Atama ve Yer Değiştirme’ Kategorisi için Arşiv

2012 Yönetici Atamaları Açıklanan İller!

07 Şubat 2012 Yazan admin

ATAMAYI SONUÇLANDIRAN İLLER…
İLLERE GÖRE YÖNETİCİ ATAMA SONUÇLARI AÇIKLANIYOR!

Atama sonuçları belli olan iller şu şekilde;


1. Çanakkale sonuçlar için tıklayınız

2. Muğla sonuçlar için  tıklayınız

3. Çankırı sonuçlar için tıklayınız

4. Samsun sonuçlar için TIKLAYIN

5. Kırıkkale sonuçlar için Tıklayınız

6. Tokat sonuçlar için TIKLAYIN

7. Amasya sonuçlar için TIKLAYIN

8. Elazığ sonuçlar için TIKLAYIN

9. Uşak sonuçlar için TIKLAYIN

10. Kütahya sonuçlar için TIKLAYINIZ

11. Karabük sonuçlar için TIKLAYINIZ

12. Manisa sonuçlar için TIKLAYINIZ

13. Bilecik sonuçlar için TIKLAYINIZ

14. Denizli sonuçlar için TIKLAYIN.

15. Afyon sonuçlar için TIKLAYIN 

16. Tekirdağ sonuçlar için TIKLAYIN

17. Kilis sonuçlar için TIKLAYIN

18. Bitlis sonuçlar için TIKLAYIN

19. BalıkEsir sonuçlar için TIKLAYIN

20.  Gaziantep sonuçlar için TIKLAYIN

21. Kahramanmaraş sonuçlar için TIKLAYIN

22. Antalya sonuçlar için TIKLAYINIZ

23. Aydın sonuçlar için TIKLAYINIZ

24. Malatya sonuçlar için TIKLAYIN

25. Burdur sonuçlar için TIKLAYIN

26. Yalova sonuçlar için TIKLAYINIZ

27. Zonguldak sonuçlar için TIKLAYINIZ

28. Hatay sonuçlar için TIKLAYINIZ

29. Kayseri sonuçlar için TIKLAYIN

30. Çorum sonuçlar için TIKLAYIN
memurlar.biz



KPSS DEĞİŞİYOR

05 Şubat 2012 Yazan admin

Atama bekleyen binlerce öğretmeni ilgilendiren Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) kitapçığı değişiyor.



Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçen ay düzenlediği Ulusal Öğretmen Stratejisi Çalıştayı’ndan çıkan öneri hayata geçiyor. KPSS’ye giren öğretmen adaylarına genel kültür ve eğitim bilimlerinin dışında mezun oldukları bölümlerle ilgili sorular da sorulacak.

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) önümüzdeki yıldan itibaren başlatacağı uygulamayla ilgili bilgi veren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer

Uygulamanın bu yıla yetişmesi teknik olarak zor. Ama önümüzdeki yıldan itibaren ÖSYM, 136 ayrı öğretmenlik branşında soru hazırlayacak. Soruların yüzde 30’u genel kültür, yüzde 30’u eğitim bilimleri, yüzde 40’ı branş bilgisinden oluşacak” dedi.

17000 Şubat Öğretmen Ataması Minumum Puanları!

03 Şubat 2012 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanlığı bugün 17 bin kadrolu öğretmen ataması yaptı.

MEB, 17 bin öğretmen atama işini beceremedi. Bin 66 kadro boş kaldı

Atamalarda oluşan minimum puanlar da açıklandı. buna göre, sınfı öğretmenliğinde en düşük puan, 69,002 oldu.

MEB’in açıkladığı minimum puan listesine göre şu tespitler;

* Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alanı için 783 kadro açıklandı. Ancak 1. öncelikten 412, 2. öncelikten 7 kişi atandı.
* Harita- Tapu-Kadastro 4 kişi ilan edildi. Kimse başvurmadı.
* İlan edilen 883 Rehber kadrosunda, 735 kişi atandı.
* Sağlık Bilgisi alanı için 3 kişi ilan edildi. 2 kişi atandı.
* Teknoloji ve Tasarımda 386 kadro ilan edildi. 47 kişi atandı
* Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmenliği için 299 kadro ilan edildi. 1. öncelikten 84, 2. öncelikten 7 kişi atandı.

