meb’ için Arşiv
Öğretmenler Bütün Kötülüklerin Anasıdır (!)
08 Ekim 2011 Yazan kagan
Nil nehrinin uzunluğunu ve çapını cepten öğrenebilmek marifet olmadığı gibi öğretmenliği ansiklopedik bilgi düzeyine indirgemek cehalettir.
Öğretmenlerin Kaçırılmasına MEB’den Tepki
29 Eylül 2011 Yazan kagan
Öğretmenlerin Kaçırılmasına MEB’den Tepki
Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, öğretmenlere uzanan terör eylemleri kınanarak, ”Herkes şunu bilmelidir ki eğitim öğretimi aksatmayı amaçlayan her türlü karanlık emelin ve terör eylemlerinin karşısında öğretmenlerimiz başta olmak üzere hepimiz dimdik ayakta duracağız” ifadelerine yer verildi.
Bakanlık açıklamasında, terörün kaynağının, niteliğinin, hedefinin ve ideolojisinin ne olursa olsun büyük bir insanlık suçu olduğu ifade edildi.
”Bu sebeple ideolojilerini gerçekleştirmek için tehdit ve şiddet yolunu seçen bölücü terör örgütü faaliyetlerinin hiçbir şekilde haklı bir nedene sahip olmadığı açıktır” vurgusu yapılan açıklamada, Türkiye’nin de insanlık suçu olarak görülen terör eylemleri ile karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
”Herkes şunu bilmelidir ki eğitim öğretimi aksatmayı amaçlayan her türlü karanlık emelin ve terör eylemlerinin karşısında öğretmenlerimiz başta olmak üzere hepimiz dimdik ayakta duracağız.
Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı eğitmekle görevli olan, şiddetin değil birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusunun oluşturduğu bir iklimde mutlu ve refah içinde yaşayan bireyler yetiştirme, bizlere güzel bir gelecek sunma gayesinden başka hiçbir çabası olmayan değerli öğretmenlerimize uzanan terör eylemlerini nefretle kınıyoruz.
Öğretmenlerimiz, çocuklarımıza verdikleri eğitimle dil, din, cinsiyet, ırk ayrımı yapmadan insan hak ve özgürlüklerine saygı göstermeyi, demokrasiyi içselleştirmeyi, ülkemizi ve yaşadığımız dünyayı sevmeyi ve korumayı öğretiyorlar. Terörün hedef aldığı bölgelerdeki çocuklarımızı ve ailelerini eğiterek, gelişimin önündeki en önemli engeli kaldırıyor, sağlıklı, moral ve motivasyonu yüksek, insan sevgisiyle yoğrulmuş bir gençlik yetiştiriyorlar. Bu kutsal görevi en zorlu şartlara rağmen sürdüren öğretmenlerimizin varlığından rahatsız olanlar, insanlık dışı amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacaklardır.
Ayrım gözetmeksizin bu ülkenin bütün güzel çocuklarına sevgisini, şefkatini, bilgi ve tecrübesini aktaran öğretmenlerimiz, koşullar ne kadar ağır olursa olsun öğrencilerinin yolunu aydınlatmaktan bir an bile geri durmayacak, bu uğurda gösterdikleri çabadan asla vazgeçmeyeceklerdir.
Tarih masumlara kurşun sıkarak zafer kazanmaya çalışanların sonunun ne olduğunu gösteren ibret verici örneklerle Halkımızın güvenliğinin ve vatanın bütünlüğünün korunması amacıyla her türlü terör faaliyetleriyle kararlılıkla mücadele eden güvenlik güçlerimize, bilgisiyle, kalemiyle, sevgisi ve şefkatiyle destek veren değerli öğretmenlerimize her zaman minnettarız.
doludur. Çocuklarımız da öğretmenlerimiz sayesinde bunları öğrenecek ve nesilden nesile aktaracaktır.”
Milli Eğitim Bakanı’ndan Şok Talimat
24 Eylül 2011 Yazan kagan
Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER, tüm illere resmi bir yazı göndererek bütün okulların okul aile birliği hesaplarının 30 Eylül tarihine kadar incelenmesini istedi. Okul aile birliği hesaplarına bağış alan okul müdürleri görevden alınabilir.
