Dünya’ Kategorisi için Arşiv

Dünyanın en iyi 2000 üniversitesi

04 Aralık 2010 Yazan mclever

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Enformatik Enstitüsü bünyesinde 2009 yılında kurulan URAP Araştırma Laboratuvarı tarafından açıklanan ”Dünyanın En İyi 2000 Üniversitesi” listesinde, Türkiye’den 62 üniversite bulunuyor.

PAYLAŞ’mak güzeldir!
Harvard Üniversitesinin 1. sırada bulunduğu listede, Hacettepe Üniversitesi 399, İstanbul Üniversitesi 415, Ankara Üniversitesi ise 488. sırada yer alıyor.

ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ”Uluslararası Akademik Performansa Göre Sıralama Sempozyumu”na dünya üniversitelerinin sıralamasını yapan ARWU-Jiao Tong (Çin), Webometrics (İspanya), TIMES (İngiltere) ve Leiden’in (Hollanda) yöneticileri katıldı. Dünyadaki üniversitelerin sıralamalarının amaca daha uygun hale getirilebilmesi ve puanlandırma sistemlerinin bilimselliğinin artırılabilmesi, akademik performansın değerlendirilmesine yönelik uygun ölçütlerin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen sempozyumda, ”Dünyanın En İyi 2000 Üniversitesi” sıralaması da açıklandı.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde akademik performansa dayalı sıralama sistemleri üzerinde bilimsel çalışmalar yapmak üzere kurulan URAP Laboratuvarı’nda geliştirilen ”Dünyanın En İyi 2000 Üniversitesi” listesinde Türkiye’den 62 üniversite bulunuyor. listeye göre, dünyanın en iyi 10 üniversitesi sırası ile şöyle:

”Harvard Üniversitesi, Johns Hopkins Üniversitesi, Toronto Üniversitesi, Stanford Üniversitesi, Washington Seattle Üniversitesi, California Berkeley Üniversitesi, California Los Angeles Üniversitesi, Oxford Üniversitesi, Michigan Ann Arbor Üniversitesi ve Tokyo Üniversitesi.”

”Dünyanın En İyi 2000 Üniversitesi” listesinde yer alan Türkiye’deki üniversiteler ile sıralamaları şöyle:

-Hacettepe Üniversitesi (399)

-İstanbul Üniversitesi (415)

-Ankara Üniversitesi (488)

-Ege Üniversitesi (512)

-ODTÜ (516)

-Gazi Üniversitesi (536)

-İstanbul Teknik Üniversitesi (629)

-Dokuz Eylül Üniversitesi (713)

-İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi (780)

-Marmara Üniversitesi (790)
-Boğaziçi Üniversitesi (826)

-Erciyes Üniversitesi (868)

-Çukurova Üniversitesi (873)

-Akdeniz Üniversitesi (909)

-Uludağ Üniversitesi (916)

-Atatürk Üniversitesi (933)

-Ondokuz Mayıs Üniversitesi (963)

-Fırat Üniversitesi (966)

-Süleyman Demirel Üniversitesi (991)

-Karadeniz Teknik Üniversitesi (1009)

-Başkent Üniversitesi (1046)

-Gülhane Askeri Tıp Akademisi (1070)

-Anadolu Üniversitesi (1127)

-İnönü Üniversitesi (1131)

-Yıldız Teknik Üniversitesi (1141)

-Pamukkale Üniversitesi (1158)

-Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (1180)

-Koç Üniversitesi (1181)

-Mersin Üniversitesi (1195)

-Dicle Üniversitesi (1223)

-Gaziantep Üniversitesi (1251)

-Kırıkkale Üniversitesi (1277)

-Gebze Teknoloji Enstitüsü (1280)

-Sabanci Üniversitesi (1283)

-Trakya Üniversitesi (1288)

-Yeditepe Üniversitesi (1299)

-Celal Bayar Üniversitesi (1310)

-Harran Üniversitesi (1321)

-Cumhuriyet Üniversitesi (1340)

-Yüzüncü Yıl Üniversitesi (1359)

-Afyon Kocatepe Üniversitesi (1360)

-Gaziosmanpasa Üniversitesi (1363)

-Canakkale 18 Mart Üniversitesi (1367)

-Mustafa Kemal Üniversitesi (1401)

-Sakarya Üniversitesi (1402)

-Adnan Menderes Üniversitesi (1430)

-Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (1450)

-İzmir Teknoloji Enstitüsü (1510)

