Sağlık – Yaşam’ Kategorisi için Arşiv

Sosyal Medyadaki Bedelli Geyikleri

22 Kasım 2011 Yazan admin

İŞTE TWITTER’DAKİ BEDELLİ YORUMLARI:

frusciantejohn abc-def
30 yaşına kadar evlenmek için para biriktiren adamın kafasıda karışacak şimdi. #bedelli

PAYLAŞ’mak güzeldir!

ademayten47 Adem Ayten
İşte Bedelli marşı : ”Kar yağar ince ince, #bedelli ‘nin hali nice ….”

nmrci ilker ün
#bedelli Popcunun topçunun gözü aydın. Akademisyen’e memura geçmiş olsun… 30 bin kere yazıklar olsun…

MatizMarkiz Matiz Markiz
Her Türk bedelli doğar. #bedelli

oytunkrkn oytunkrkn
bedelli askerlikte “arkadaşını getirene anında %10 indirim kamyanyası” da başlar yakında.. #bedelli

F_Yalcin5 F.YALÇIN
Bu #bedelli askerlik uygulamasına şaşıranlarada şaşıyorum.Paran varsa Ferrari yoksa İETT kuyruğu ,hayat böyle zaten farklıbirşey değil ki bu

yunuscoskun yunus coşkun
#bedelli birikmiş 30 yaş üstü asker kaçağı durumunda olanları temizleyecek… Askerden kaçan adamın ne işi var ki ordu da…

ElleRimKirLii U.A.
Anne : Oğlum vezneye git gel sonra evlendirelim seni kemal’a erdin.. #Bedelli

tersbakisacisi Alican Tice
-ver otuzu,tamamdır teşekkürler.Sıradaki ! +otuz yok -aaa oldumu şimdi hadi bakalım hakkari-çukurca,sen kralsın yaparsın aslansın #bedelli

YagmurCeylan Yağmur Ceylan
Kredi kartı extrelerinde ‘Vatan Borcu’ mu yazacakk ? #bedelli

PinarTkn pınar tekin
Bedelli askerlerin yeni şarkısı: Bedava mı sandın para verip yaptım! #bedelli

marksistimam Marksist İmam
O değil de 2 gün önce askere giden adama ne koyar be #bedelli askerliğin çıkması.Hele ki bir de parası varsa.Parası varken sürünecek adam

_SalihaSultan SalihaSultan
Bizim Şaziye Teyze oğluna çok düşkün. Ayda bi lira kazanmayan oğlunu, üstüne 30 bin verip #bedelli ye gönderecekmiş. Evlat sevgisi.

e_dagli Ensar Dağlı
@ahmethc Abi 30.000 TL borç verebilir misin? #bedelli

talayemre emre talay
mortgage ‘da krediyi ödeyemeyenlerin evlerini almıştı bankalar. #bedelli kredisini ödeyemezse bankalar ne alacak? kamufulajı bile yok :) )

goreybayindir Görey Bayındır
askerligini yapanlar kunyelerini saklar, bu yeni #bedelli ile gidenler dekontlarini saklarlar artik.

yamandurus yamandurus
şafak kaç ? 20bin kaldı ! #bedelli

ecemmyagmur Yagmur….
Her Türk Asker Doğar” sözünün, “Gariban, Parası Pulu Olmayan Her Türk Asker Doğar” olarak değiştiği gündür bugün.#bedelli

eakpriv Engin Akdeniz
Biriktirdigi maxipuanlarla #bedelli yapabilecek kisiler var mutlaka, yoksa adam degilim…

tukenmezzadam TükenmezAdam
paran varsa bedelli paran yoksa kederli sindir . #bedelli

ozanozgurd Ozan Özgür DURSUN
30 bin tl ödeyemeyecek 32 yaşında mühendisten satılık #bedelli hakkı … Pazarlık payı var …

eakpriv Engin Akdeniz
Ayni aileden üc bes kardes #bedelli yapmak isterse, TSK promosyon yapar mi acaba?

aycacng K.Ayça
Muhtaç olduğun kudret, hesabındaki 30bin TLde mevcuttur. #bedelli için iyi lafmış beğendim..

nemiry Nemir Yesiloglu
Peki 83′lülere teselli askerlik uygulaması da verilecek mi? #bedelli

hilmisili Hilmi İsili
#bedelli kantini fiyat listesi: Şınav:1000 TL Mekik:1500 Barfiks:2000 Uzun atlama: 3000 Halat: 5000 kısa künye:7000 uzun künye:bitti.

ceelliinn selin akbas
#bedelli fiş almasak 29bine bırakırlar mı ki askeliği??

mustafakome mustafa köme
oğlumuz un işi gücü var tezkeresini de satın aldı allahın emri peygamberin kavli . . #bedelli

debugcs Debug Quijote
6 ay askerlik yaptım. O zaman devlet bana 30/15*6=12 bin lira versin. Bizim siteye duble yol yaparım, fena olmaz… #bedelli

ceriyeLevis ceriyeLevis
sırf #bedelli olduğu için artık kadınlar da sidik yarıştırmak için askerlik yapar. “şekerim geçen haftasonu askerlik yaptım ayyy nası güzel”

ayspin inostranka
Vicdaaan nerdesin? Para çekip gelicem 1 saniye… #bedelli



Sağlınıza dikkat edin!