Milli Eğitim Bakanlığı okul kayıt-kabul işlemlerinde her tür ve düzeydeki resmi eğitim kurumlarında diploma dâhil hiçbir ad altında para (bağış) talep edilmemesi konusunda 20/07/2011 tarihli 2011/40 sayılı Genelge yayınlamış ve yöneticileri uyarmıştı.
Okullara kaynak aktarmayan Milli Eğitim Bakanlığı kayıt kabullerde de bağış alınmamasını iseterken okullarda personel eksikliği nedeniyle dışarıdan ücretli çalıştırılan hizmetli personel sorununun nasıl çözüleceğine dair her hangi bir açıklama yapmamıştı. Okul yöneticilerinin ve sendikaların tepkisine
neden olan genelge ile ilgili Bakanlık ihbar hatları kurarak ayrıca “Kayıt Timi” oluşturulmuştu.
Milli Eğitim Bakanlığı 20.09.2011 tarih ve 4884 sayılı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’ndan Bakan Ömer Dinçer imzalı yeni bir yazı yayınlayarak okulları şoka sokacak yeni bir talimat yayınladı. 2011-2012 eğitim öğretim yılı öğrenci kayıt kabullerinde diploma verilirken para alınıp alınmadığı hususunun okul aile birlikleri hesapları 30.09.2011 tarihine kadar incelenerek önceki genelgeye uymayanlar hakkında soruşturma açılması raporun bir örneğininde Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na gönderilmesi diye talimat verildi. (memurlar.biz)
MEB’den yabancı dil eğitiminde değişiklik
24 Mart 2011 Yazan admin
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İngilizce öğretiminde yeni bir sisteme geçmeye hazırlanıyor. Bakanlık, İngiliz öğretmenler getirilmesinden, ”English cafe”ler açmaya kadar bir çok yeni uygulamayı hayata geçirecek.
”Yabancı Dil Öğretiminin Geliştirilmesi Projesi” oluşturan Bakanlık, yurtdışından ana dili İngilizce olan öğretmenler getirilmesinden okullarda ”English cafe”ler açmaya, popüler çizgi filmlerin ve programların televizyonlarda altyazılı yayınlanmasından, okullara eğitim setleri dağıtmaya kadar okul öncesini de kapsayacak şekilde bir dizi yeni uygulamayı gelecek eğitim-öğretim yılından itibaren başlatacak.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarında zaman zaman dile getirdiği ”Türkiye’de yabancı dilin iyi öğretilemediği” eleştirisi üzerine ve bu konuda verdiği talimatla MEB, ”Yabancı Dil Öğretiminin Geliştirilmesi Projesi’ hazırladı. 5 yıl süreli ve yaklaşık 1,5 milyar TL’ye mal olacak proje, ulusal bir dil politikası oluşturulması ve bu çerçevede yapılması gerekenleri kapsıyor.
Projede, ”Yabancı dil mevzuatının yenilenmesi, yabancı dil eylem planı hazırlanması, okullarda İngilizce öğretiminde kullanılan program ve materyallerin standartlara uygun olarak yenilenmesi, yabancı dil öğretmeni istihdam kriterlerinin yeniden belirlenmesi, proje tamamlanıncaya kadar (4 yıl içinde) her yıl 10 bin olmak üzere toplam 40 bin anadili İngilizce olan yabancı İngilizce öğretmeni alınması, okullarda hafta sonu ve yaz tatillerinde yabancı ve Türk İngilizce öğretmenlerinin birlikte çalışacağı faaliyetler düzenlenmesi” öngörülüyor.
Projenin en önemli unsurlarından birini ana dili İngilizce olan ülkelerden İngilizce öğretmenleri getirilmesi oluşturuyor. Bu öğretmenlerin İngilizce derslerine Türk öğretmenlerle birlikte girmesi, öğrenciler ve Türk öğretmenler için İngilizce konuşma sınıfları düzenlemeleri, İngilizce öğretimi için materyal ve etkinlikler geliştirmeleri, müfredat dışındaki İngilizce etkinliklerine yardımcı olmaları hedefleniyor.