Şimdi MEB’e şu soruyu sormak gerekmektedir?

- 29 Ocak’ta sizi uyarmamıza rağmen, boş kalacak kontenjanları en azından diğer alanlara neden kaydırmadınız?

- Neden doğru dürüst planlama yapmadınız. Adaylar dahi, daha ilk günlerde, bazı alanlarda kontenjanların açık kalacağını belirtmesine rağmen, siz bunu nasıl öngöremediniz? (memurlarnet)

Teknoloji Tasarım Öğretmen 300 civarında boş kadro kaldı! (ÖğretmenX Öngörmüştü!)


ALAN KODU ALAN ADI ÖNCELİK MİNİMUM PUAN ATANAN
7028 Adalet 1 68,496 3
7030 Aile ve Tüketici Hizmetleri 1 78,424 1
7092 Arapça 1 66,298 15
2265 Beden Eğitimi 1 69,743 712
1119 Bilişim Teknolojileri 1 86,627 143
1123 Biyoloji 1 87,767 87
1963 Büro Yönetimi 1 80,252 5
1207 Coğrafya 1 76,594 185
4936 Çocuk Gelişimi ve Eğitimi 1 48,725 119
7033 Denizcilik/Gemi Elektroniği 1 84,499 1
7032 Denizcilik/Gemi Makineleri 1 83,366 3
1245 Din Kült. ve Ahl.Bil. 1 25,096 412
1245 Din Kült. ve Ahl.Bil. 2 75,711 7
7035 El San.Tek./El Sanatları 1 82,35 6
7036 El San.Tek./Nakış 1 80,268 1
7037 Elektrik-Elektronik Tek./Elektrik 1 81,176 50
7038 Elektrik-Elektronik Tek./Elektronik 1 86,103 16
7039 Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri 1 87,579 1
1371 Felsefe 1 79,492 126
1386 Fen ve Teknoloji 1 86,962 639
1390 Fizik 1 87,426 110
4951 Gazetecilik 1 83,2 1
7040 Gemi Yapımı/Çelik Gemi Yapımı 1 81,67 1
4954 Giyim Üretim Teknolojisi 1 86,706 10
2647 Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 1 46,084 9
1925 Görsel Sanatlar/Resim 1 69,762 216
7045 Grafik ve Fotoğraf/Grafik 1 70,565 3
4957 Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler 1 53,85 10
4958 Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri 1 71,448 2
4959 Hasta ve Yaşlı Hizmetleri 1 49,806 4
7048 Hayvan Sağlığı 1 45,193 1
1230 İ.H.L. Meslek Dersleri 1 52,449 108
1715 İlköğretim Matematik Öğr. 1 87,112 510
1524 İngilizce 1 75,093 1.768
7049 İnşaat Tek./Yapı Tasarımı 1 84,809 8
2651 İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 1 67,828 22
1627 Kimya/Kimya Teknolojisi 1 87,196 105
4967 Konaklama ve Seyahat Hizmetleri 1 82,606 1
4968 Kuyumculuk Teknolojisi 1 71,464 1
7054 Makine Tek./Makine ve Kalıp 1 83,407 7
2353 Matematik 1 86,992 481
4972 Metal Teknolojisi 1 81,07 6
4975 Motorlu Araçlar Teknolojisi 1 82,812 3
4976 Muhasebe ve Finansman 1 78,966 22
1822 Müzik 1 52,068 376
4439 Okul Öncesi Öğrt 1 54,102 2.077
4978 Pazarlama ve Perakende 1 78,633 3
2838 Radyo-Televizyon 1 85,308 1
1894 Rehber Öğretmen 1 32,08 735
4901 Sağlık Bilgisi 1 54,401 2
7088 Sağlık/Acil Sağlık Hizmetleri 1 60,287 12
7074 Sağlık/Hemşirelik 1 57,799 39
7075 Sanat ve Tasarım/İç Mekan Dekorasyon 1 81,206 1
2403 Sınıf Öğretmenliği 1 69,002 4.931
2510 Sosyal Bilgiler 1 82,314 424
2036 Tarih 1 82,493 193
4900 Teknoloji ve Tasarım 1 28,722 47
7084 Tekstil Tek./Tekstil Terbiye 1 84,712 2
7082 Tekstil Tek/Tekstil İplik 1 88,164 1
4988 Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme 1 80,863 9
1283 Türk Dili ve Edebiyatı 1 81,801 489
2143 Türkçe 1 86,834 546
4992 Yiyecek İçecek Hizmetleri 1 73,161 14
2632 Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 1 22,947 84
2632 Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 2 47,652 7
TOPLAM 15.934

