Liselere Geçiş Sınavı LGS:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
Bakan SELÇUK'tan Liseye Geçiş Sistemi Açıklaması

"Yaklaşık yüzde 60´ların üzerinde bir fark var"
Velilerin ve öğrencilerin çok merak ettiği konunun ise "liselere geçişte hangi sistemin uygulanılacağı" olduğuna değinen Selçuk, şu görüşlerini paylaştı: "Aslında biz bunu, bu bağlamdan çıkarmak istiyoruz. Çünkü mesele bir kademeler arası geçiş meselesi değildir, mesele bir çocuğun hayatıdır, geleceğidir. O sebeple biz burada sınavın adını, tekniği ve yöntemini değiştirsek inanın bir mesafe alamayız. Seneye sınav nasıl olacak sorusu, doğru bir soru değil. Doğru soru bence şu; siz eğitim sistemi içerisinde bir çocuğun ortaokuldan liseye ve üniversiteye geçerken kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda nasıl daha mutlu, donanımlı, daha fazla potansiyelini ortaya koyabileceği bir ortam oluşturacaksınız? Mesele aslında bu. Bunu yapabilmek için şöyle bir şey söz konusu; bizim kendi ölçümlerimiz dairesinde imkanları en iyi olan okulumuzla imkanları en kötü okullarımız arasındaki fark çok yüksek. Yaklaşık yüzde 60´ların üzerinde bir fark var."

Bakan Selçuk, imkanların bu kadar farklı olduğunda velinin ya da öğrencinin, "ben şu okula gitmek istiyorum" dediğini ve herkesin buraya hücum ettiğini anlattı. Okullar arasındaki başarı farkı azaldığı zaman, vazgeçme maliyeti konusunda başka bir bakış açısının söz konusu olacağına işaret eden Selçuk, "Çocuk, ´ben şu okulda da bu okulda da aşağı yukarı benzer imkanlarla karşılaşacağım´ diyecek. Ve büyük bir sınav maratonuna girmeyecek." dedi. Selçuk, konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye´de dershaneler olmasa Boğaziçi, Hacettepe, ODTÜ´ye hangi çocuklar girecek? Yine aynı çocuklar girecek belki 10 puan aşağı girecek ama yine o çocuklar girecek. Peki bütün bu dershane, sınav curcunası varken çocuklar okulda eğitim ve özel öğretimler aldıktan sonra bizim matematik, fizik netlerimize bakar mısınız? Gördüğümüzde bu tamamlayıcı bir fonksiyon ise dershane ya da özel ders meselesi, Türkiye´nin manzarası niye böyle o zaman? Burada başka bir nedensellik var, bu işin içerisinde. Bizim bunu çözmek için bataklıkla ilgilenmemiz gerekiyor. Yani sınavın tekniğiyle vesaire değil."

"Hangi dersten ne tür sorular çıkacağını her ay yayınlayacağız"
Dün, örnek soruların yayımlandığını hatırlatan Selçuk, "Sevgili öğrenciler, ´Hiç endişelenmeyin sen böyle bir sürprizle karşılaşmayacaksın. Biz sana hangi dersten ne tür sorular çıkacağını her ay yayınlayacağız, göstereceğiz, örnek deneme sınavlar yapacağız. Sen rahat ol.´ dedik." ifadesini kullandı. Selçuk, öğretmenlere de "Öğretmenim, bak bu ezber sorusu değil, bu bir muhakeme sorusu. Onun için bu çocuklara böyle madde ezberleterek bir yara varamayız. Biz başka bir öğrenme yaklaşımına ihtiyaç duyuyoruz. O sebeple siz de lütfen derslerinizde buna dikkat edin. Biz bunun için size her türlü kaynağı sağlayacağız, yardımcı kaynak vs. meselesi. Bunun en alasını, en kalitesini biz zaten her türlü ihtiyacı karşılayacak şekilde çoklu ortamlarda, dijital ortamlarda, fiziksel ortamlarda bunu ortaya koyacağız." mesajı verdiklerini aktardı. "O sebeple bunu bir LGS sınavı bağlamından çıkartıp, bu bir eğitim kalitesi sorunudur ve bunun üzerine büyük fotoğrafa bakmak lazım şeklinde gidiyoruz." değerlendirmesinde bulunan Bakan Selçuk, şunları söyledi: "Seneye de bu sınav daha az stresli, ne olduğu belli olan ve çocukların neye çalışacağını çok net olarak bildiği bir düzen sürecek. ´Hemen seneye bütün sistemi değiştiriyoruz´, hayır sakin sakin bunu yapacağız. Sonuçta ulaşmak istediğimiz yer, belli bir süre sonra sınavla öğrenci alan okul sayısını azaltmak. Seneye cüzi bir miktarda olacak ama 3 sene içerisinde yaklaşık yüzde 40 kadar azalacaktır."