Proje kapsamında okullarda ”English cafe”ler açılarak, yabancı ve Türk İngilizce öğretmenlerinin katılımıyla ders saatleri dışında da etkinlikler düzenlenmesi öngörülüyor.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yabancı dil öğrenmenin önemine işaret ederek, Türkiye’de bu alanda yeni bir sistem geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Öğrencilerin ilköğretimde ve ortaöğretimde yabancı dil dersi almalarına karşın, İngilizce’nin yeterli ve istenilen düzeyde konuşulamadığına işaret eden Çubukçu, bu sorunları çözmeye yönelik proje hazırlandığını kaydetti. Her öğrencinin İngilizce’yi rahatlıkla konuşabilir hale gelmesini hedeflediklerini dile getiren Çubukçu, ana dili İngilizce olan yabancı öğretmenlerin derslere Türk öğretmenlerle birlikte girmesinin öğrencilerin pratik yapmalarına büyük faydası olacağını söyledi. İngilizce dersi için yabancı öğretmen getirilmesinin Türk öğretmen adaylarının atamalarını etkilemeyeceğini kaydeden Çubukçu, ”Bu proje, Türk öğretmenlerimizin İngilizce dersine girmesine veya İngilizce öğretmen adaylarının atanmasına engel değildir. Yabancı dilin daha iyi öğretilmesi ve konuşulması için hazırlanmış bir projedir” diye konuştu.
Projenin hazırlıklarını yürüten MEB Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanı Ünal Akyüz de AA muhabirine uygulamaya ilişkin yaptığı açıklamada, projenin ön hazırlık sürecinde üniversitelerden ve ilgili çevrelerden destek alındığını, yeni getirilmesi planlanan sistemin örneğinin uygulandığı Kore’de araştırma yapıldığını anlattı. Akyüz, Kore’de uygulanan sistemden öğretmenlerin ve öğrencilerin yüzde 60-70 oranında memnun kaldığının belirlendiğini, öğrencilerin yanı sıra öğretmenlerin de ”yabancı öğretmen”den faydalandıklarının görüldüğünü ifade eden Akyüz, ayrıca okullarda pratik yapılan kafeler bulunduğunu aktardı.
Türkiye’de İngilizce öğretiminin gramer ağırlıklı olduğunu, konuşmanın ikinci planda kaldığını vurgulayan Akyüz, ”Yeni sistem konuşma ve derdini anlatabilme ağırlıklı. Türkiye’de yabancı dil öğrenimi konusunda bir kırılma noktası var. Biz bunun aşılmasını hedefliyoruz. İngilizce’nin dil bilgisi öğretiminden ibaret olmadığını, konuşma, yazma ve anlatmanın da önemli olduğu anlayışını getirmeyi hedefliyoruz” dedi.
-YABANCI ÖĞRETMENLERE KRİTER KOYACAĞIZ”-
Yeni getirilecek sistemde, ana dili İngilizce olan ülkelerden öğretmen getirileceğini ve bu öğretmenlerin Türk İngilizce öğretmenleriyle birlikte derse gireceklerini ifade eden Akyüz, ayrıca okullarda ”English cafe”ler açılacağını ve buralarda yabancı ve Türk İngilizce öğretmenleri ile öğrencilerin pratik ağırlıklı etkinliklere katılabileceklerini anlattı. Akyüz, talep olursa bu kafelerin ders saatleri dışında halka da açılabileceğini söyledi.
Türkiye’de şu anda 48 bine yakın İngilizce öğretmeni bulunduğunu belirten Akyüz, proje kapsamında her yıl 10 bin olmak üzere 4 yılda toplam 40 bin yabancı İngilizce öğretmeni getirilmesinin planlandığını, uygulamanın gelecek eğitim-öğretim yılında başlayacağını bildirdi. Yabancı öğretmenlerin Türkiye’ye ”misafir” statüsünde geleceklerini ifade eden Akyüz, şunları söyledi:
”Bu öğretmenlerle 1′er yıllık kontrat yapılacak. Eğer okulumuz memnun kalırsa devam edecekler. Memnun kalmadığımız yabancı öğretmeni geri göndereceğiz. Bir bağlayıcılığımız yok. Bakanlık olarak biz bunun kriterlerini koyacağız. Öğretmenlik ile ilgili deneyimlerine, sabıka kayıtlarına bakılacak. Bu misafir öğretmenler bizim İngilizce öğretmeninin yanında derse girecekler. Hem öğrencilerin hem öğretmenlerin konuşma kabiliyetlerini geliştirmeleri için yararlı olacağını düşünüyoruz.