Zamlı Maaşlar Ne Zaman Verilecek?

03 Şubat 2012 Yazan admin

Memura Zamlı Maaşlar Ne Zaman?

Hakem Heyetine İtiraz Hakkının Tanınmaması Eleştiriliyor
Tasarıya ilişkin Kamu-Sen ile KESK’in itirazlarından birisi de uyuşmazlık halinde son kararı verecek olan Hakem Heyeti’ne itiraz hakkının tanınmaması.


Yaklaşık 2 buçuk milyon memur ve 1 milyon 800 bin memur emeklisi yasa çıkmadığı için 2012 yılı maaş zamlarını alamadı. Toplu sözleşmeler bu nedenle büyük önem taşıyor.

Zamlı Maaş Martta
Peki zamlı maaşların ne zaman alınması öngörülüyor? Memur-Sen Başkanı Gündoğdu, bu soruya,”Şubat ayına da zamlı maaşların yetişmeyeceği kesinleşmiş gözüküyor, en erken Mart 15′ine yansıyacakmış gibi gözüküyor” yanıtını verdi.

17 bin öğretmen ataması gerçekleşti

03 Şubat 2012 Yazan admin

17 bin kadrolu öğretmen ataması gerçekleştirildi.

Link 1 atama sonuçları duyurulduğunda sonucunuzu öğrenebileceğiniz ilk adrestir.

Link 2 atama sonuçları duyurulduğunda aktif olacak linktir ve 2012 Şubat Dönemi atama sonuçları sayfası olacaktır.

Link 3 ile açılan sayfanın sol alt kısmındaki tüm atama dönemleri kısmından sonucunuzu öğrenmeniz mümkün olacaktır.

Atamaların bütün öğretmen arkadaşlarımız için en iyi şekilde sonuçlansın dileğiyle…



