milli eğitim bakanı’ için Arşiv
Çubukçu:”Küreselleşme sınırları kaldırıyor”
14 Aralık 2010 Yazan admin
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yaşanan gelişmelerin doğal sonucu olarak küreselleşen dünyada sınırların ortadan kalktığını söyledi.
Geçtiğimiz Haziran ayındaTürkiyeziyareti sonrası bölge ile Türkiye arasında ilişkilerin gelişmesi her alanda kendini göstermeye başladı. Ziyaretler kervanına bu kez de Milli Eğitim Bakanlığı katıldı.
Bakan Nimet Çubukçu; Ak PartiİstanbulMilletvekili Mesude Nursuna Memecan,AK PartiGaziantep Milletvekili Fatma Şahin ile AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan’dan oluşan heyet ile birlikte, Erbil’de ‘Yüksek Öğretimi Canlandırma Araştırma Konferansı’na katıldı. Toplantıya Erbil Türkiye Başkonsolosu Aydın Selcen, Irak Yüksek Öğrenim Bakanı Abid Ziya Uceyl, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Berham Salih, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Yüksek Öğretim Dilaver Aladdin, Milli Eğitim Bakanı Sefhin Dizayi, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sinan Çelebi ile davetliler iştirak etti.
Burada açılış konuşmasını yapan Bakan Çubukçu, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Yüksek Öğretimi ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı tarafından yapılan bu konferansa davet edilmelerinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çubukçu, düzenlenen konferansın ve benzeri çabaların bölgemizdeki eğitim çalışmaları açısından için önemli katkılar sağlamasını ümit etiklerini söyledi.
Türkiye olarak yükseköğretim ve araştırma faaliyetlerine özel bir önem verildiğini kaydeden Çubukçu, “Üniversiteler, toplumların kalkınmasında gelişmesinde ve saygınlığında öncü, ekonomik ve siyasal yaşamada etkin rol oynayan kültürel iletişim merkezleri haine dönüşmüş kurumlarımızdır.” dedi.
Türkiye olarak yükseköğretim ve araştırma faaliyetlerine özel bir önem verdiklerini belirten Bakan Çubukçu, “Ülkemizin yetişmiş insan gücü ve ihtiyacını karşılanması amacıyla bakanlığımızca 2006 yılından itibaren yurt dışına lisansüstü öğrenim yapmak üzere 5 yıl içerisinde 5 bin öğrenci gönderme kararı alınmıştır. Ülkemizde halan 102 devlet, 54 ü vakıf olmak üzere 156üniversitebulunmaktadır. Bu kurumlarda toplam 3 milyon 500 bin öğrenci lisans ya da yükseköğretim görmektedir. Devlet üniversitelerinde 103 bin öğretim elemanı vardır. Bunlardan 14 bin 500 profesör, 7 bin 700 doçent, 19 bin 500 yardımcı doçenttir.” bilgisini verdi.
Yaşanan gelişmelerin doğal sonucu olarak küreselleşen dünyada sınırlar ortadan kalktığına dikkat çeken Çubukçu, “Bugün bir çok iş meslek gurubu uluslar arası kuruluşlarda meslektaşları ile birlikte çalışabilmektedirler. AB girmeye aday ülkemizde insan yetiştirme politikalarımızı bu doğrultuda geliştirmek zorunluluğumuz vardır.” şeklinde konuştu.
Çubukçu, Türkiye’de kendi imkan ve burslarla okuyan 25 bin civarında yabancı öğrencinin de eğitim gördüğünü kaydetti.
Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Berham Salih ise, kendilerinin bölgedeki eğitim adına yabancı ülkelerin üniversiteleri ile iş birliği yapılmasının çok önemli olduğunu vurguladı. Bu durumda eğitim açısından bir çığır olacağını kaydeden Salih, “Biz kendi halkımız için uğraş vermeye devam ediyoruz. Komşularımızla da iyi geçinmeye önem veriyoruz. Gençlerin yüksek lisans ve doktora yapmaları için 100 milyon dolar ayırdık. Bu tür konferansların ikili ilişkileri geliştirmekte ve çok önemli rol oynadığını belirtmek istiyorum. Özellikle eğitim alanında gelişmiş ülkeler eğitim konusunda ciddi iş birliği içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.
Irak Yüksek Öğrenim Bakanı Abid Ziya Uceyl ise, eğitim ve bilim alanlarındaki işbirliğini güçlendirme hususlarına değindi.