12 Eylül 2011 Yazan mclever

Damacanadaki suyu cam kaba boşaltın
Pet şişedeki kanser riskine çare: Bekletmeyin, güneşte tutmayın!


ABD Toksikoloji Enstitüsü’nün yaptığı araştırmaya göre, pet şişelerde bulunan BPAmaddesi sıcak sıvılarla temas ettiği zaman açığa çıkıyor. Sıvıya karışarak vücuda giren BPA, özellikle prostat ve göğüs kanseri riskini artırıyor.

‘GÜNEŞTE DURMAMALI’

Kanser hastalıkları konusunda uzman olan Prof. Dr. Erkan Topuz, “Biz senelerdir bu tehlikeye dikkat çekiyoruz. Eve damacanayla alınan su hemen cambir kaba ya da testiye boşaltılmalı, günlerce bekletilmemeli. Bu pet şişeler, kesinlikle güneşte durmamalı. Ancak adambu şişeleri büfenin arkasına koyuyor, burada şişeler güneş görüyor, plastiktekimaddeler suya geçiyor. Ekonomik nedenlerle bunlar plastikten yapılıyor, yoksa en sağlıklısı cam” dedi.

Plastik kaplardaki gıdanın uzun süre bekletilmemesi gerektiğini bildiren Topuz, “Damacanaların 60-70 kez kullanılma şansı varken biz 700 belki bin kez kullanıyoruz. Belediyelerin kullanımmiktarını kontrol etmesi lazım. Su ilk kez piyasaya verildiği zaman birçok kimyasal analizden geçiyor, bu veriler de üzerinde yazıyor. Ancak bu analiz, bir kez yapılıyor. Adambu suyu aynı markayla satıyor, en iyimarka olsa bile sık kontrolden geçmediği için içinde ne var bilmiyoruz” diye konuştu.

‘ÜÇ AYDA BİR MARKA DEĞİŞTİRİN’

Topuz, şu tavsiyede bulundu: “Tüketicilere tavsiyem, 3 ayda bir kullandıkları sumarkasını değiştirmeleri. Kronik zehirlenme olmasın hiç değilse. Çeşme suyu da kullanılabilir, ancak çeşme suyunda da aşırımiktarda klor var, aşırı miktardaki klor da kanserojen. Ayrıca yollardaki borulardan sızma şekilde toksit maddeler alınabilir. Eve su filtreleri de konulabilir. Ancak su filtreleri de magnezyumu tutuyor. Oysamagnezyum vücuda faydalı.”

‘ÖNEMLİ OLAN GÜVENLİ KULLANIM’

Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Aziz Ekşi de, “Tüm gıda ambalajları gibi, içme suyu ambalajları da Tarım Bakanlığı’ndan izin almak zorunda. İznin aradığı koşullardan birisi de gıdanın muhafaza koşullarında ambalajdan gıdaya geçen maddelerin miktarının belirlenmesi. Buna ‘migrasyon testi’ diyoruz. AB’de de geçerli olan bu testin desimetrekarede 10 miligram’ı geçmemesi gerekiyor” dedi. Buna karşın testlerin normal depolama koşullarında yapıldığını soğuk ve sıcak koşullarınmigrasyonu artırdığını belirten belirten Prof. Ekşi, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘BİRLİKTE YAŞAMAK ZORUNDAYIZ’

“Savunmamız gereken, güvenli kullanım. Örneğin pet şişe, arabada uzun süre bekletilmemeli, buzluğa konulmamalı. Donma sırasında da göçme nedeniyle plastik doku zedelenir, her zedelenme plastikten gıdaya geçişi artırır. Pet şişelerle yaşamak zorundayız, ancak bunun güvenli kullanımkoşullarını belirlemeli ve bunun kontrol edilmesini sağlamalıyız. Tüm dünyada tüketimi en çok artan gıda, ambalajlı su. Bunu camla karşılayamazsınız. Ambalajın güvenliğini sağlamak önemli.”

‘KALINTILARI GİDERMEK GÜÇ’

Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü eski öğretim üyesi Prof. Dr. Muammer Kayahan da, “1990 yılı öncesi, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliği hazırlanırken gıdayla ve suyla temasta olacak plastik kökenli ambalaj materyallerinin taşıması gereken nitelikler hakkında detaylı bir çalışma yapıldı. Özel bir yönetmelik hazırlandı. PVC (Polivinil klorür), en tehlikelimadde olarak bilinir. Bunun taşıdığı gıdaya veya sıvıya geçme oranı yüksek olduğu için limitler konuldu. Pet şişenin hammaddesinin suyla tepki vermeyen bileşikleri içermesi gerekir. Temelmaddenin dışında kullanılan katkılar itibarıyla özellikleri önemli. Polietilenler, PVC’ler kadar tehlikeli değil. Büyük moleküllümaddeler küçükmoleküllüleri fazlaca içeriyor ve bunu suya veriyorsa tehlikeli tabii. Damacanalarda deterjan kalıntısını gidermek son derece güç bir hadisedir. Daracık bir ağızdan iyi bir yıkama şekli gerçekleştirilebilirmi, ondan kuşkuluyum” dedi.