Link 1: ATAMA SONUCU

Link 2: ATAMA SONUCU

Link 3: ATAMA SONUCU

Ataması yapılan alanlar ve kontenjanlar sırasıyla şöyle:
”Adalet-3; Aile ve Tüketici Hizmetleri-1; Arapça-15; Beden Eğitimi-712; Bilişim Teknolojileri-143; Biyoloji-87; Büro Yönetimi-5; Coğrafya-185; Çocuk Gelişimi ve Eğitimi-119; Denizcilik/Gemi Elektroniği-1; Denizcilik/Gemi Makineleri-3; Denizcilik/Gemi Yönetimi ve Kaptanlığı-2; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi-783; El San.Tek./El Sanatları-6; El San.Tek./Nakış-1; Elektrik-Elektronik Tek./Elektrik-50; Elektrik-Elektronik Tek./Elektronik-16; Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri-1; Felsefe-126; Fen ve Teknoloji-639; Fizik-110; Gazetecilik-1; Gemi Yapımı/Çelik Gemi Yapımı-1; Giyim Üretim Teknolojisi-10; Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği-9; Görsel Sanatlar/Resim-216; Grafik ve Fotoğraf/Grafik-3; Güzellik ve Saç Bakım Hizmetler-10; Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri-2; Harita-Tapu-Kadastro-4; Hasta ve Yaşlı Hizmetleri-4; Hayvan Sağlığı-1; İ.H.L. Meslek Dersleri-108; İlköğretim Matematik Öğretmenliği- 510; İngilizce-1768; İnşaat Tek./Yapı Tasarımı-8; İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği-22; Kimya/Kimya Teknolojisi-105; Konaklama ve Seyahat Hizmetleri-1; Kuyumculuk Teknolojisi-1; Makine Tek./Makine ve Kalıp-7; Matematik-481; Metal Teknolojisi-6; Motorlu Araçlar Teknolojisi-3; Muhasebe ve Finansman-22; Müzik-376; Okul Öncesi Öğretmenliği-2077; Pazarlama ve Perakende-3; Radyo-Televizyon-1; Rehber Öğretmen-883; Sağlık Bilgisi-3; Sağlık/Acil Sağlık Hizmetleri-12; Sağlık/Hemşirelik-39; Sanat ve Tasarım/İç Mekan Dekorasyon-1; Sınıf Öğretmenliği-4931; Sosyal Bilgiler-424; Tarih-193; Teknoloji ve Tasarım-386; Tekstil Tek./Tekstil Terbiye-2; Tekstil Tek/Tekstil İplik-1; Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme-9; Türk Dili ve Edebiyatı-489; Türkçe-546; Yiyecek İçecek Hizmetleri-14; Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmenliği-299.”



2012 Şubat Öğretmen Atama Sonuçlarını İlk Siz Öğrenin

03 Şubat 2012 Yazan admin

Her atama döneminde sonuç öğrenirken MEB’in sonuç açıklama sayfası kilitleniyor. Bunun sebebi ise herkesin aynı sayfa üzerinden sonuç öğrenmeye çalışmasıdır. Oysa atama sonuçlarını öğrenebileceğiniz sadece bir tane sayfa bulunmamakta. Aşağıda bulunan linkler ile sonucunuzu farklı sayfalardan öğrenebileceksiniz.

Link 1 atama sonuçları duyurulduğunda sonucunuzu öğrenebileceğiniz ilk adrestir.

Link 2 atama sonuçları duyurulduğunda aktif olacak linktir ve 2012 Şubat Dönemi atama sonuçları sayfası olacaktır.

Link 3 ile açılan sayfanın sol alt kısmındaki tüm atama dönemleri kısmından sonucunuzu öğrenmeniz mümkün olacaktır.

Atamaların bütün öğretmen arkadaşlarımız için en iyi şekilde sonuçlansın dileğiyle…



Link 1: ATAMA SONUCU

Link 2: ATAMA SONUCU

Link 3: ATAMA SONUCU



Dinçer: İhtiyacım olsa hepsini atarım

02 Şubat 2012 Yazan admin

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, atama bekleyen öğretmenler üzerinden siyaset yapıldığını ifade ederken, “İhtiyacımız olsa ve kaynaklarımız izin verse hepsini atamaya hazırım” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, atama bekleyen öğretmenler üzerinden siyaset yapıldığını ifade ederken, “İhtiyacımız olsa ve kaynaklarımız izin verse hepsini atamaya hazırım” dedi. Dinçer, “Gönderdiğimiz öğretmenler ayrıldıkları zaman ücretli öğretmen almak durumunda kalıyoruz ve PKK’nın yönlendirdiği ücretli öğretmenleri almak durumunda kalıyoruz” ifadesinde bulundu.


Bakan Dinçer, katıldığı Habertürk yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sürekli eğitim fakülteleri açıldığına dikkat çeken Dinçer, “Bu yıldan itibaren eğitim fakültelerinin açılışına onay vermeyeceğim” ifadesinde bulundu. Mevcut eğitim fakültelerinin birçok mezun verdiğine dikkat çeken Dinçer, bazı fakültelerden pedagojik formasyon alınması şartıyla öğretmen olunabildiğini belirtti. Kimsenin suçlanmadan, ulusal program içerisinde bu sorunun çözülmesi gerektiğine işaret eden Dinçer, “Bütün okullarımızda eğitimi aksatmamak şartıyla yaptığımız düzenlemelerde 662 bin civarında öğretmeni kadrolu olarak istihdam ettik. Bugün 55 bin öğretmenin yerine biz yaklaşık olarak 35-40 bin öğretmen alırsak bizim normal ihtiyacımıza cevap vereceğimizi görebiliriz” dedi.