-Fatih Üniversitesi (1537)

-Abant İzzet Baysal Üniversitesi (1548)

-Niğde Üniversitesi (1593)

-Muğla Üniversitesi (1623)

-Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (1659)

-Balıkesir Üniversitesi (1669)

-Dumlupınar Üniversitesi (1690)

-Kafkas Üniversitesi (1710)

-TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (1773)

-Çankaya Üniversitesi (1778)

-Atilim Üniversitesi (1830)

-Düzce Üniversitesi (1897)

-Doğuş Üniversitesi (1993)

Sıralama sisteminin oluşturulması için 2 bin 500 yükseköğrenim kurumu hakkında performans verileri toplandığı, her kuruma açıklanan kriterlere göre gösterdiği performans doğrultusunda puan verildiği belirtildi. Çin Bilimler Akademisi ve Rusya Bilimler Akademisi gibi devlet araştırma kurumlarının, çalışmanın kapsamı dışında tutulduğu ve değerlendirmeye alınan 2500 kurum arasından 2000′inin puanlandırılarak sıralamaya dahil edildiği ifade edildi. URAP sıralamasının, mevcut sıralama sistemleri içerisinde en geniş kapsamlı olan sıralamalardan bir tanesi olduğu kaydedildi.

E-ticaret yaygınlaşıyor

19 Temmuz 2010 Yazan mclever

Türk firmalarının yüzde 46′sının yeni iş alanlarını ve müşterilerini internet üzerinden oluşturduğu bildirildi.Global çalışma alanları çözümlerinde önde gelen firmalardan olan Regus’un araştırmasına göre;

Yeni iş alanlarını ve müşterileriniinternetüzerinden oluşturan firmalar, internetteki sosyal ağlar üzerinden yapılan ticaret için, pazarlama bütçelerinden yüzde 25 yer ayırıyor.

Türkiye’de küçük ölçekli firmalar yeni müşterilerini, büyük ölçekli firmalara nazaran daha yüksek bir oranda (yüzde 52) internetteki sosyal ağlardan elde ederken, bütçelerinde de sosyal ağlara büyük ölçekli firmalardan daha fazla pay (yüzde 25) ayırıyor. Büyük ölçekli şirketler ise bu ağlara bütçelerinden yüzde 20 ayırıyor.

Küçük şirketler sosyal ağları daha çok kullanıp, yeni müşterilerini de bu ağlar vasıtasıyla sağlıyor. Ayrıca müşteri gruplarıyla temas kurarak onları organize ediyor. Büyük şirketler ise bu ağları daha çok bilgi toplama amaçlı kullanıyor.

Türkiye’de şirketlerin yüzde 65′i sosyal ağları, müşterilerle temas kurmak ve yönetmek için, yüzde 76′si ticari amaçlı; yüzde 58′i şirket profilindeki görsel işitsel animasyonlardan etkilendikleri için, yüzde 10′u faydalı bilgi elde etmek için kullanıyor.

Araştırmaya göre uluslararası firmalarda da durum Türkiye’dekinden çok farklı değil. Uluslararası firmaların yüzde 58′i bu ağları en popüler şekilde ticari amaçlı kullanırken, yüzde 51′i müşteri gruplarına ulaşmak, organize etmek ve yönetmek için, yüzde 54′ü de faydalı bilgi elde etmek için kullanıyor.

YATIRIM YAPMAYAN FİRMALAR BÜYÜK İŞ İMKANLARINI KAÇIRIYOR

Regus’un, Orta/Doğu Avrupa ve Balkanlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Garry Gürtler, sosyal ağların, ticarette ana bir araç haline geldiğini belirtti.

Gürtler, bu ağların müşteri ve tüketiciye ulaşmada hiçbir zaman belirgin bir rol oynayamayacağına inanan bir kesime rağmen, daha yüksek bir kesimin, var olan müşterilerini tutabilmek ve yeni müşterilere ulaşmak amacıyla pazarlama bütçelerinde bu ağlara önemli miktarlar ayırdıklarına dikkati çekti.

Türkiye’nin Avrupa’daki 7. büyük internet nüfusuna ve 2. en popüler on-line kısa mesaj aktivitesine sahip olması nedeniyle söz konusu alanda büyük bir oyuncu olmasının şaşırtıcı olmadığını ifade eden Gürtler, şunları kaydetti.