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Yaklaşımınız genellikle yeni bir eğitim felsefesi üzerine. Türkiye´nin gelecekte küresel bir güç olabilmesinin eğitimden geçtiğini söylüyorsunuz. Bu felsefik yaklaşım, öğretmenler düzeyinde nasıl? Sonuçta, çocukları yetiştirecek olan öğretmenler. Öğretmenler konusunda nasıl çalışmalar olacak?" sorusu üzerine Selçuk, yaklaşık 30 yıldır sınıfların içinde olduğunu ve yarın okul öncesi bir kurumda, lisede ya da üniversitede ders verebileceğini söyledi. Bu işin dünyanın onlarca ülkesinde nasıl yapıldığına ilişkin yüzlerce, binlerce yere gittiğini ifade eden Selçuk, "Benim uygulamayla ilgili bir sorunum yok fakat Türkiye´nin felsefeyle ilgili bir sıkıntısı var. Bu mesele, felsefesi kurulmadan, onun üzerine teorisi oturtulmadan, onun üstüne modeli, stratejisi, yöntemi, tekniği konulmadan bütünsel olarak sunulamaz." diye konuştu.

Bakan Selçuk, bunun sadece yöntemler, metodlar ve kitaplar değiştirilerek halledilecek bir mesele olmadığı değerlendirmesinde bulunarak, bunun insanla ilgili olduğunu ifade etti. Bu noktada "İnsandan ne anlıyoruz?" sorusunun gündeme geldiğini belirten Selçuk, şunları kaydetti: "Türkiye´de hiçbir eğitim fakültesinin insan görüşüyle ilgili bir mottosu, web sayfasında bir yazısı, herhangi bir dokümanı yok. Biz insan yetiştirmekle uğraşıyorsak o zaman bizim insan görüşümüz ne ki? Buradan başlamak gerekir. Ben dikkat ediyorum, vizyon dokümanının başlangıçtaki yaklaşık 10 sayfa kadarı aslında felsefe ve Kur´an ile ilgilidir. Hiçbir alıntı yok, tek bir cümle yok, tek bir eleştiri yok, tek bir yorum yok, tek bir haber yok, bu çok ilginçtir. Bütün haberlerle ilgili analizlere ve köşe yazılarına baktığımda dikkatimi çeken bir şey var. Sadece Külliye´deki sunumdaki başlıklardan hareket etmişler. Mesela biraz sonra geliriz belki, formasyon meselesi. Aslında o kadar net yazıyor ki orada. Bu sürekli soruluyor. Buradan ben şunu anlıyorum, okunmamış." Belli bir bağlam, bir rutin verildiğinde öğretmenlerin onun üzerinde kendi iştiyakı ve vicdanıyla gerekeni yaptığını anlatan Selçuk, "Biz, bundan endişe duymuyoruz." dedi.

"Mesele sistemi ölçmek, iyileştirmek"
Asıl meselinin sistemin tasarlanması olduğunun altını çizen Selçuk, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye´de çocukların zekasıyla ilgili bir sorun mu var? Böyle bir sorunumuz yok. Mesele ne? Bu çocuk başka bir ülkede olsa, diyelim ki tırnak içinde gelişmiş denilen ülkeler var, o ülkelerde bu çocuklar okusalar, bir problemimiz mi var? Hayır. Mesele, çocuğu ölçmek değil, biz eğitim fakültesinde ölçüyor muyuz, profesörü ölçüyor muyuz, ana babayı ölçüyor muyuz? Hiç kimseyi ölçmüyoruz. Niye sadece gücümüz çocuğa yetiyor? Mesele sistemi ölçmek, iyileştirmek, mesele öğretmenimizin niteliğine katkı sağlamak. Her ülkenin eğitim sisteminin kalitesi, öğretmeninin kalitesini aşamaz. Dolayısıyla biz öğretmene hiçbir yatırım yapmadan, hiçbir katkı sağlamadan, onlara destek olmadan onlardan beklersek bu çok adil olmaz."




Öğretmenler Günü İndirimleri
Kampanyaları İçinTIKLAYINIZ
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Veliler dikkat! LGS'nin niteliği değişti
Veliler dikkat! LGS'nin niteliği değişti

Haberi Oku