Cihan
Çubukçu’dan ajan öğretmen açıklaması
08 Aralık 2010 Yazan admin
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, okul güvenliği projesi yürütülürken Emniyet ile bilgi paylaşımını sağlayacak bir idareciye ihtiyaç bulunduğunu, bunun doğal olduğunu belirtti.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, okul güvenliği projesi yürütülürken Emniyet ile bilgi paylaşımını sağlayacak bir idareciye ihtiyaç bulunduğunu, bunun doğal olduğunu belirterek, ”Okul idarecilerini veya öğretmenleri, koordinasyon görevi yürüten bir idareciyi muhbir olarak nitelendirmek için çarpık düşünmek gerekir” dedi.
Çubukçu, Ankara il Milli Eğitim Müdürlüğünce Nevzat Ayaz Kız Meslek Lisesi’nde düzenlenen Beyaz Bayrak Ödül töreni öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, ”Okullarda müdür yardımcılarının Emniyet ile işbirliği yapacağı, okullarda muhbirlik dönemi başladığı” yönündeki haberleri anımsatması üzerine Çubukçu, okullarda şiddet konusunun önem taşıdığını belirterek, 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında yapılan protokolle ”çocukların güvenli okul ortamlarında bulundurulmasının sağlandığını” söyledi.
Bu kapsamda ”okul güvenliği projesi” başlatıldığını anımsatan Çubukçu, ”2007 yılında başlatılan bu projeyle 2010 yılına geldiğimizde sizlerin de dikkatini çekiyordur, okullarımızda gerçekten güvenli ortamlar oluşturduk. Bunu yaparken okullarımızın çoğunluğuna güvenlik kameraları konuldu, 24 saat izleniyor. Özel güvenlik sistemleri oluşturuldu. Hepinizin bildiği gibi İçişleri Bakanlığı ve Emniyet görevlilerimiz her şeyden önce çocuklarımızı ve gençlerimizi tehlikeli alışkanlıklardan ve zararlı ortamlardan korumak için bu mücadeleyi yapıyor. Bizim de bakanlık olarak elbette ki sadece ve sadece amacımız bu.”
Bu yöndeki haberlerin ”son derece çarpıtılmış haberler olduğunu” söyleyen Çubukçu, şunları kaydetti:
”Bu haber, sadece yazan muhabirin kendi kişisel görüşlerini içeren gerçeklikle hiçbir bağlantısı olmayan bir haber. Koordinasyonu sağlamak için okuldaki bir idarecinin Emniyet ile irtibat kuracak kişi olarak belirlenmiş olması son derece doğal ve normal. Elbette ki okul güvenliği projesi yürütülürken, Emniyet ile bu bilgi paylaşımını sağlayacak bir idareciye ihtiyaç var. Bundan doğal ne olabilir? Meselelerin bu yönde, bu şekilde ele alınmasını son derece yadırgıyorum. Okullarımız için idealize ettiğimiz hijyen, güven, sağlıklı ortamlar oluşturulması çabasındayız.
Biz bütün konularda bakanlıklarla işbirliği, koordinasyon içerisindeyiz. Okul idarecilerini veya öğretmenleri bu şekilde nitelendirmek, koordinasyon görevi yürüten bir idareciyi muhbir olarak nitelendirmek için gerçekten bilimsel olarak bayağı çarpık düşünmek gerekir. Okullarımızın güvenliğini çok önemsiyorum, bu projeyi çok önemsiyorum. Burada ne bir muhbir uygulaması vardır ne de koordinasyon sağlayan idareci, muhbir olarak nitelendirilir.”
Çubukçu, ”iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda tam puan alan kopyacıların öğretmen olarak atandığı” iddialarının anımsatılması üzerine ”KPSS bütün iddialar nedeniyle yenilendi. Sınavda başarılı sonuç alanlar adil bir şekilde, objektif bir şekilde atandı” dedi.
AA
Millî Eğitim Bakanı’nın 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı
24 Kasım 2010 Yazan admin
Sevgili Öğretmenler,
Büyük Önder Atatürk’ün 24 Kasım 1928 tarihinde Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul etmesinin 82.nci, bu anlamlı günün öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmasının ise 30.ncu yılını aynı heyecan ve coşkuyla kutluyoruz.
Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, savaştan yeni çıkmış bir ülkenin zor koşullarında yeni nesilleri yetiştirme görevini inançla, umutla, azimle ve fedakârca yerine getiren öğretmenlerimiz bugün de bu kutsal görevi aynı inanç ve sevgiyle yerine getirmektedir.