Burada şunu vurgulamak istiyorum, bu proje İngilizce öğretmenlerimizin alınmasına yönelik hiçbir engel içermemektedir. Projenin bu kısmı zaten başka bir fondan karşılanacak. Biz yabancı İngilizce öğretmeni getirsek de getirmesek de seneye alınacak olan İngilizce öğretmeni sayısında hiçbir değişiklik olmayacak. Bütün öğretmen adaylarımız bundan emin olabilir.
Kendi kendimizi kandırmaya gerek yok. İngilizce öğretimi konusunda, yabancı dili öğretme konusunda bir algı değişikliğine ihtiyacımız var. Bu bir reformdur demiyorum ama bizim en çok yatırım yapmamız gereken şey, teknoloji ne kadar ileri olursa olsun, öğretmenlerimizdir. Bu proje bizim öğretmenlerimizin atamasına alternatif bir proje değildir, hiç ilgisi yoktur. Toplumumuz bundan memnun kaldığı sürece, verim elde ettiğimiz sürece uygulamaya devam edeceğiz.”
-”STANDART MAAŞ BELİRLEYECEĞİZ”-
MEB Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanı Akyüz, projenin, öğretmenlerin barınma kolaylığı açısından öncelikle büyükşehirlerde pilot olarak başlayacağını bildirdi.
Yabancı öğretmenlerin Türkiye’ye hangi yolla getirilecekleri konusunda da bilgi veren Akyüz, öğretmenlerin bu işi organize edecek ajanslar aracılığıyla geleceklerini, bunun için ihale açılmasının planlandığını anlattı. Japonya ve Kore’deki uygulamalarda da yabancı öğretmenlere 1500-2000 dolar arasında ücret verildiğini belirten Akyüz, ”Biz de sadece standart bir maaş belirleyeceğiz. İllere göre de değişebilir. Öğretmenin kalacak yeri, barınması ajanslara ait olacak” dedi.
Bu sistemin şu anda Türkiye’de bazı özel okullarda uygulandığını anlatan Akyüz, ”Birçok özel okulumuz, yabancı eğitim veren okullarımız bunu zaten yapıyorlar. Şu anda Diyarbakır’da, Mardin’de iki okulumuz Comenius Projesi çerçevesinde iki yabancı öğretmen istihdam etmiş durumda. Bizim toplumumuz da buna çok açık” şeklinde konuştu.
Okullarda İngilizce materyallerinin de uluslararası stantartlara uygun hale getirileceğini belirten Akyüz, Talim ve Terbiye Kurulu ile yapılacak çalışmalar sonucunda modern İngilizce eğitim setlerinin lisanslarının satın alınacağını ve bu setlerin okullarda kullanımının sağlanacağını anlattı.
Yeni sistemde İngilizce eğitiminin okul öncesinden başlayacağını vurgulayan Akyüz, bu çerçevede RTÜK ve TRT ile anlaşma yapılmasının planlandığını kaydetti. Akyüz, çocuklar arasında popüler olan bazı çizgi filmlerin ve programların İngilizce veya Türkçe altyazılı olarak yayınlanmasının sağlanacağını belirterek, şunları söyledi:
”Burada amaç çocuğun İngilizce öğreniminin okulla sınırlı kalmaması. Finlandiya ve Hollanda gibi ülkelerde İngilizce dersi saatleri bizden daha az ama daha iyi öğreniyorlar çünkü İngilizce öğrenimi okulla sınırlı değil. Okuldan sonra da bu çocuk evde bir şekilde İngilizceyi kullanıyor. Biz de bizim kültürümüze uygun çizgi filmleri ve bazı programların televizyonlarda altyazılı olarak çocukların seyredebileceği saatlerde yayınlanmasını hedefliyoruz. Bu projeyle İngilizce öğretimini okul öncesine indiriyoruz. Okul öncesinden başlayacak fakat diğer sınıflarda olduğu gibi yoğun olmayacak. Haftada yarım saat çizgi film izleme, yarım saat oyun oynama gibi olabilir. Tabii ki önemli olan çocuğun kendi ana dilini öğrenmesi. Bunun üstüne İngilizceyi öğrenecek.”