”Bu ağların en popüler kullanımı, müşteriler ile temasa geçmek olsa da firmalar, bu ağları yeni müşteriler kazanmak ve bu gruplarla interaktif temasa geçmek için de başarı ile kullanmaktadırlar. Bu durum özellikle yeni müşterilerin bu ağlar üzerinden bulunduğu Hollanda (yüzde 48), Hindistan (yüzde 52), Meksika (yüzde 50), İspanya (yüzde 50) gibi ülkelerde gözlemlenmektedir. Bu araştırma, sosyal ağlara yatırım yapmayan firmaların çok büyük iş olanaklarını kaçırdıklarını ortaya koması açısından da önemli bir çalışma olmuştur.”

ZAMAN

Ayasofya’nın 1500 yıllık bir sırrı daha

10 Haziran 2010 Yazan mclever

Dünya’dan ve Türkiye’den birçok bilim adamının araştırmalarına konu olan, her yıl milyonlarca turistin görmek için akın ettiği Ayasofya’nın bir sırrı daha gün ışığına kavuştu.

Ayasofya’nın bahçesinde yükselen “Dişbudak” ağaçlarının 1500 yıllık şaheserin ömrüne ömür kattığı ortaya çıktı. Dr. Mimar Hasan Fırat Diker, 500 yıllık el yazmalarında karşılaştığı bilgiden yola çıkarak, yaptığı araştırmada 1500 yıl önce inşa edilen Ayasofya’nın harcında dişbudak ağacı yaprakları kaynatılarak elde edilen sıvının kullanıldığını tespit etti.

Bilimsel laboratuarlarda yapılan karışımlar ve dayanıklılık testleri, dişbudak yaprağı suyuyla karılan harcın diğer karışımlardan 2.5 kat daha dayanıklı olduğunu gösterdi.

İki yıldır bu konu üzerine araştırmada bulunduğunu söyleyen Diker, çalışmasını şöyle anlattı: “Topkapı Sarayı arşiv uzmanlarından Sevgi Ağca’nın Türkçe’ye çevirdiği yazma eserlerin satır aralarında Ayasofya’nın inşası aşamasında ‘Lisan-ül Asafir’ ağacının yaprağının suda kaynatıldığı ve elde edilen sıvının kireçle karıştırılarak harç olarak kullanıldığı anlatılıyordu. Yine aynı yazmalarda bu karışımla hazırlanan harcın kuruduğunda taştan daha sert bir özelliğe sahip olduğu naklediliyor. Çalışmamıza bu bilgiler ışık tuttu.”

Dişbudak’ın yapraklarından harç yaptık

Dr. Diker Osmanlıca ve Batı dillerinde yazılmış kitap ve sözlüklerde “Lisan-ül Asafir” ifadesinin “Dişbudak” ağacı anlamına geldiğini belirledi. Diker, laboratuvar ortamında sürdürdüğü çalışmayı şöyle açıkladı: “İstanbul’da birçok yerde bulunabilen Dişbudak ağaçlarından yapraklar toplanıp kaynatıldı. Elde edilen sıvı harç karışımlarında su yerine kullanılarak dört ayrı örnek oluşturuldu. Ahşap kalıplar içinde 1 ay bekletilmesi sonucu betonlaşan bu harçlar basınç deneylerine tabi tutuldu. Dişbudak ağacının yapraklarından elde edilen sıvının karıştırıldığı harçların diğerlerinden 2.5 kat daha dayanıklı ve bağlayıcı özellikleri olduğu tespit edildi. Sadece kireç ve dişbudak yaprağının suyu kullanılarak, betondan daha sağlam ve hafif bir malzeme elde edildi.”

NİCE GİZEMİN KAPISINI AÇABİLİR

Diker, bu deneyin bir ön çalışma olduğunu belirterek, “Bu yeni bilgi bizlere Ayasofya’nın çözülmeyi bekleyen nice gizemlerinden birinin daha kapısını açabilir. Nitekim 16′ncı yüzyıldan kalma yazma eserler üzerinden hareketle yaptığım çalışma sonrasında çok olumlu sonuçlar elde etmiş olduk” dedi.

Habertürk

Dünya kupasında çıldırtacak

08 Haziran 2010 Yazan mclever

Dünya Kupası için geri sayım başladı. Cuma günü start alacak ve bir ay boyunca futbol severlerin vazgeçilmez tutkusu olacak şampiyonada herkesin ayrı bir favorisi var.