‘GIDA MÜHENDİSLERİ KONUŞMALI’

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Mehmet Uysal ise pet şişelerin kanserojen olmadığını öne sürdü. Uysal, “Hacettepe Üniversitesi’nden Yaşar Kemal Erdem’in araştırmasına göre, ‘BPA’ adında kanserojen birmadde vardır ki bu havada dahi vardır. Bumaddenin insan vücuduna kanser yapanmadde olarak bulaşabilmesi için bir insanın günde 60 damacana su içmesi gereklidir. Çocuklarda bu etkiyi yapabilmesi için 6 damacana su içilmesi lazımdır. Polikarbonat biberonlara savaş açıldı. Bunlar Avrupa’da dahi yasaklanmadı. Pet şişeler, polyester esaslı oldukları için polikarbonatlara göre çok daha sağlıklı. Bu konuda tıp doktorlarına değil gıdamühendislerine başvurulmalı. Bugün camın avantajları olduğu gibi pek çok dezavantajları da var” diye konuştu.

‘ARITMA CİHAZLARINA TALEP ARTTI’

İçme Suyu makineleri üreticisi Ekrem Sözer ise, “Pet şişe ya da plastik damacanaların yeterince sağlıklı olmadığını aslında tüm dünya biliyor. Tek kullanımlık olursa daha az sakıncalı olur. Bir ambalaj, 20-30 ya da 50 kez kullanılabilir, ancak yüzlerce kez doldur boşalt yapıldığı bir gerçek. Bu sıkıntılar nedeniyle son dönemde bize yönelen talep arttı. İnsanlar içme suyunu arıtma kararı veriyor. Üstelik bu su, insan sağlığı açısından yeterliminareller içeriyor. Artık öyle bir noktaya gelindi ki, birçok uzman ‘Arıtma cihazı alamıyorsanız çeşme suyu için, daha iyi’ diyor” açıklamasını yaptı.

İşte dehşete düşüren kitap!

11 Ocak 2011 Yazan mclever

Okul öncesi çocuklar için hazırlanan masal kitapları velileri dehşete düşürdü! Okul öncesi çocuklara yönelik hazırlanmış ‘7 Güne 7 Masal’ adlı kitapta yer alan intihar mesajları ebeveynleri harekete geçirdi.

PAYLAŞ’mak güzeldir!


Yoksul ve Cimri adamın macerasının anlatıldığı masalda intihar mesajının açıkca verilmesine tepki gösteren Çocuk ve Ergen Psikologu Sevil Yavuz Gümüş, “Kitapta yer alan mesajlar çocuklarda intihar girişimlerinin alt yapısını hazırlayabilir” dedi.

Kirpi Yayıncılık tarafından okul öncesi çocuklar için piyasaya sürülen ‘7 Güne 7 Masal’ adlı masal kitabı velilerden tepki gördü. Ebeveynler Tüketici Platformu Sikayetvar.com’a yaptıkları açıklamalarla “Şiddet dolu dünyada yaşıyoruz, masallarda da şiddet anlatılıyor çocuklar tehlikede” diyerek tepkilerini dile getirirken şikayetler üzerine Prenting Skills & Counseling Center Çocuk ve Ergen Psikolojisi Uzmanı Sevil Yavuz Gümüş de kitabın okul öncesi çocuklar için tehlikeli olduğunu kaydetti.

Masalda İntihar Öne Çıkarılıyor
Masalda cimri adam ile yoksul adam arsındaki yaşananlar şöyle gelişmektedir: “Yoksul adam maddi yönden iyice kötüye gittiğini düşünerek intihar etmeye karar verir. İntihar etmek için hazırladığı ip ile bir eve girer ve intihar edecekken evin tavanı çöker ve altınlar yere dökülür. Yoksul adam intihar etmekten vazgeçer ve altınları alarak gider. Evin sahibi cimri adam ise altınlarının gittiğini görünce yoksul adamın bıraktığı ip ile intihar eder.”

Okul Öncesi Çocuklar İçin Tehlike
Masalda hem intiharın anlatılması hem de fotoğraf ile intihar ipinin gösterilmesi okul öncesi çocuk sahibi olanları harekete geçirdi. Pedagog Gümüş, masallarda verilen mesajların çocuğu iyi şeylere yönlendirmesine yönelik olması gerektiğine vurgu yaparak “Okul öncesi çocuklarda gelişime açık oldukları dönem soyut ile somut düşünceyi ayıramıyorlar. Çevresinde olup bitenler, çizgi filmler anlatılanları gerçekmiş olarak algılıyor. Annesi babası okuyorsa yaramaz bir çocuğun hikayesi gibi anlayacak. Çocuklara yönelik kitapta çocuklar kullanılarak hikayeler anlatılmalı fakat bu masalda çocuklar yerine büyük kişiler yer almış. Cimrilik mesajı hikaye kahramanları çocuk olarak alınarak anlatılabilir. Masalda yer alan mesaj çocukların yaşına hitap etmemektedir” dedi.