Proje kapsamında Türk İngilizce öğretmenlerinin de yurtdışında eğitim almalarının hedeflendiğini kaydeden Ünal Akyüz, ilk aşamada belirli kriterlere sahip 3 bin öğretmenin yurtdışına gönderilmesinin planlandığını belirtti.
MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde ”Multimedya Center” kurulması hazırlıkları yapıldığını ifade eden Akyüz, bu merkez aracılığıyla belirlenen pilot illerde uzaktan İngilizce eğitimi yapılacağını kaydetti. Akyüz, bu çerçevede bin ABD’li İngilizce öğretmeni ile anlaşılacağını, bu öğretmenlerin Türkiye’deki İngilizce derslerinde belli sürelerle öğretmen ve öğrencilerle karşılıklı İngilizce eğitimi yapacaklarını anlattı.
AA
İlköğretime Almanca ve Fransızca Dersi Konulacak
10 Mart 2011 Yazan admin
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunca alınan kararlar uyarınca, ilköğretim okullarında, 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren kademeli olarak Almanca ve Fransızca dersleri konulacak.
TALİM VE TERBİYE KURULU BAŞKANLIĞI
Karar Sayısı : 14
Karar Tarihi : 14/02/2011
Konu : İlköğretim Almanca (4-8. Sınıflar) Dersi Öğretim Programı
İlköğretim Genel Müdürlüğünün 20/08/2010 tarih ve 14049 sayılı teklif yazısı üzerine Kurulumuzda görüşülen İlköğretim Almanca (4-8. Sınıflar) Dersi Öğretim Programının;
1. 2012-2013 Öğretim Yılından itibaren 4 ve 5; 2013-2014 Öğretim Yılından itibaren 6, 7 ve 8. sınıflarda uygulanmak üzere ekli örneğine göre kabulü,
2. Dil yeterlilik düzeyine dayalı olmak üzere 4 ve 5. sınıflara ait bölümünün 2011–2012; 6, 7 ve 8. sınıflara ait bölümünün ise 2012-2013 Öğretim Yılında Bakanlığımızca belirlenecek ilköğretim okullarında pilot olarak uygulaması; bu uygulamanın esasları ile kullanılacak öğretim materyalinin ilgili genel müdürlükçe hazırlanması,
Söz konusu öğretim programına göre;
1.Ders kitabı, öğretmen kılavuz kitabı ve öğrenci çalışma kitabı hazırlanması,
2.Hazırlanan taslak ders kitaplarının incelenmek üzere Başkanlığa başvurularının
30/09/2011 tarihinden itibaren yapılması,
Kurulumuzun 17/09/1997 tarih ve 146 sayılı Kararı ile kabul edilen İlköğretim Okulu Almanca (4 ve 5. Sınıflar) Dersi Öğretim Programının 2012-2013 Öğretim Yılından; 06/08/1991 tarih ve 120 sayılı Kararı ile kabul edilen ve ilköğretim okulu 6, 7 ve 8. sınıflarda uygulanmakta olan Ortaokul (1, 2 ve 3. Sınıflar) Almanca Dersi Öğretim Programının ise 2013-2014 Öğretim Yılından itibaren uygulamadan kaldırılması
kararlaştırıldı.
Nimet ÇUBUKÇU
Millî Eğitim Bakanı
Bilişim Teknolojisi Öğretmenleri İhtiyaç Fazlası Oldu
17 Şubat 2011 Yazan admin
Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan yaklaşık 10 bin bilişim teknolojileri öğretmeni, Bakanlığın ihtiyaç fazlası öğretmenlerin atanmasına ilişkin aldığı karardan olumsuz etkilendi.