Atama bekleyen öğretmen sayısının 264 bin olduğunu dile getiren Dinçer, eğitim fakültelerinden ve diğer fakültelerden mezun olacak bütün insanların hepsinin öğretmen olmalarını beklemenin gerçekçi olmayacağını söyledi. Bunun bu insanların hatası olmadığını kaydeden Dinçer, “Bu sistem problemi. Bu problemi çözmek yine devletin, hükümetin görevi” dedi.

“264 BİN ÖĞRETMEN ÜZERİNDEN SİYASET YAPILDI”
Atama bekleyen 264 bin öğretmen adayı üzerinden bir siyaset yapıldığını anlatan Dinçer, “Gençlerimizin hayalleri üzerinde yapılan bir popülizmdir. İhtiyacımız olsa ve kaynaklarımız izin verse hepsini atamaya hazırım” dedi.

Her ihtiyaç duyulan alanda yetişmiş öğretmenin olmadığını vurgulayan Dinçer, “Mesela Rehberlik, İngilizce öğretmeni bulmakta sıkıntı duyuyoruz. Bazı öğretmenler daha görevine başlamadan gittiği yeri beğenmeyip görevini bırakabiliyor. Köylere genelde çok fazla insan gitmek istemiyor. Bunu nasıl telafi edeceksiniz. O kentte yaşayan, o eğitim almış insanları ücretli alacaksınız” diye konuştu.

“GERÇEKLERİ BÜTÜN OLARAK GÖRMEK LAZIM”
“Bu ülkenin gerçeklerini bütün olarak görmek lazım” diyen Dinçer, Van’da meydana gelen depremlerin ardından bütün kadroların hepsinin öğretmenler için tahsis edildiğini ifade etti. Dinçer, “Uzun müddet özür ataması yapmak istemedim ama o kadar talep geldi, kamuoyu baskısı oldu sonunda özür atamalarını gerçekleştirdik ve Van’dan bin 150 öğretmen ayrıldı. Sadece öğretmenin atanmasıyla ilgili baktığınız zaman gerçeğin tümünü göremezsiniz. Bu öğretmen ataması olmaktan çok daha boyutlu bir meseledir. Ülke kaynaklarıyla, öğretmen ihtiyacıyla alakalı. Sadece atama olarak bakarsanız çok dar kapsamlı bakmış olursunuz” şeklinde konuştu.

Atanan öğretmenlerin gitmediği veya ayrıldığı zaman ücretli öğretmen tahsis ettiklerinin altını çizen Dinçer, “Gönderdiğimiz öğretmenler ayrıldıkları zaman ücretli öğretmen almak durumunda kalıyoruz ve PKK’nın yönlendirdiği ücretli öğretmenleri almak durumunda kalıyoruz” ifadesinde bulundu. Dinçer, “Yerel kaynaklara müracaat etmişseniz, mesela Hakkari’de, Şırnak’ta, Van’da ücretli öğretmenler PKK’nın etkisi altında kalabilir. Buradan gönderdiğiniz zaman PKK’nın etkisi altında kalmayacaktır. Örgüt propagandası yapıyorlar” dedi.