Masalın sonunda yer alan “Cimri kimseler ellerini yemeye kıyamazlar, ölümünden sonra mallarını başkası yer” cümlesini de eleştiren Pedagog Gümüş şöyle devam etti:

“Verilen ders nedir? Her hikayenin dersi vardır. Burada çocuklara anı yaşayın mesajı verilmektedir. Çocuk anı yaşamak nedir bilmez. Onun yerine oyun oynamalısınız mesajı verilebilirdi. Çocukların o yaşta dünyası oyundur. Masal kitabının ismi ‘Yetişkinlere masallar’ verilse daha iyi olurdu. Çünkü masalda verilmek istenen mesaj çocuğa hitap etmiyor. Çocukların aklını karıştırır. “

“Ölüm Kavramını Bilmeyen Çocuklar Var”
Okul öncesi çocukların ‘ölüm’ kavramını tam olarak kavrayamayacağını ve ailesinin de anlatmada eksik kalabileceğine vurgu yapan Gümüş, ailelere sorumluluk düştüğüne vurgu yaparak “O yaştaki çocuklar ölümü ne olduğunu biliyor mu acaba? Çocuk ölüm nedir sorduğunda anne nasıl açıklayacak. Ölüm kavramını ilk defa hikayede duyması da sakıncalı. Biz ilk ölüm kavramını bitkilerle anlatıyoruz. Çiçek büyür ölür şeklinde somut olarak anlatıyoruz. Burada soyut bir anlatım var. Çocukta depresyona sebep olarak intihar girişimlerinin alt yapısını hazırlar. Çizgi filmlerdeki uçan kahramanlar gibi atlayan çocukların olduğunu da duyduk. Çocuk bu masalı okuduktan sonra intiharın ne demek olduğunu merak edip deneyebilir. Bu tür kitaplar Çocukları depresyona sürüklüyor. Aileler çocuklarına aldıkları kitabı ya da çizgi filmi denetlemelidir. Çocuklarda bu mesajlar psikolojik gelişimlerine olumsuz etkiliyor. Kronik depresifler olabilir” şeklinde konuştu.

Anne ve Babalar Korkuyor
Şiddet dolu birçok mesajın çocuklarını etkilediğini ifade eden ebeveynler ise masallarda da şiddete yönelik mesajların verilmesine tepkilerini ve korkularını şu mesajla dile getirdiler: “Söz konusu yayın, henüz okul öncesi dönemde dünyayı somut algılayan küçük çocukların hayal dünyasının çok çok ötesinde olmakla birlikte verdiği mesajlar kültürel değerler, kişilik gelişimi ve sosyal değerler açısından da kabul edilebilir normların tamamen dışındadır.Hikayelerin çoğu ölümle sonuçlanmakta ve bu açıkça ifade edilmekte; bir cezalandırma ve adalet unsuru olarak kullanılmaktadır.

Şiddet dolu bir dünyada yaşıyoruz; günlük yaşantımızda şiddetin bin bir türlüsüne tanık oluyoruz biz ve çocuklarımız. Hikaye kitapları aracılığıyla bir cezalandırma unsuru olarak ölümü çocukların önüne koymak, onlara karşı acımasız bir duygusal şiddet örneğidir. Sadece okul öncesi eğitim dönemi değil ilköğretim çağındaki çocukların bu hikayelerden alacağı mesaj denemeyi düşünmese bile çocukların aklının bir köşesine yazılacağı için tehlike oluşturuyor. Kitap ve hikayeler çok önemli eğitim araçlarıdır. Çocukların hem hayal dünyalarına hitap eder, hem de eğlenirken öğrenmelerini sağlar. Bu tür yayınlarda seçilen konu, üslup, sayfa düzeni hatta resimleme son derece önemlidir. Henüz bir kaç sene önce kendini çizgi film kahramanı zannederek balkondan atlayan çocuk örneğini, merak ettiği için kendini asmaya çalışan çocukları hatırlayalım.”

Organik çileğe yurt dışından yoğun ilgi

06 Ocak 2011 Yazan mclever

Konya’nın Hüyük ilçesinde ve köylerinde yetiştirilen organik çileğin, Almanya, Rusya ve bir çok Avrupa ülkesinden yoğun talep gördüğü bildirildi.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, organik tarım üretimiyle Konya’da oluşan potansiyelin değerlendirilerek, üretici, teknik ve pazarlamadan oluşan üç ayağın tamamlandığını belirtti.

2007 yılında çalışmalarına başlanılan organik tarımın 2009 yılından itibaren uygulanmaya başlandığını ve iyi sonuçlar alındığını ifade eden Ataiyibiner, sözleşmeli üretimin arttığını vurguladı.

Hüyük ve çevresinde organik tarım ürünleri içerisinde en fazla çileğin dikiminin yapıldığını anlatan Ataiyibiner, ilçedeki organik çilek işleme ve paketleme tesisinin ürünleri işleyerek piyasaya sunduğunu söyledi.