Güney Afrika’da kulakları rahatsız edici bir ses çıkartan ‘Vuvuzela‘ adlı boru damgasını vuracak…

Dünya Kupasına artık sayılı günler kaldı. Güney Afrika’da yapılacak 2010 Dünya kupası cuma günü start alıyor. İlk maç ev sahibi Güney Afrika ile Meksika arasında oynanacak.

Takımlar birer birer Güney Afrika’ya geldiler. Şampiyonanın en büyük favorileri Brezilya, Arjantin ve son dünya şampiyonu İspanya.

Ancak otoriteler Fabio Kapello’lu İngiltere’nin de dünya kupasını alabileceği düşüncesinde birleşiyor.

Güney Afrika’da yapılacak Dünya kupası oldukça renkli geçecek.
‘Vuvuzela’ adlı boru ise şampiyonaya damgasını vuracak gibi görnüyor.
uzun bir zurnaya benzeyen bu çalgı, statlarda tahammül edilemeyen bir gürültüye sebep oluyor. Maçları televizyondan izleyenler bile bu çalgı sebebiyle büyük rahatsızlık yaşayacacağa benziyor.

Güney Afrikalılar ise bu borunun kendileri için bir yaşam tarzı olduğunu ifade ediyorlar. 61 cm boyunda ve sadece 110 gram ağırlığındaki Vuvuzela Yaklaşık 10 dolara satılıyor.

Almanya Milli takımının antrenmanında ve son oynanan Brezilya -Tanzanya hazırlık maçında çalınan Vuvuzela futbolcuların da konstrasyonunu engelliyor.

Uçan araba Türkiye’de üretilecek

07 Haziran 2010 Yazan mclever

Türkiye’de hayallerin sınırını bile zorlayan bir ilk gerçekleşiyor.


Planet Green Şirketi, “Uçan Araba” projesinin seri üretiminin Türkiye’de yapılması kararı aldı.

Planet Green Şirketi sahiplerinden Hüseyin Kızanlıklı ile Amerika’daki ortağı Kaya Boztepe, “Uçan Araba” projesinin seri üretimini Türkiye’ye getiriyor.

Amerikan Terrafugia şirketi ile seri üretim konusunda uzun bir uğraştan sonra gerekli anlaşmaların imzalandığını belirten Boztepe, “Yüzyılın projesi Türkiye’de gerçekleşecek” dedi.

Amerikan Terrafugia şirketi tarafından geliştirilen ‘transition’ adlı uçan araba, karada ve havada gidebiliyor. Satış fiyatı yaklaşık 200 bin dolar olacak uçan araba havalanabilmesi için 50 metrelik bir yol, park edebilmesi için ise 4-5 metrelik bir alanın yeterli olduğu ifade edildi.

Karada saatte 200 kilometre hız yapan aracın, havada 220 kilometreye ulaştığını belirten uzmanlar, bir düğme ile kanatlarını açarak uçak moduna geçen aracın tek motorla çalıştığını açıkladılar.

Normal benzinle bir araba gibi kullanılabilen, yolcu ve kargo taşıması dışında ilk yardım ve acil kurye gibi konularda yepyeni bir çığır açması düşünülen uçan arabanın son derece az yakıt kullandığı, hangar ve yüksek bakım masrafları ile havaalanına iniş sonrası ulaşım gibi problemlerini de tamamen ortadan kaldırdığı belirtildi.

Kanatları açılarak çok kısa mesafelerde inis, kalkış yapabilen ve küçük bir araba ağırlığında olan uçan araba’nın üretiminin de Türkiye’de yapılmasının planlandığı, konuyla ilgili ilk çalışmaların Haziran ayı içerisinde tamamlanacağı bildirildi.

“YÜZYILIN PROJESİ TÜRKİYE’DE GERÇEKLEŞECEK”

Konuyla ilgili ANKA’ya bir açıklama yapan Boztepe, “Bizim için son derece heyeca verici bir durum. İlk 200 adet uçan arabayı Amerika’da, daha sonra seri üretimi Türkiye’de düşünüyorduk ancak gelen inanılmaz talepler sonucu, direk olarak seri üretimi Türkiye’ye almayı düşünüyoruz. Bu Türkiye için hem büyük bir kazanç, hem de dünya çapında bir reklam olacaktır. Otomotiv, makina ve montaj sanayileri olarak zaten gittikçe daha çok itibar kazanan Türkiye, böylece bir ilke daha imza atmış olacak. Konuyla ilgili görüşmeler yaparak bu hafta içerisinde bir ön çalışma başlatacağız” dedi.