“KAYNAĞIN ÖNEMLİ MİKTARINI ÖĞRETMENLERE AYIRIYORUZ”
Eğitime ayrılan kaynağın arttığını söyleyen Dinçer, şunları kaydetti:

“Bütün bakanlıkların ve bütçenin ortalama büyüklüğü yüzde 10 civarında artarken Milli Eğitim Bakanlığı yüzde 14 arttı. Bu kadar kaynak ayırdığınız halde bu kaynakların önemli miktarını biz öğretmenlere ayırıyoruz. 2010 yılında derslik için ayrılan para 2 milyar 100 milyon civarında. Yine 2010 yılında alınacak memur sayısı 29 bin. Bunun 17 binin yine biz kullanıyoruz. Bir çırpıda bütün bunları alalım derseniz hangi kaynakları kısacaksınız? Yol yapmaktan mı vazgeçeceksiniz? Memura zam mı yapmayacaksınız? Siz hazır birtakım kaynaklara sahip değilseniz, başka harcamadan kesmeniz lazım. Ama bu ülkenin birden çok alanda ihtiyaçları var. Hükümet tercihini eğitimin lehine kullanıyor her zaman.”
Anka



Erdoğan: Esas öğretmen alımı Ağustos ayında

31 Ocak 2012 Yazan admin

Erdoğan: Bu yıl 29 bin yeni memur alınacak… Esas öğretmen alımı Ağustos ayında

Erdoğan, Ulusa Sesleniş Konuşması’nda memur adaylarına müjde verdi. Hükümetin bu yıl 29 bin yeni memur alacağını dile getiren Erdoğan, bunların tüm Türkiye genelinde tahsis edilecek kadroları içerdiğine dikkat çekti. Bu 29 bin yeni kadronun 17 binin Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edildiğini kaydeden Erdoğan, “Bu vesileyle, Şubat ve Ağustos aylarında öğretmen alımlarını gerçekleştireceğimizin müjdesini vermek istiyorum. Ancak, esas alımları Şubat ayından ziyade Ağustos ayında gerçekleştireceğiz.” dedi.


Başbakan Erdoğan, öğretmen atamaları ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Bu konunun uzun bir süreden bu yana kamuoyunun gündeminde olan bir husus olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

”Biliyoruz ki, şu anda birçok öğretmen adayımız atanmak için heyecan içerisinde bekliyorlar. Şunu özellikle belirtmek isterim; bizim iktidarımızdan önce, eğitim, bir siyasallaşma aracı olarak görülüyor ve geçmiş hükümetler bu kadroları siyasal amaçları doğrultusunda kullanıyorlardı. Biz, eğitimin önündeki en büyük tehlikelerden birinin siyasallaşma olduğuna inandık. Bu inançla, diğer pek çok alanda olduğu gibi, öğretmen atamalarında da objektif kriterleri benimsedik. Suiistimale, kayırmacılığa, partizanlığa son verdik. İktidarımız süresince gerçekleştirdiğimiz bütün öğretmen atamalarını tamamen bilgisayar ortamında gerçekleştirdik. Hakkaniyete yaslanan bu yöntemle, 2003 yılının başından 2011 Kasım ayının sonuna kadar geçen sürede tam 320 bin öğretmen alımı gerçekleştirdik. Bununla da yetinmedik; öğretmenlik mesleğine, öğretmenlerimizin emeğine duyduğumuz saygının tezahürü olarak, bütün öğretmenlerimizin özlük haklarında, gelirlerinde ciddi iyileştirmeler yaptık.

Şimdi, hükümetimizin gündeminde yeni atamalar var. Türkiye Büyük Millet Meclisimizde kabul edilen 2012 Bütçesinde de buna ilişkin belirlemeleri yaptık. Buna göre, 2012 yılında 29 bin yeni memur alınması kararı verildi. Bu 29 bin yeni memur, tüm Türkiye genelinde tahsis edilecek kadroları içeriyor. Bu 29 bin yeni kadronun 17 bini Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmiş durumda… Bu vesileyle, şubat ve ağustos aylarında öğretmen alımlarını gerçekleştireceğimizin müjdesini vermek istiyorum. Ancak, esas alımları şubat ayından ziyade ağustos ayında gerçekleştireceğiz. Bunun özellikle bilinmesini istiyorum. Bu vesileyle şubat ayında atanamayan öğretmen adaylarımızın herhangi bir umutsuzluğa, herhangi bir yeise kapılmamalarını bilhassa rica ediyorum.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”12 Eylül 2010 Halkoylaması, yargı için bir milat niteliği taşıyor. Bu, doğrudan doğruya milletimizin tasdikiyle, halkımızın onayıyla gerçekleştirilmiş bir hukuk reformudur. Bunu aziz milletimiz başardı. Yani, sizler başardınız. Yargıya millet eli değdi. Yargı, bir hizbin, dar bir anlayışın, bir grubun arka bahçesi olmaktan çıktı, milletin yargısı haline geldi” dedi.

Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, eğitim alanında müfredat konusunda çok önemli bir yenilik getireceklerini, bu konuda çok önemli bir adım atacaklarını bildirdi. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Kamuoyunda uzun süreden bu yana, hatta bizim iktidarımızdan çok daha eskiye uzanan bir tartışma, bir beklenti vardı. Buna göre, 1926 yılından bu yana okullarımızda verilen Milli Güvenlik derslerinin demokratik Türkiye’ye yakışmadığı ifade ediliyor, bu dersin müfredattan çıkarılması gerektiği ifade ediliyordu. Bu konu, Hükümet olarak, uzun bir süreden bu yana bizim de gündemimizde yer alıyordu. Keza, Milli eğitim şuralarında da bu dersin kaldırılması teklif ediliyordu. AB raporlarında da Türkiye’nin eleştirilmesine neden oluyordu. Şunu da hatırlatmak isterim; Avrupa Birliği ülkeleri içinde yalnızca Polonya’da benzer bir ders yer alıyor. Başka hiçbir Avrupa Birliği ülkesinde Milli Güvenlik Bilgisi dersi bulunmuyor. Bütün bunlar ışığında, biz de önemli bir adım attık. Buna göre, 2012-2013 eğitim-öğretim sezonundan, yani bir sonraki eğitim sezonundan itibaren bu dersi müfredattan kaldırıyoruz. Artık, Milli Eğitim Müfredatını, çağın gereklerine, bilimdeki ilerlemeye, demokrasideki gelişmeye paralel bir seviyeye taşıyoruz. Söz konusu dersin müfredatı, Sosyal Bilgiler, Tarih, Vatandaşlık Bilgisi gibi dersler içerisinde anlatılacak. Bu yeni uygulamanın da Türkiye için, eğitim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Sarkozy’nin Fransası, parlamentoda tarih yazmaya kalkışarak çok tehlikeli bir sürecin kapısını zorlamaktadır. Onun için biz Türkiye olarak, Fransa’da filizlenmekte olan bu zehirli sarmaşığın daha fazla sulanmaması için Fransız dostlarımızın, Fransa halkının sesini yükseltmesini bekliyoruz” dedi.

Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında vatandaşlara seslendi.

Büyük umutlarla ve büyük heyecanlarla girilen 2012 yılının ilk ayının yoğun bir tempoyla yaşandığını ve geride bırakıldığını belirten Başbakan Erdoğan, ocak ayı içinde yine hummalı bir çalışma içerisinde olduklarını, Türkiye’nin kalkınması, milletin refahının artması, bir önceki yıl elde edilen istikrarlı büyüme periyodunun ve başarıların sürdürülmesi için yoğun bir gayret gösterdiklerini ifade etti.

Aktif dış politika temaslarını bu ay içerisinde de sürdürdüklerini kaydeden Erdoğan, pek çok yabancı devlet adamını Türkiye’de ağırladıklarını söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

”Bu çerçevede İstanbul’da Gürcistan Devlet Başkanı sayın Şaakaşvili ile bir araya geldik; Somali’de korsanların ellerinden kurtarılan denizcilerimizle birlikte ortak basın açıklaması gerçekleştirdik. Kırgızistan Cumhurbaşkanı sayın Almazbek Atambayev ve Güney Kore Dışişleri ve Ticaret Bakanı sayın Kim ile görüşmelerimiz oldu. Aynı şekilde, Ortadoğu ülkelerinin devlet adamlarıyla da temaslarda bulunduk. Irak Meclis Başkanı sayın Üsame Nuceyfi, İran İslam Cumhuriyeti İslami Danışma Meclisi Başkanı sayın Larijani, İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, ikili görüşmeler yaptığımız devlet adamları arasında yer aldı.