Ataiyibiner, tesislerde işlenen organik çilekler için pazarlama ağı oluşturduklarını dile getirerek, sofralık başta olmak üzere çilek pestili, dondurulmuş ve kurutulmuş çilek gibi 20 çeşit ürünün iç ve dış piyasaya pazarlandığını ifade etti.

Çilek işleme ve paketleme tesisinin çiftçi açısından çok avantajlı olduğunu anlatan Ataiyibiner, şunları kaydetti:

”Çünkü çileğin çiftçi tarafından İstanbul’a veya Türkiye’nin diğer pazar alanlarına sunulması zor. Çiftçi, toplamanın yanı sıra ürününü satmak için kargo gibi maliyetleri de gözden çıkarmalı. Ancak kurulan tesisle bu durum ortadan kalkıyor. Çiftçilerden ürünü alan tesis, hem ürünün bekleme aşamasındaki kalite kaybını önlüyor hem de çiftçiyi ek masraftan kurtarıyor. Önceden serbest piyasada elindeki ürünü kilosu 50 ya da 75 kuruştan satan çiftçi, bu yıl pazarlama ayağını oluşturan firma sayesinde çileğin kilosunu ortalama 1 lira 25 kuruştan sattı.”

-ORTADOĞU, AVRUPA ÜLKELERİ VE RUSYA’YA ÇİLEK İHRACATI-

Hüyük’te faaliyet gösteren Kuzey Ege Limited Şirketi sahibi Osman Kaya ise çilek işleme tesisinde organik çilek başta olmak üzere kiraz, elma, vişne gibi ürünleri işlediklerini dile getirerek, ”Çileğin birinci kalitesinin ihracatını, ikinci kalitesinin marketlerde satışını, üçüncü kalitesinin ise reçelini, pestilini ve kurutmasını yaparak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.

Bu yıl özel bir şirket aracılığıyla Almanya ve Rusya’ya yaklaşık 100′er tonluk organik çilek ihracatı yaptıklarını açıklayan Kaya, çok sayıda Avrupa ülkesinin sırada beklediğini bildirdi.

Ortadoğu’dan, Avrupa ülkelerinden ve Rusya’dan yoğun talep aldıklarını söyleyen Kaya, ”Bu yıl, 1000 tonu organik 2 bin tonu iyi tarım olmak üzere toplam 3 bin ton çilek ihracatı yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Hüyük ve çevresinde 14 köyde bulunan çiftçilerle sözleşme yaptıklarını anımsatan Kaya, Konya’da organik çilek yetiştirme potansiyelinin yüksek olduğunu belirterek, ilerleyen yıllarda daha fazla çiftçinin katılımıyla ürün çeşidini artıracaklarını ve pazar ağını genişleteceklerini sözlerine ekledi.

Google’dan bir yenilik daha

21 Aralık 2010 Yazan mclever

Art Arda Çıkardığı Hizmetlerle Adını Gündemden Düşürmeyen Google, 2010′u Etkileyici Bir Uygulamayla Noktalıyor.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Google Earth programıyla uydu görüntüleri ve zengin coğrafi içerik sunarak milyonlarca kişinin merakını toplamayı başaran bilişim devi Google, bu kez farklı birteknolojiile karşımızda.

Daha gelişmiş üç boyutlu teknolojisi ile hizmet sunmaya başlayan Google, kullanıcılarını dijital anatomi atlasıyla insan vücudunu üç boyutlu keşfe davet ediyor. Google’ın son teknolojisi sayesinde iç organlardan kemik ve kas yapısına, sinir sistemi ve kılcal damarlara her bir ayrıntıyı farklı yönlerden gözleyerek ve dilediğinizce yakınlaşıp uzaklaşarak inceleyebiliyorsunuz.

Google’ın kendi sayfasında yer alan uygulama bir görev çubuğu ve sayfanın merkezinde yer alan bir sanal modelden oluşuyor. Düğmelerin sağdan sola ya da soldan sağa çekiştirilmesi, modelin anatomik ayrıntılarına daha yakından göz atılmasını, vücudu ya da belli bir organı istediğimiz yöne doğru çevirebilmemizi sağlıyor. Bu arada birbirinden ilginç anasayfa tasarımlarıyla hizmet sunan google, kullanıcılara bu tasarımların nasıl bir ortamda ve kimler tarafından hazırlandığını anlattı. Yüzden fazla tasarımlarıyle ve her ülkeye ait kutlamalarla hizmet sunanGoogleyöneticileri, kullanıcılarından da tasarım beklediklerini ve herkesin kendine ait sayfa tasarım hizmeti sunduğunu da bildirdi.