Dünyanın en kutsal ve en eski mesleklerinden olan öğretmenlik, her zaman bilginin üretilmesi, geliştirilmesi ve yarınlara aktarılması sürecinde çok önemli bir role sahip olmuştur. Dolayısıyla öğretmenlerimiz dün olduğu gibi bugün de değişimin, gelişimin, yenilenmenin ve daha ileri hedeflere doğru yürümenin anahtarı durumundadır.
Gerçekten de ülkemizin gelişim, değişim, dönüşüm ve kalkınmayı gerçekleştirerek gelecekle ilgili hedeflerine ulaşmasında en önemli görev öğretmenlerimize düşmektedir. Eğitim ve gelişme arasındaki sebep sonuç ilişkisi dikkate alındığında; yüksek okullaşma, kaliteli eğitim, öğrenci başına yapılan harcama, eğitimin bütçedeki payı, yüksek öğretimde okullaşma ve ekonomik gelişmişlik arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Kuşkusuz ekonomik kalkınmışlıkta, ulaştırmada, bayındırlıkta, sağlıkta, adalette, savunmada ulaşılan son noktaları ileriye taşımak için bize en önemli ivmeyi kazandıracak olan unsur eğitim; eğitimin ivmesini ve kalitesini belirleyenler ise öğretmenlerdir.
Bu kapsamda okullarımızı bilgi ve teknoloji çağının gereklerine uygun şekilde donatarak bizleri daha güzel bir geleceğe ulaştıracak gençlerimize ve o gençleri yetiştirecek öğretmenlerimize her türlü imkânı sağlamanın ve özlük haklarını daha da iyileştirmenin gayreti içindeyiz. Ancak, bunları yeterli görmüyoruz. Eğitim camiamızın tüm sorunlarının çözülmesi için yapılacak pek çok şey olduğunun bilincindeyiz. Çünkü öğretmenlerimiz, özverili hizmetlerinin karşılığı olarak her şeyin en iyisine, en güzeline lâyıklar. Ülkemizin imkânları ölçüsünde bu yolda çalışmalarımız sürdürülmektedir.
Öte yandan Türkiye’nin 81 ilinde altyapısı tamamlanmış okullarımızda, 81 ildeki üniversitelerimizde, 750 binden fazla öğretmenimiz ve sayıları 100 bini aşan akademisyenimiz yarınlarımızı şekillendirmeye, yeni nesilleri topluma faydalı bireyler olarak kazandırmaya devam etmektedir. Her geçen gün daha da gençleşen dinamik öğretmen kadromuz bilgi toplumunun nitelikli gençlerini yetiştirmek yolunda önümüzdeki süreçte inanıyoruz ki çok daha önemli başarılara imza atacaklar.
Değerli Öğretmenler
Günümüzde, bilgi artık tek başına bir kuvvet olmaktan çıkmıştır ve bilgiyi etkin kullanmak daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle ülkelerin en önemli gücünü de bilgili ve nitelikli insan gücü oluşturmaktadır. Dolayısıyla gelişmiş devlet, toplum ve birey olma artık bilgiye sahip olma, onu kullanma ve paylaşma düzeyi ile doğru orantılıdır. 18. Milli Eğitim Şurası’nda da vurgulandığı gibi yetiştirilen bireylerin 2023’e gelindiğinde Türkiye’nin en gelişmiş 10 ülke arasına girme hedefini özümseme kabiliyetine sahip olmaları, Türkiye’nin sorunlarını küresel gündem merceğinden okuyabilmeleri ve sosyal becerilerle donatılmaları için gereken çalışmalar yürütülmektedir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk; “Milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” diyerek medeniyet yarışında en önemli gücün öğretmenler olduğuna işaret etmiştir. Dünyadaki dönüşümü takip edebilen, demokrasi ve adalet duygusu gelişmiş, öğrenme kültürü ileri seviyede, sadece okulda değil her mecrada öğrenebilen ve öğrenme isteğinde olan bireyler yetiştirme çabamızı öğretmenlerimizin gayret ve fedakârlıkları olmadan başarabilmemiz mümkün değildir.
Bu duygularla sevgi, emek ve özveri ile yeni nesillere rehberlik eden tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.