Uçak hakkında teknik bilgi de veren Boztepe, önden çekişli normal 4 silindirli 2000 cc. motorlu bir araba gibi kullanımı son derece kolay olan aracın normal bir uçak olmanın ötesinde, son derece kısa mesafelerde iniş ve kalkış yapabilmesinin artı özellikleri arasında yer aldığını ifade etti. Boztepe şöyle devam etti:

“Uzun mesafeleri 200 km’ye yakın bir süratle kat edebiliyor ve en önemlisi, havaalanları dışında araziye iniş ve kalkış yapabiliyor. Hangarlarda yüksek masraflarla bekletilmek yerine indiğiniz yerden araba olarak gideceğiniz yere karadan hareket edebiliyorsunuz. Hava’nın yoğun sis, yağmur gibi elverişsiz olduğu durumlarda beklemenize gerek yok, karadan gidebiliyorsunuz. Havaalanına indiğinizde araba veya taksi beklemenize gerek yok, bir düğmeyle 30 saniyede açılan ve kapanan kanatları hareket ettirip gideceğiniz yere devam ediyorsunuz.”

ZAMAN

Yeni ‘Batman’de Joker yok

06 Haziran 2010 Yazan mclever

İSTANBUL – Christopher Nolan’ın yönettiği Batman serisi, planlanırken ‘Joker’ karakterinin ‘The Dark Knight’tan sonraki üçüncü filmde de olması planlanmıştı. Ama Heath Ledger’ın trajik ölümü sonrası planlarda değişiklik yapmak zorunlu hale geldi. Ya Joker’i başka bir oyuncu canlandıracaktı ya da üçüncü filmde Joker olmayacaktı.

Heath Ledger’ın sinema tarihine geçen performansı sonrası başka bir oyuncunun bu rolü oynaması kimsenin istediği bir şey değildi ve Joker yeni filmin hikayesinden çıkarıldı.

Şimdi yeni filme hanig kötü karakterin dahil olacağı ve o ‘kötü’yü kimin canlandıracağı merakla bekleniyor.

Chelsea’den Torres’e çılgın teklif!

06 Haziran 2010 Yazan mclever

Chelsea, maddi olarak zor günler geçiren Liverpool’un golcü oyuncusu Fernando Torres için 84 milyon avroluk bir teklife hazırlanıyor.

Daily Mail’in haberine göre Maviler İngiltere transfer rekorunu kırarak İspanyol oyuncuyu Stamford Bridge’e getirmekte kararlı. Manchester City ve Barcelona’nın da peşinde olduğu oyuncu için Rafael Benitez’in de gitmesi ile birlikte umutları artan Londra ekibi transferi bitirmek istiyor.

2007 yılında 26 milyorn avroya Anfield’a gelen Torres, Benitez’in de gitmesi ile bu transferi kabul edebilir. 420 milyon avroya yakın bir borcu olan Kırmızı-beyazlı ekip de Torres’in satılması ile gelecek parayla biraz da olsa rahatlamayı düşünüyor. Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’nde oynamak isteyen Torres, Chelsea ile anlaşması halinde bu isteğini yerine getirebilir. Ancak Torres Barcelona’dan teklif gelmesi halinde rotasını İspanya’ya çevirebilir.

Yıldız oyuncu kararını Dünya Kupası sonra vereceğini belirtirken Liverpool’un bütçesini düzeltememesi durumunda Torres ile birlikte Steven Gerrard’ın da takımdan ayrılabileceği konuşuluyor.

Goal.com

Kül bulutu Türkiyede! Ölümlere yol açabilir!

20 Nisan 2010 Yazan admin

Avrupa’da uçakları durduran ve Türkiye’ye doğru ilerleyen kül bulutlarının solunması özellikle bebekler, yaşlılar, akciğer ve kalp hastalarının yaşamını tehdit ediyor. Uzmanlar uyarıyor: Mutlaka burundan nefes alın.

Avrupa’da yaşamı durduran kül bulutu, yeni haftada Türkiye’ye ulaşacak. Kül bulutlarıyla birlikte asit yağmurları beklenirken, uzmanlardan yeni uyarılar geldi.

Uzmanlar, salı gününden gökyüzünde görülecek kül bulutlarının, hava ile birlikte solunması halinde, ilk olarak deri tahrişi, gözlerde sulanma, kızarma, burun akıntısı, genizde yanma, boğaz gıcık ve öksürük gibi belirtilerle kendini göstereceğini belirtiyor.