Aile Hekiminiz Belli Oldu , TIKLA – ÖĞREN

28 Ekim 2010 Yazan kagan

İstanbul’da 1 Kasım’da Aile Hekimliği uygulamasına geçiliyor. Aile Hekimleri belirlendi. Haberin içindeki linke tıklayıp, Aile Hekiminizi öğrenebilirsiniz. Uygulamadan yararlanmak için kayıt yaptırmanız da gerekiyor.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

İstanbul’da 1 Kasım’da başlayacak olan Aile Hekimliği uygulamasında, Aile Hekimleri belirlendi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün ya da Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinde Aile Hekimizinizi öğrenebilirsiniz. Eğer aile hekiminiz belirtilmemişse, listedeki hekimlerden birini seçerek kayıt kayıt olabilirsiniz. İstanbul’da yaşayanlar Aile Hekimleri’ni BURADAN ÖĞRENEBİLİR

İstanbul’da 1 Kasım ayında başlayacak Aile Hekimliği uygulamasında toplam 3 bin 645 aile hekimi hizmet verecek. Bir hekime ortalama 3 bin 500 kişi düşecek.

Ücretsiz olarak hizmet verecek Aile Hekimleri, hizmet verdikleri kişi başına devletten ücret alacak.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI HAFTA SONU MESAİ YAPACAK

İstanbul’da 1 Kasım pazartesi günü başlayacak Aile Hekimliği uygulaması için, Toplum Sağlığı Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezleri’nde görevli personel 30-31 Ekim tarihinde görevleri başında olacak.

İstanbul’da yaşayanların Aile Hekimlerini öğrenebilecekleri adres: http://bbskbs.istanbulsaglik.gov.tr/ahkim/

Sağlık Bakanlığı’nın linki:(Tüm şehirler aile hekimi sorgusu)

 http://sbu.saglik.gov.tr/sbahbs/

ALİ HEKİMLİĞİ HAKKINDA BURADAN BİLGİ ALABİLİRSİNİZ

(Haber 7)

Şeker hastalığına karşı en iyi çözüm

28 Ağustos 2010 Yazan admin

Bilim adamları üzümün şeker hastalığı tedavisinde kilit rol oynadığını belirlediler.

Üzüm ve diğer narenciyelerin buruk tadından elde edilen antioksidanın (naringenin) insülin hassasiyetini artırırken karaciğerin yağları parçalamasına neden olduğu ve böylece şeker hastalığı ile metabolik sendrom gibi hastalıkların tedavisinde önemli rol oynayabileceği tespit edildi.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Kudüs Hebrew Üniversitesi ile Massachusetts Genel Hastanesi’nde görevli bilim adamları, naringenin isimli bu antioksidanın nükleer reseptörler olarak bilinen ve karaciğerin yağ asitlerini parçalamasını sağlayan küçük protein ailesini harekete geçirdiğini açıkladılar.

PLoS ONE isimli online derginin bu haftaki sayısında yayınlanan çalışmaya göre, bu çalışmanın sonuçları insanlar üzerinde geliştirilirse, tip 2 şeker hastalığı ile metabolik sendrom hastalığının tedavisinde çok önemli bir unsur olabilecek.

Bitkisel çayların zararlı etkileri de varmış…

02 Ağustos 2010 Yazan admin

Hep bitkisel çayların yararlarından söz ediliyor. Oysa her derde deva olarak lanse edilen bitkisel çayların zararları da var. Bitkisel çaylar, doğru oranda tüketilmediği zaman bakın hangi hastalıklara yol açıyorlar?

Toplumda bitkisel ürünlerin zararsız olduğuna dair yanlış bir inanış var. Oysa durum farklı. Her derde deva olarak lanse edilen bitkisel çaylar doğru oranda tüketilmediği zaman pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor.

PAYLAŞ’mak güzeldir!

Şişmanlığın ve kilo fazlalığının tedavisinde, kilo vermeye yardımcı olmak üzere bitkisel çaylar kullanımı yaygınlaşmıştır. Toplumda bitkisel ürünlerin zararsız olduklarına yönelik var olan genel yanlış inanış, yine bu ürünlerin zararsız olduğuna dair reklamlar, kolayca temin edilebilir olmaları geniş kitleler tarafından yaygın olarak kullanılmasına yol açmaktadır.

Yapılan araştırmalarda bitkisel form çayların bileşenine esas olarak laksatif ve diüretik etkileri olan maddeler girdiği kanıtlanmıştır. Bu maddelerin vücut için toksik (zararlı) etkileri olduğu saptanmıştır.

İsmini sık duyduğunuz veya aktarlara gittiğinizde kolayca bulabileceğiniz bazı form çayların içeriğine giren bitkilerin kullanım amaçlarını şöyle gruplayacak olursak;

Laksatif etkileri bulunanlar: Simameki, barut ağacı kabuğu, mürver, bamya çiçeği, aloe vera.

Diüretikler: Funda, altın otu, papatya, ıhlamur, biberiye, ısırgan, civan perçemi, kiraz sapı, mısır püskülü, rezene, ardıç, mürver, yeşil çay, alıç çiçeği, meyan kökü, hibiskus, at kuyruğu, avokado yaprağı, hindiba, ayrık kökü, şahtere, çıban otu, huş ağacı yaprağı, kara hindiba, aynısafa çiçeği.

Terlemeyi arttıranlar: Ihlamur, melisa, ardıç, mürver, yeşil çay, defne yaprağı, aynısafa çiçeği.

Safra arttırıcılar: Papatya, biberiye, hibiskus, karahindiba.

Sindirim sistemi uyaranları: Biberiye, küçük kantaron.