Nimet Çubukçu
Milli Eğitim Bakanı
Çubukçu “rütbeli öğretmene” noktayı koydu
10 Kasım 2010 Yazan admin
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ”Milli Güvenlik dersine üniformalı askerlerin girmesini, yeteri kadar öğretmeni olan bir ülke için hala aynı yöntemle devam ediyor olmasını doğru bulmuyorum” dedi.
Çubukçu, Plan ve Bütçe Komisyonunda bakanlığının bütçesi üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin soru ve eleştirilerine yanıt verdi.
Sözleşmeli öğretmenlerin durumuna değinen Çubukçu, öğretmenlerin farklı istihdam modelleriyle istihdam edilmelerinin bir zaruret karşılığında gerçekleştiğini belirtti. Çubukçu. ”Asıl olan, öğretmenlik mesleğinin ve eğitim hizmetlerinin kadrolu öğretmenler eliyle verilmesidir. Takdir edersiniz ki ülkemizin belli bölgelerinde özellikle hizmetin ulaşması açısından, derslerin boş geçmemesi ve öğrencinin öğretmensiz kalmaması adına farklı istihdam modellerini tercih etmek durumundayız” diye konuştu.
”Yeni sözleşmeli öğretmen alınmayacağı yönündeki taahhüdünü yerine getirmiş durumda olduğunu” vurgulayan Çubukçu, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesiyle, boşalan kadrolara sözleşmeli öğretmen alındığını söyledi.
20 bine yakın sözleşmeli öğretmenin kadroya geçirildiğini belirten Çubukçu, ”Kadrolu öğretmen atamalarına başvurup da atanan sözleşmeli öğretmenlerin yerine hem öğretmen açığımız devam ederken, hem de öğretmenlerin atanma talepleri devam ederken atama yapmamız çok normal. Bir kadro ilave etmedik. 70 binlik kadroya, boşaldıkça yerine atama yapıyoruz” dedi.
Sözleşmeli öğretmenlerin görev sürelerine göre, hizmetlerin gerekleri doğrultusunda kademeli olarak kadroya geçirilmesine ilişkin hazırlık çalışması yaptıklarını belirten Çubukçu, ”Fakat bizimle birlikte diğer sözleşmeli öğretmen çalıştıran bakanlıkların da yeniden ve kapsamlı şekilde bu personel rejimi içerisinde değerlendirilmesi önerisi üzerinde çalışma, daha kapsamlı bir hale dönüştürüldü ve sürdürülüyor” diye konuştu.
-”GELECEKTE BÖYLE BİR SIKINTI OLMAYACAK”-
Atanamayan öğretmenler konusuna da değinen Çubukçu, YÖK ile birlikte eğitim fakültelerinin hangi alanlarında ihtiyaç varsa o alanlarda eğitim fakültesi kurulmasına izin verdiklerinin altını çizdi.
Çubukçu, ”Bu atanamayan öğretmenler adı altında bugün burada dile getirilen husus aslında eğitim fakültelerinin zamanında hem kuruluşu hem de geleceğe yönelik bu alanda ihtiyaç duyacağımız istihdam modellerinin, uygun projeksiyon tutulmamasının bir sonucudur. Bugün bizim planlamalarımıza göre gelecekte böyle bir sıkıntı olmayacak” diye konuştu.
-18. MİLLİ EĞİTİM ŞURASI-
Geçen hafta gerçekleştirilen 18. Milli Eğitim Şurası ile ilgili soruları da yanıtlayan Çubukçu, komisyonlara katılımın daha çok olması için şuranın Kızılcahamam’da yapıldığını, başka bir maksadın olmadığını söyledi.
Şuraya katılımın çok olduğunu belirten Çubukçu, ”Bu şurada daha spesifik, daha yoğunlaşmış bir şekilde tartışalım istedik. Bu kararlar kesin kararlar değil, tavsiye niteliğinde kararlar” dedi.
Nimet Çubukçu, ”Ben arzu ederdim ki burada Milli Eğitim Komisyonu üyesi olup davet edildiği halde gelmeyen milletvekilimiz keşke şurada bulunsaydı. Bütün itirazlarını orada dile getirseydiler. Gerçekten biz orada demokratik bir ortam oluşturduk” diye konuştu.
Şura kararlarının redaksiyon ve düzeltme işlemlerinin sürdüğünü anlatan Çubukçu, şurada 240′ın üzerinde kararın alındığını ve 260 civarında önerge verildiğini söyledi.