Bakanlık, ders saatleri az olduğu için ihtiyaç fazlası olarak görülen bilişim teknolojileri öğretmenlerine yazı göndererek özetle, “Bulunduğunuz okulda ihtiyaç yoksa ya isteyerek tercih yapın ya da resen (rastgele) atama yapılacak” dedi. Bakanlığın bu kararını kabul eden öğretmenler atanırken, kabul etmeyenler ise istemedikleri illere atanmak için sıranın kendilerine gelmesini bekliyor.
MEB’in uygulamaya geçirdiği “Norm fazlası” öğretmenlerin atanmasına ilişkin karardan olumsuz yönde etlendiklerini belirten bilişim teknolojileri öğretmenleri şikayetlerini ANKA’ya anlattı. MEB’in bilişim teknolojileri öğretmenlerinin durumuna ilişkin tam bir politikası olmadığını savunan öğretmenler, “Mesleğe ilk başladığımızda ilköğretimde bütün sınıflara derse girebiliyorduk. Daha sonra MEB seçmeli ders saatini düşürdü ve orada bir darbe yedik. İkinci olarak da ‘seçmeli ders notla değerlendirilmez’ genelgesi yayınlandı ve bir darbe daha yedik” dedi.
FORMATÖR ÖĞRETMENLİK” BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ ÖĞRETMENLERİNE YARAMADI
MEB’in bir süre önce aldığı kararla ilköğretim 4 ve 5. sınıflarda bilişim teknolojileri öğretmenleri için ders saatini 2 saate çıkardığını 6, 7 ve 8. sınıflarda ise ders saatinin 1 saat olarak devam ettiğini belirten öğretmenler, “MEB geçen sene bir uygulamaya geçti. Bilişim öğretmenlerinin ders saati az olsun. Mesaileri 06. 00-15.00 arası olmak yerine 08.00-17.00 olsun denildi. Bu şekilde bizleri isteğe bakılmaksızın zoraki formatör öğretmen yaptılar” dedi.
Bilişim teknolojileri öğretmenlerine “zoraki formatörlük” verildikten sonra Bakanlığın kendilerine, “4 ve 5. sınıflara bilişim teknolojileri öğretmeni giremeyecek” diye bir yazı gönderdiğini söyleyen öğretmenler, “O derse sadece kendi sınıf öğretmeni girilecek dendi. Ve devlet bütün okullara hemen hemen 1 ile 8 adet arası ders kitabı yolladı. Ama ilköğretim öğretmenleri bunu uygulamadı çünkü yeterli bilgisayar bilmiyorlar. Bize de yetkimizi elimizden alarak okulda formatör görevi verdiler” ifadelerini kullandı.
BAKANLIĞIN “NORM FAZLASI” KARARI ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 90’INI ETKİLEDİ
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı ihtiyaç fazlası öğretmenlerin atanmasına ilişkin kararda, bilişim teknolojileri öğretmenlerine özetle, “Bulunduğunuz okulda ihtiyaç yoksa ya isteyerek tercih yapın ya da resen (rastgele) atama yapılacak” denildi. Bakanlığın bu kararının öğretmenlerin yüzde 90’ını olumsuz yönde etkilediğini ifade eden öğretmenler, “Formatör olarak görevlendirildiğimiz için az dersimiz oluyor. Tabi MEB’de okullara yazı göndererek, öğretmenlere norm (ihtiyaç) yoksa isteyerek tercih yapın ya da rastgele atama yapacağız diyor. Bu şekilde ikna olanlar atandı. Olmayanlar ise bugün yarın atanacak. Bizim formatörlüğe ilişkin valilik onayımız var. Zorla yaptınız” dedi
Her okulda bir tane bulunan bilişim teknolojileri öğretmenlerine dokunulmamasını isteyen öğretmenler, “Bu öğretmenler Başbakan’ın talimatıyla hayata geçirilmeye başlanılan Fatih projesinde ister istemez gerekecek” dedi.
eğitimajansı

2011 Ağustos Dönemi İlk Atama Alan Bazında Minumum Puanlar