam Asya Termal Otel’de gerçekleştirilen genel kurulda alınan kararların genel değerlendirmesinin yapılmasıyla sona erdi.

Şura’nın kapanış konuşmasını yapan Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, 18. Milli Eğitim Şurası’nın 1 Kasım’da başladığını anımsatarak, şuranın “Eğitimde 2023 Vizyonu”nu belirlemeye katkı sağlayacak önemli kararlara imza atılarak tamamlandığını söyledi.

Çubukçu, şöyle devam etti:
“Ülkemiz, 2023 vizyonu çerçevesinde bilgi temelli bir toplum için insan kaynaklarını geliştirme, iletişim kaynaklarını yaygınlaştırma, kaynakların verimli kullanılmasını sağlama, eğitimle ilgili gerekli yasaları çıkarma, stratejik alanlarda özgün ürün hedefi araştırma-geliştirme ve üretim gerçekleştirme, rekabet gücü yüksek bilgi temelli ekonomiye dönüşümü sağlama, toplumsal farkındalık, etkin katılım ve görev sorumluluğu yaratma, dönüşüm sürecini ortak bir modele yöneltme ve gerekli değişiklikleri zamanında yapma gibi stratejik amaçları öngörmektedir.

Eğitim sisteminin güçlendirilmesi, dezavantajlı grupların eğitim ihtiyacını iyileştirmesi ve yaygınlaştırılması, eğitimde şeffaflık ve hesap verebilirlik, eğitime erişim ve kalite ilişkisinin güçlendirilmesi, öğrenci başarısını ölçme, yönlendirme ve rehberlik hizmetleri ve daha birçok alanda çalışmaların yapılmasını gerektirmektedir.”

ŞURADA 220 KARAR ALINDI
Bu çerçevede 18. kez gerçekleştirilen Milli Eğitim Şurası’nda “Eğitimde 2023 Vizyonu” başlığı adı altında belirlenen konuların ön hazırlık dokümanlarındaki görüşlerin de gözönüne alınarak tartışıldığını belirten Bakan Çubukçu, hazırlanan raporların genel kurulda müzakere edilerek verilen önergelerin gündeme konulduğunu ve sonuçta çalışmalara ışık tutacak çok önemli kararların alındığını belirtti.

Şuraya ilişkin bilgiler de veren Çubukçu, “Öğretmenin Yetiştirilmesi, İstihdamı ve Meslek Gelişimi” konusunda 33 karar alındığını, verilen 37 önergeden 15′inin kabul edildiğini, “Eğitim Ortamları, Kurum Kültürü ve Okul Liderliği” konusunda 61 karar alındığını, verilen 45 önergeden 16′sının kabul edildiğini belirtti.
“İlköğretim ve Ortaöğretimin Güçlendirilmesi, Ortaöğretime Erişimin Sağlanması” konusunda 46 karar alındığını ve verilen 94 önergeden 56′sının kabul edildiğini ifade eden Nimet Çubukçu, “Spor, Sanat, Beceri ve Değerler Eğitimi” konusunda 46 karar alındığını, verilen 53 önergeden 13′ünün kabul edildiğini; “Psikolojik Danışma, Rehberlik ve Yönlendirme” konusunda ise 34 karar alındığını, verilen 25 önergeden 9′unun kabul edildiğini kaydetti.

Çubukçu, 18. Milli Eğitim Şurası’nda toplam 220 karar alındığını söyledi.

Alınan kararların genel sekreterlikçe gerekli redaksiyon yapıldıktan sonra Tebliğler Dergisi’nde yayımlanacağını belirten Çubukçu, “Bakanlığımızın stratejik planındaki öncelik sırasına göre kısa, orta ve uzun vadede hayata geçirilmeye çalışılacak olup eğitim politikalarını belirlemede önemli rol oynayacaktır” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, bu kararların okul öncesinden, yükseköğretime kadar bütün öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler, akademi çevreleri ve millet açısından olumlu sonuçlar verecek çalışmalara da kaynaklık edeceğini vurguladı.

NOTLAR
18. Milli Eğitim Şurası “Eğitimde 2023 Vizyonu” toplantısı 1 Kasım Pazartesi günü başladı ve 5 gün sürdü.

Toplantıya, eğitim çevrelerinden akademisyenler, okum müdürleri, öğretmenler, öğrenciler, Bakanlık bürokratları olmak üzere toplam 716 kişi katıldı.

Şuraya, Milli Eğitim Bakanlığı yapmış eski bakanlardan 15 kişi, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundan 35 kişi, 7 vali, 7 kaymakam, 14 belediye başkanı, 14 il genel meclisi üyesi, il özel idare genel sekreterliğinden 14, belediye meclis üyelerinden 14 kişi davet edildi.

Ayrıca şuraya, 14 muhtar, 5′i erkek 1′i kadın olmak üzere 6 okul aile birliği başkanı, 11′i erkek 2′si kadın olmak üzere 13 okul öğrenci meclisi başkanı, 4′ü erkek 2′si kadın 6üniversiteöğrencisi de çağrıldı.

Şura’nın genel kurul toplantısı, bazı konularda özellikle sendika temsilcilerinin yoğun tartışmalarıyla geçti. Genel kurul çalışmalarına Eğitim Bir Sen ile Eğitim-İş’in en çok önerge veren sendikalar olması dikkati çekti. Öğrenciler ile muhtarların yaptığı konuşmalar şuranın en renkli anları oldu.

Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, şuranın iki gün süren genel kurul toplantısına başkanlık etti.

Şura’nınAnkaramerkezi yerine Kızılcahamam’da yapılmasına katılımın zor olması sebebiyle bazı sendika temsilcileri tepki gösterdi.

Şura kararları tavsiye niteliğinde olup, eğitim politikaları hazırlanırken gözönünde bulunduruluyor.
AA

İstanbul ve yakın İller için TESİSAT VE TAMİRAT İŞLERİ için TIKLYANIZ.