Gaz gidericiler: Papatya, adaçayı, anason, civan perçemi, melisa, rezene, hindiba, Frenk kimyonu, nane.

Aşağıda çok kullanılan form çaylarının içerisinde bulunan bazı bitkilerin vücut için olumsuz etkilerine bakacak olursak;

• Sinameki, barut ağacı kabuğu, aloe vera: Elektrolit bozukluklarına bağlı belirti ve bulgular, karaciğer sorunları, böbreklere olmsuz etki, kanamalı kolit, bağırsak mukozasında pigment birikimine neden olabilen durumlar, el ve ayak parmaklarındaki kemiklerde şekilerde bozulma görülebilir.

Isırgan: Deri yüzeyinde yoğun iltihaplanmalara neden olabilir.
Star

Bunları yapın göbeğinizden kurtulun

18 Temmuz 2010 Yazan mclever

Göbekte toplanan yağları eritmek hem kadınların hem de erkeklerin en büyük sorunu. Beslenme uzmanları, bu bölgede toplanan yağları eritmek için özel bir beslenme şeklinin geliştirilmesi gerektiğini ve egzersiz yapılmasını öneriyor.

İşte göbeğinizdeki yağlardan kurtulmak için birkaç egzersiz örneği ve beslenme şekilleri…

Birçoğumuzun korkulu rüyası olan fazla kilolar, kiminin basen, kiminin bel çevresinde toplanırken kiminin de göbek bölgesinde yoğunlaşıyor. Bu bölgelerde toplanan yağları eritmek ise hiç kolay olmuyor. Aylarca süren diyetler, her gün yapılan sporlar kilo vermeyi kolaylaştırıyor; ancak basen, bel, göbek çevresindeki yağların erimesinde etkili olmuyor. Hem erkeklerin hem de kadınların problemi olan göbek çevresi ise uzmanlara göre kilo artışının en çok, kilo kaybının en az gözlendiği bölge. Bu yüzden fizyoterapistler ve beslenme uzmanları göbek bölgesinde incelmenin özel diyet ve egzersizlerle sağlanabileceğini söylüyor ve bazı önerilerde bulunuyor. Beslenme Uzmanı Ender Saraç’a göre, her gün, sabah akşam ellişer defa mekik çekmek göbekteki yağlardan kurtulmak için yapılması gereken ilk adım.

Karbonhidratlardan uzak durun

Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet bölümünden Dr. Yeşim Çelik ise, “Karbonhidratlı besinleri diyet esnasında fazla tüketmemek gerekli.” şeklinde bir öneride bulunuyor. Dr. Çelik, dengesiz beslenmenin ve kronik stresin bölgesel yağlanmalarda etkili olduğunu söylüyor. Bu yüzden bölgesel yağın sebeplerinin, tahlillerle kontrol ettirilip ona göre bir beslenme düzenine girilmesi gerektiğini belirtiyor. Simit, börek, meşrubat, cips, gofret, tatlı, hazır et suları ve salata soslarının göbek bölgesinde yağlanması olanlar için tehlikeli olduğuna değinen Çelik, “Karbonhidrat ağırlıklı bu gıdaların fazla tüketilmesi sonucunda yağlar belirli bölgelerde toplanır. Bu yüzden yağları karın çevresinde toplananlar bu gıdalardan uzak durmalı.” diyor. Uzun açlıkların karın bölgesinde yağlanmayı tetiklediğini söyleyen Çelik’e göre hiç ekmek yememek, aç kalmak, ara öğünler yapmamak ve ana öğünleri atlamak gibi hatalardan ise mutlaka uzak durulmalı.

Yeşil çay ve egzersiz olmadan olmaz

Kan şekerini ayarlayan, stresi azaltıp uyku düzenini sağlayan yeşil çay, Yeşim Çelik’e göre karın bölgesindeki yağlanmayı da önlüyor. Çelik, gün içinde sürekli yeşil çay içmenin bir süre sonra total karın yağlarını, deri altı karın yağlarını ve trigliseridleri düşürdüğünü söylüyor. Sema Hastanesi’nden fizyoterapist Hatice Çetinkaya da egzersiz olmadan göbekte incelme sağlamanın imkânsız olduğuna değiniyor ve bazı bölgesel egzersiz önerilerinde bulunuyor.

Bu egzersizleri denemeden göbeğinizden kurtulmanız zor

Sema Hastanesi fizyoterapisti Hatice Çetinkaya: “Göbek oluşumunun iki sebebi var. Biri hareketsiz yaşam şeklinin eşlik ettiği aşırı beslenmeye, diğeri yine hareketsiz yaşamın yanında yaş ilerlemesine bağlı. Bu yüzden, karın bölgesindeki yağlardan kurtulmanın en önemli yolu, özel diyetlerin yanında, sık sık egzersiz yapmak. Egzersizler yemekten en az 2 saat sonra, bol su tüketilerek yapılmalı. Ayrıca her hareket 30 defa tekrar edilmeli.