MİLLİ GÜVENLİK DERSİ
Milli Güvenlik dersine üniformalı askerlerin girmesini doğru bulmadığını belirten Çubukçu, bu dersin pedagojik formasyona sahip öğretmenlerce verilebileceğini belirtti. Bakan Çubukçu, bunun, yeteri kadar öğretmeni olan bir ülke için hala aynı yöntemle devam ediyor olmasını eleştirdi.
Zorunlu din dersi konusuna da değinen Çubukçu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Danıştay’ın bu konuya ilişkin verdiği kararlarını anımsattı.
Çubukçu, ”Bu konuda Türkiye, 2007 yılında tamamlayarak müfredata koyduğu şekliyle tekrar Avrupa Konseyi delegasyonuna sundu. Üç yıldır da sunulmuş yeni müfredata itiraz gelmedi” dedi.
”ALEVİ KESİMİN TALEPLERİ”
”Alevi çalıştayları” sonunda taleplerin gündeme geldiğini ifade eden Çubukçu, oluşturdukları komisyonla, ders kitaplarında, bu konuların nasıl ele alınması gerektiği konusunda mutabakata vardıklarını söyledi. Çubukçu, ”En kısa sürede Talim Terbiye Kurulu Başkanlığımızca bu çalışmalar yürütülecek. Nesnel, çoğulcu bir anlayışla Alevi kesimin taleplerinin de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde arzu ettikleri şekilde yer alması çalışmalarımız sürecek” dedi.
Çubukçu, KPSS’nin Eğitim Bilimleri testi sınavının iptali nedeniyle öğretmen atamalarını da ertelediklerini anımsatarak, bunun bir zaruret sonucunda olduğunu kaydetti. Çubukçu, öğretmen atamalarını zamanında yapamamalarının getirdiği bir mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi.
En başından beri, olaya ilişkin siyasi bir tutum takınmadıklarını kaydeden Çubukçu, ÖSYM’nin ülkenin en güvenilir kurumlarının başında geldiğini, bu güvenin de daima sürmesini arzu ettiklerini kaydetti. Çubukçu, ”ÖSYM’deki hem sistem hem de bu konuda alınan tutum, bu sorunun kısa vadede ve bu şekilde çözümlenmesine olanak sağlamadı. Nasıl kopya çekenlerin kullandığı ileri bir teknoloji varsa, yapılanmanın da bu şekilde olması gerektiğine karar verildi. Burada kim kabahatli kim değil, sorun kimdeydi sorularının cevabı henüz verilmedi” diye konuştu.
HAYRÜNNİSA GÜL’ÜN AÇIKLAMALARI
Nimet Çubukçu’ya, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’ün, ”ilköğretimde başörtüsü” konusuyla ilgili, ”Bu konuda yaşanan bir cehalet varsa, biz bunu da ortadan kaldıracağız. İlkokul öğrencisinin kendi isteği ile başörtüsü takması gibi bir şey söz konusu olamaz. Bu konuda karar verecek yaşa geldiğinde kararını verir” şeklindeki açıklamaları da soruldu.
İlk ve orta öğretim kurumlarında, öğrenci ve öğretmenlerin kılık kıyafetlerinin nasıl olacağına dair yönetmeliğin bulunduğuna dikkati çeken Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Bu konuda mevzuatımızda açıklık var; ilk ve ortaöğretim öğrencileri ve öğretmenlerinin, okullara başları açık gitmesi gerekliliği var. Hayrünnisa Gül’ün açıklamalarını benim ayrıca tercüme etmem gibi bir durum olamaz. Milli Eğitim Bakanı olarak ilk ve ortaöğretim kurumlarında yönetmeliğin açık olduğunu hatırlatıyorum.
Kamu görevlileri, yükseköğretim öğrencilerine dair ise, hukukçu olarak, öğrenciliğim de dahil evvel ezelden beri yükseköğrenim kurumlarında kılık kıyafetin yasalarla engellenmediği sürece serbest olduğuna ilişkin düzenlemenin halen yürürlükte olduğunu biliyorum. Bu konuda da diğerinde olduğu kadar mevzuatta açıklık var. Orada bir de facto durumundan ziyade mevcut olan… Burada bakış açınızın özgürlükçü olup olmamasıyla ilgisi var. Çünkü üniversitelerde şu anda sağlanan, muhalefetin de gösterdiği hoşgörünün rolü var. Bir tutumun demokratik tutum olarak, özgürlüklerden yana alınmasından Türkiye’nin kazançlı çıkacağını düşünüyorum.”