Dışarı çıkılmamasını isteyen uzmanlar, burundan nefes alınıp verilmesi, akciğer ve kalp hastalarının mutlaka ilaçlarını düzenli kullanması gerektiğini vurguluyor.

Avrupa’da yaşamı durduran kül bulutu, yeni haftada Türkiye’ye ulaşacak. Kül bulutlarıyla birlikte asit yağmurları beklenirken, uzmanlardan yeni uyarılar geldi.

Uzmanlar, salı gününden gökyüzünde görülecek kül bulutlarının, hava ile birlikte solunması halinde, ilk olarak deri tahrişi, gözlerde sulanma, kızarma, burun akıntısı, genizde yanma, boğaz gıcık ve öksürük gibi belirtilerle kendini göstereceğini belirtiyor.

Dışarı çıkılmamasını isteyen uzmanlar, burundan nefes alınıp verilmesi, akciğer ve kalp hastalarının mutlaka ilaçlarını düzenli kullanması gerektiğini vurguluyor.

(ntvmsnbc)

Yüzyılın matematik problemini çözdü

24 Mart 2010 Yazan admin

Dünyanın en zeki adamı olarak kabul edilen Rus matematikçi matematikte imkansız sayılan bir problemi çözdü; ancak, problemi çözene verilecek 1 milyon dolarlık ödülü reddetti.

44 yaşındaki Doktor Grigory Perelman St. Petersburg’da salaş ve bakımsız bir evde inzivaya çekilmiş durumda yaşıyor. Kendisiyle konuşmak için gelenlere “ihtiyacım olan her şeyim var” diyor.

100 yıldır matematikçilerin çözemediği “Poincare Conjecture” adı verilen matematik problemini çözen Perelman, çözümü de internet üzerinden gönderdi.

Perelman, 2003 yılında bu tarihi matematik problemini çözdüğünü bildirmişti; problemin çözümünün onaylanması ise yıllar aldı.

ABD’deki ‘Clay Matematik Enstitüsü’nün koyduğu 1 milyon dolarlık ödülü vermek için kendisine dün ulaşılan Perelman, ödülü istemediğini, meşhur olmak istemediğini belirtti.

Perelman “Matematiğin kahramanı falan değilim. O kadar başarılı bile değilim, herkesin bana bakmasını istemiyorum, tanınmak istemiyorum.” şeklinde konuştu.

Komşularından biri, Perelman’in dairesini görünce çok şaşırdığını, sadece bir masa, bir sandalye ve bir yatağı olduğunu söylüyor.

Apartman sakinlerinin apartmanda yaşayan hamamböceklerinden kurtulmaya çalıştığını ancak Perelman’in dairesindekilerden kurtulamadıklarını da ekliyor.
Sabah

Vizesiz gidilebilecek ülkeler

16 Şubat 2010 Yazan admin

Türkiye’nin son zamanlarda yürüttüğü diplomatik atak ve komşularla sıfır problem politikasının ardından son 4 ayda 6 ülke, Türk vatandaşlarına uyguladığı vize uygulamasını kaldırdı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasında son dönemde vize uygulamasının kaldırılmasına Katar’ın da etlenmesiyle son dönemde vize uygulaması kaldırılan ülke sayısı 7′ye yükselecek. Suriye, Pakistan, Arnavutluk, Libya, Ürdün, Lübnan ve son olarak da Katar’ın da eklenmesiyle de Türkiye’ye vize uygulamayan ülkelerin sayısı 58′ye yükselecek.

Türkiye’ye vize uygulamayan ülke ve özel idare bölgeleri şöyle:
“Antigua-Barbuda, Arjantin, Arnavutluk, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Fas, Fiji, Filipinler, Guatemala, Güney Afrika Cumhuriyeti, Gürcistan, Haiti, Hırvatistan, Honduras, Hong Kong, İran, Jamaika, Japonya, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kolombiya, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Kosova, Kosta Rika, Libya, Lübnan, Makau Özel İdare Bölgesi, Makedonya, Maldivler, Malezya, Mauritus, Nikaragua, Pakistan, Palau Cumhuriyeti, Paraguay, St. Vincent-Grenadines, Singapur, Solomon Adaları, Sri Lanka, Suriye, Svaziland, Şili, Tayland, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu, Uruguay, Ürdün, Venezuela ve Katar”

Vizesiz gidilebilecek ülkeleri görmek için tıklayınız.

Haber7.com

İstanbul ve yakın İller için TESİSAT VE TAMİRAT İŞLERİ için TIKLYANIZ.