Egzersizlere örnekler

Sırtüstü uzanın, dizler bükülü, ayak tabanları yerde (çengel pozisyonu), bel çukuruna bir havluyu rulo yaparak yerleştirin. Karın ve bel kaslarınızı kasarak havluyu yatağa doğru bastırın, 5-8 saniye sayın ve bırakın.

Çengel pozisyonunda bir bacağınızı dizden tutarak kavrayın, karnınıza doğru sıkıca bastırın, 5-8 saniye sayın, diğer bacağınızla da tekrarlayın.

Sırtüstü, çengel pozisyonunda iki dizinizi sıkıca tutun, karnınıza doğru bastırın, 5-8 saniye sayın ve bırakın.

Çengel pozisyonunda iki diz birden önce bir yana, sonra diğer tarafa olmak üzere sağa ve sola devrilir, her iki yanda da 5-8 saniye sayılır.

Sırtüstü çengel pozisyonunda iki elle dizlere dokunulmaya çalışılır, 5-8 saniye sayılır.

Sırtüstü, çengel pozisyonunda bir el ile zıt taraf dize ulaşılmaya çalışılır, 5-8 saniye sayılır.

Sırtüstü yatarken, her iki bacakla havada pedal çevirme hareketi yapılır.

Sırtüstü yatılır, her iki bacak havaya kaldırılır, yanlara açılarak V şekline getirilir, 5-8 saniye sayılır, kapatılarak başlangıç pozisyonuna dönülür.

Sırtüstü yatılır, her iki bacak yerden 20-25 cm kaldırılır. 5-8 saniye sayılır, bacaklar indirilir.

Ayakta, hazırol vaziyetinde durulurken bir elle diz hizasına gelene kadar yana eğilin, 5-8 sn. sayılır, aynı hareket diğer taraf için de tekrarlanır.

Her gün mutlaka 50 kez mekik çekilmeli

Ender Saraç’ın da karın bölgesindeki yağları eritmek için bazı tavsiyeleri var. İlk olarak her gün sabah-akşam 50 kez mekik, 50 kez yanlara mekik çekilmesini, 50 kez de ense köküne yerleştirdiğimiz bir sopa yardımı ile süratli bir şekilde sağa-sola dönülmesini öneriyor. Daha sonra avokado yaprağı, yeşil çay, kiraz sapı ve mısır püskülünden oluşan bir karışım tarifi veriyor. Bu çayın yemeklerden biraz sonra içilmesinin incelmeye yardımcı olacağını söylüyor. Bir de ayın tek günlerinde yapılması gereken bir diyet listesi çıkarıyor.

ZAMAN

Süt ürünleri, kanser riskini azaltıyor

16 Temmuz 2010 Yazan mclever

Özel Mediva Hastanesi Diyetisyeni Merve Arlı, dengeli beslenmede süt ve süt ürünlerin tüketiminin önemli rol oynadığını söyledi. Arlı, “Bu ürünler aynı zamanda kanser riskini de azaltmaktadır.” dedi.

Merve Arlı, özellikle çocukluk, gebelik ve yaşlılık dönemlerinde süt ve süt ürünü tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.

İnsan sağlığının yaşam boyu korunması için yeterli ve dengeli beslenmede, bu ürünlerin mutlaka tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Arlı, açıkta satılan sütlere karşıda uyarılarda bulundu.

Açık sütlerde ki vitamin değerlerinin çok düşük olduğuna dikkat çeken Özel Mediva Hastanesi Diyetisyeni Merve Arlı, sağlık açısından kapalı ve uzun ömürlü sütlerin kullanılması gerektiğini kaydetti.

Süt ve süt ürünlerinin insan sağlığına ciddi faydalarının olduğuna dikkati çeken Özel Mediva Hastanesi Diyetisyeni Merve Arlı, sütte bulunan konjuge linoleik asitin, vücutta ki yağ miktarını azalttığı, diyabette ki artmış insülin direncini azalttığı, göğüs, mide, kolon, deri ve prostat kanserlerine karşı koruyucu etki gösterdiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, kan yağlarını azaltıcı etki gösterdiği, damar sertliğine karşı koruyucu olduğu, metabolizma hızını artırdığı, kemik oluşumunu ve kas kitlesini artırdığını hatırlattı.

Arlı, “Maksimum kemik yoğunluğu 25–35 yaşları arasında oluşurken, ilerleyen yaşlarda kalsiyum alımı artsa da kemik yoğunluğu artmamaktadır. Besin öğesi içeriği açısından dengeli olan süt ve süt ürünleri hem çocukluk hem de yetişkinlik döneminde elzemdir.” dedi.

Çocukların süt içmeye teşvik edilmesi için gerekirse aromalı sütlerin alınabileceğini aktaran Arlı, “Aromalı sütlerin içerikleri normal sütlerle aynı olmasına karşın enerjisi normal sütlere göre fazladır. Alınan fazla enerjiyi harcamak için çocuklar daha fazla aktivite yapmaya yönlendirilmeli, televizyon başında geçirdikleri zamanın günde 2 saati aşmaması sağlanmalıdır.” dedi.

CİHAN

İstanbul ve yakın İller için TESİSAT VE TAMİRAT İŞLERİ için TIKLYANIZ.