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek’in, yasal engel yoksa, neden anayasanın değiştirildiğinin sorması üzerine Çubukçu, ”CHP’nin tutumu yüzünden olmuştur belki” karşılığını verdi.
Kamuyla ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine ise Çubukçu, öğretmen personeliyle ilgili bir açıklama yapabileceğini kaydetti.
AA
Okul Öncesinde Okul Sayısı 2 Kat Arttı
28 Temmuz 2010 Yazan admin
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bakanlığın yürüttüğü etkili politikalarla 2001-2002 eğitim öğretim yılında 11 bin 287 olan okul öncesi eğitim kurumu sayısının bugün 26 bin 681′e çıktığını söyledi.
Çeşitli açılış ve ziyaretlerde bulunmak üzere Karaman’a gelen Çubukçu, Karaman Belediyesi Sergi Salonundaki ”Anadolu Ajansı Ödüllü Fotoğraflar” sergisi açılışını gerçekleştirmesinin ardından memleketi Karaman’ın Ayrancı ilçesine geçerek yeni yaptırılan Yunus Emre Anaokulunun açılış törenine katıldı.
Çubukçu, burada yaptığı konuşmada, okul öncesi dönemin, hayatın temelini oluşturduğunu, insanlığın geleceğinin, yeni yetişecek kuşaklara bağlı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
”Doğup büyüdüğüm ve hayatımın en önemli anılarının geçtiği bu beldede sizlerle bir arada olmak benim için çok büyük bir mutluluk kaynağı. Çok büyük önem verdiğim okul öncesi eğitime ilişkin doğup büyüdüğüm topraklarda bir anaokulu hizmeti açmanın onurunu hayatım boyunca hep gururla taşıyacağım. Her yeni doğan çocuğun sağlıklı olması kendi değerinin farkında olması ve bu değeri kendi yararına olduğu kadar insanlığın yararına da kullanabilmesi ona sağlanacak eğitim imkanları ve verilecek eğitimim içeriğiyle çok yakından ilgilidir. Bu dönemin en önemli özelliği gelişimin çok hızlı olmasıdır. Okul öncesi eğitim 0-5 yaş grubu çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişimlerini destekleyen, onların toplumun kültürel değerleri doğrultusunda yönlendiren ve temel eğitim bütünlüğü içerisinde ilköğretime hazırlayan eğitim sürecidir.”
Hükümetin iş başına geldiği 2002 yılından bu yana okul öncesi eğitimle ilgili önemli çalışmalara imza atıldığını anlatan Çubukçu, 9. kalkınma planında okul öncesi eğitimim yaygınlaştırılması ve okullaşma oranının yüzde 60 olmasının hedeflendiğini bildirdi.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMU SAYISI 26 BİN 681′E YÜKSELDİ
Bu hedef kapsamanında bakanlığın yürüttüğü etkili politikalarla 2001-2002 eğitim öğretim yılında 11 bin 287 olan okul öncesi eğitim kurumu sayısının bugün 26 bin 681′e çıktığını kaydeden Çubukçu, ”2009-2010 eğitim öğretim yılında 45 bin 703 derslikte eğitim verilmiştir. Okul öncesi eğitim alan çocuk sayısı 289 bin 118 iken bu sayı 980 bin 654′e yükselmiştir. 2012-2013 eğitim öğretim yılı itibariyle 60-72 ay yaş gurubunda kademeli olarak yüzde 100 okullaşma oranı hedeflenmektedir” dedi.
Çubukçu, açılışını yapacakları Yunus Emre Anaokulunda çocukların, Yunus Emre gibi hoş görülü, insancıl, dünyaya geniş bir vizyonla bakabilen, insan hakları ve demokrasiye saygılı, araştıran, sorgulayan, üretken bireyler olarak yetiştirileceğine inandığını bildirdi.
Çubukçu, daha sonra 3 derslikten oluşan ve 75 çocuğun eğitim göreceği ana okulunun açılışını gerçekleştirdi.
AA
Mesleki Bilgi Sistemi hizmeti açıldı
02 Nisan 2010 Yazan admin
Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen, kariyer planlamasında kullanılacak sistemin tanıtım toplantısına katıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen, kariyer planlamasında kullanılacak sistem tanıtıldı. Tanıtım töreni, Rixos Grand Otel’de, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve bakanlığın üst düzey bürokratlarının katılımıyla yapıldı.
Bakan Çubukçu, törende yaptığı konuşmada, dünyada ve Türkiye’de ekonomik ve sosyal anlamda hızlı bir değişim yaşandığına dikkati çekerek, “Bu değişimler, ülkemizdeki eğitim, iş piyasası gibi dinamikleri ve kamu ekonomisini de etkilemektedir. Bu dinamiklere yönelik hazırlıklar kapsamında yer alan önemli çalışmalardan biri de mesleki rehberlik hizmetleridir. Bu nedenle, Türkiye’de ilk defa öğrenciler, emekliler, iş arayanlar ve işini değiştirmek isteyenler için geliştirilen sistem dev bir adımı oluşturuyor” diye konuştu.
Rehberlik ve danışma hizmetlerinin, hem iş gücü piyasasına girecek olan hem de iş gücü piyasasında olan bireylerin, mesleki gelişimlerine yardım ederek, istihdam edilebilirliklerini ve yeni koşullara uyum sağlama kapasitelerini geliştirdiğini anlatan Bakan Çubukçu, şöyle konuştu: “Ayrıca, iş gücü piyasası ihtiyaçlarıyla bireyleri daha iyi eşleştirerek, okuldan ayrılma oranlarını düşürmekte, eğitim ve öğretim şartları ve iş gücü piyasası araçlarının etkinliğinin artırılmasına da yardım etmektedir. Mesleki rehberlik çalışmalarının bir kamu politikası olarak tüm bireylere sunulmasının temel esaslardan biri olduğunu da vurgulamak gerekir. Şu anda ülkemizin gelişim hedeflerinin en önemli unsurlarından ikisi eğitim ve istihdamdır. Dolayısıyla bu iki konuyu hedef alan eğitim ve istihdam politikalarını güçlendirecek her türlü proje ve çalışmayı önemli buluyoruz. Bu, ülkemizin önemli bir ihtiyacı ve ivedilikle çözülmesi gereken bir sorun alanı.”
Sistemin, bireylerin kendi başlarına hizmetlere ve kaynaklara erişimini sağlayacağını belirten Bakan Çubukçu, bu yönüyle yüz yüze verilen rehberlik hizmetlerinin alternatifi değil, bu hizmetleri destekleyen bir çalışma olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürü Ruhi Kılıç da kariyer seçiminin insan hayatında çok önemli bir aşama olduğunu ifade etti. Sistemin, Dünya Bankasından edinilen 4 milyon avro kaynakla hayata geçirildiğini anlatan Kılıç, projede, aralarında bilim adamlarının da bulunduğu 30 kişilik bir ekibin görev yaptığını söyledi.
Konuşmaların ardından Uzman Psikolog Şükran Kılıç, slaytlar eşliğinde, internet tabanlı hizmet verecek sistemin çalışma prensipleri hakkında bilgi verdi.
Daha sonra, bir lise ve bir de ilköğretim öğrencisi sistemi kullanarak kendilerine kariyer planlaması yaptı. Öğrenciler, sistemin kolay ulaşılabilir, kullanılan dilin de anlaşılabilir olduğunu söyledi. Sisteme girerek kariyer planlaması yapmak isteyen kişi, çeşitli soruları yanıtlayarak, kendisi için hazırlanan profili okuyor ve çalışabileceği mesleki alanları belirliyor.
meb.gov.tr
Atama bekleyen öğretmenler 13 Mart’ta miting yapacak
11 Mart 2010 Yazan admin
Türk Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Haklarımız ve Geleceğimiz İçin Büyük Ankara Yürüyüşü ve Mitingi” için geri sayımın başladığını söyledi…
İsmail Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun 70 bin sözleşmeli öğretmenin kadroya geçirileceği yönünde söz verdiğini ifade ederek, bakanlığın sözleşmeli öğretmenleri sürekli oyaladığını ileri sürdü.
Koncuk, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesiyle ilgili yapılan açıklamaların sözleşmeli öğretmenleri tatmin etmediğini kaydederek, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınmasıyla ilgili çalışma takviminin derhal ilan edilmesini istedi. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınmasıyla ilgili yaptığı açıklamaların 13 Mart’ta düzenleyecekleri mitingi baltalamaya yönelik olduğunu savunan Koncuk, açıklamasını şöyle sürdürdü:
BAKAN ÇUBUKÇU İSTİFA ETMELİDİR
“Sözleşmelilere kadro sözünü yerine getiremeyen ve bugüne kadar hiçbir icraatta bulunamayan Bakan Çubukçu’nun da bulunduğu makamda daha fazla oturmaması ve istifa etmesi doğru olandır. Eğitim camiasının çalışanlarının özlük, ekonomik, sosyal haklarını koruyan, verdiği sözü yerine getiren, eğitimin sorunlarını çözen bir Bakan’a ihtiyacı vardır. Kadrolu, sözleşmeli, ücretli, vekil adı altında kategorize edilen öğretmenlik mesleği ayaklar altına alanmıştır. Aynı okuldan mezun olup, aynı işi yapan öğretmenlerin farklı şekilde istihdam edilmesi Türkiye’nin utanç fotoğrafıdır.”
Koncuk, işsiz sayısının 8 milyon, üniversite mezunu işsiz sayısının 550 bin olduğunun altını çizerken, 327 bin öğretmenin atama beklediğini ifade etti. Haziran ayında işsiz öğretmen sayısının 360 bini bulacağını savunan Koncuk, eğitim fakültelerinden mezun olup, 8-10 yıldır atama bekleyen işsiz öğretmenlerin durumunun tam bir trajedi olduğunu kaydetti.
Koncuk, 13 Mart tarihinde yapılacak mitingin “üç maymunu” oynayanlara ciddi bir ders olacağını iddia ederek, 81 ilden binlerce eğitimcinin Ankara’ya geleceğini bildirdi.
Çubukçu: Bu Bir Cumhuriyet Rekorudur
20 Şubat 2010 Yazan admin
MEB Çubukçu, “Hükümetimiz döneminde 142 bin 600 derslik tamamlandı, bu Cumhuriyet tarihinin rekoru.” dedi
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, “Hükümetimiz döneminde 142 bin 600 derslik tamamlandı, bu Cumhuriyet tarihinin rekoru.” dedi.
Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar’ı makamında ziyaret eden Çubukçu, yaptığı açıklamada Bolu’nun birçok açıdan Türkiye’de ilklere örnek olmayı başarmış şehirlerden bir tanesi olduğunu belirterek, “Eğitim alanında da hem bakanlığımız, hem de hayırseverlerimiz Bolu’da eğitime büyük katkı sağlamışlar. Ben eğitime katkıları nedeniyle hayırseverlerimize teşekkür etmek istiyorum. Bolu eğitimde çok iyi bir noktada bulunuyor.” diye ifade etti.
Bakan Çubukçu, bir gazetecinin, “Danıştay ile YÖK arasında yaşananlar, öğrencilerin psikolojisini olumsuz etkiler mi?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Bu konuda daha önce açıklama yaptım. Yüksek Öğrenim Kurulu’nun anayasal bir kuruluş olduğunu, kuruluş kanununun 45. maddesi doğrultusunda yüksek öğrenime giriş sınav sistemindeki katsayı dahil olmak üzere, her türlü konuda belirleyici olma yetkisine sahip olduğunu, yetkisini kullandığını ve bu yetki doğrultusunda alınan kararın Danıştay tarafından iptal edilmesinin hem eğitimin planlanması, hem idarenin yetki ve görevlerinin kullanılması bağlamında hukuken sorunlu bir karar olarak görüyorum ve bugünde aynı görüşteyim.”
Çubukçu, “Bolu’da bir okulun sınıflarında eğitim gören öğrenci sayılarının fazla olduğunu” ifade eden bir gazeteciye ise şunları söyledi:
“Bizim hedefimiz fiziki altyapıların en iyi şekle getirilmesi. Türkiye ortalamasını şu anda 33 kişiye düşürdük. Bolu, bizim eğitim başarısında çok yüksek olduğumuz illerden birisi. Bolu, derslik başına düşen öğrenci sayısının Türkiye ortalamasının altında olduğu illerin birisi. Bolu’da il ortalaması olarak çok büyük bir başarı elde ettik. Bolu’da il ortalaması yaklaşık 27 civarında olması lazım. Türkiye 60-70 kişilik sınıf ortalamalarından bu döneme geldi. Hükümetimiz döneminde 142 bin 600 derslik tamamlandı. Bu Cumhuriyet tarihinin rekoru.”
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’ı da makamında ziyaret ederek çalışmaları hakkına bilgi aldı. Ziyarette, Ak Parti Bolu Milletvekilleri Metin Yılmaz, Fatih Metin ve Yüksel Coşkunyürek de hazır bulundu.
Bakan Çubukçu, Bolu’daki programının öğleden sonraki bölümünde ise bilgisayar dağıtım ve toplu okul açılış törenlerine katılacak.