Bu görüşmelerde Türkiye’nin tezlerini, ülkemizin bölgedeki hassasiyetlerini muhataplarımıza aktarma fırsatı bulduk. Gerek Irak’ta, gerek Suriye’de son dönemde ortaya çıkan manzaralardan hoşnut olmadığımızı ifade ettik. Mezhep çatışmalarının, kardeş kavgalarının bir an evvel son bulması gerektiğini vurguladık.

Bizim Türkiye olarak duruşumuz, tavrımız çok net… Bizim bölgede hiçbir zaman etnik ve mezhebi bir yaklaşımımız olmadı. Nitekim tüm Iraklıların, birlik ve beraberlik içinde, yeni ve güçlü bir Irak inşa etmeleri en büyük arzumuzdur. Aynı şekilde Suriye için de benzer bir yaklaşımı esas alıyoruz. Suriyelilerin özgürlük ve demokrasi adına meşru ve haklı taleplerini destekliyoruz. Biz bölgemizdeki her meseleye istikrar, huzur, refah ve barış ekseninde yaklaşıyoruz. Bu şuurla yaptığımız dostane tavsiyelere, komşularımızın kulak vermelerini diliyoruz.”

-”Yaptırımlarımızı etaplar halinde uygulamaya koyacağız”-

Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan kararına ilişkin Fransa’da alınan kararı da değerlendirdi. Fransa Ulusal Meclisinin ardından Fransa Senatosunda da bir oylama yapıldığını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Maalesef, tarihte aydınlanmanın öncüsü olmakla övünen bir devlet, bugün karanlık ortaçağ zihniyetinin hortlamasına öncülük ediyor. İkinci dünya savaşından sonra, Avrupa içinde bir daha çatışma yaşanmaması için birlik kurmayı esas alan Fransa, bugün ayrımcılığın, ırkçılığın, çatışmanın dilini kullanıyor. Aydınlanma Çağı’ndaki Fransa, aklı merkeze alan bir Fransa’ydı. Sarkozy dönemindeki Fransa ise dogmaları, önyargıları, hezeyanları temel alıyor.

Biz bu konuda söylenecekleri daha önce söyledik, Fransa’ya gerekli uyarılarımızı yaptık. ‘Parlamentoların görevi tarih yazmak değildir’ dedik. ‘Bu işi tarihçilere, bilim adamlarına havale edelim’ dedik. Ne var ki Sarkozy, yaklaşan seçimlerde birkaç bin oy devşirme uğruna, Avrupa değerlerini ayaklar altına almaktan çekinmemiştir.

Daha önce de söyledim, Fransa Ulusal Meclisinde ve Senatoda kabul edilen bu teklif, bizim için tamamen yok hükmündedir. Sarkozy’nin Fransası, parlamentoda tarih yazmaya kalkışarak çok tehlikeli bir sürecin kapısını zorlamaktadır. Onun için biz Türkiye olarak, Fransa’da filizlenmekte olan bu zehirli sarmaşığın daha fazla sulanmaması için Fransız dostlarımızın, Fransa halkının sesini yükseltmesini bekliyoruz. Bu aşamada, yasa teklifine karşı oy kullanan senatörlerin, Anayasa Konseyine başvurmaları için gerekli girişimleri sürdürüyoruz. İnanıyorum ki, Fransa’daki aklıselim, Sarkozy’nin öncülük ettiği bu ırkçı ve ayrımcı gidişata, bu Türkiye düşmanlığına dur diyecektir. Türkiye büyük bir ülkedir ve büyüklüğüne yakışır bir şekilde hareket edecektir. Gelişmenin seyrine göre tavır takınacak, yaptırımlarımızı etaplar halinde uygulamaya koyacağız.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Türkiye’nin ekonomisini büyütmek, itibarını arttırmak, bizim için milli bir davadır. Bizim cumhuriyetçiliğimiz, bizim vatan sevdamız, millet sevdamız bunu gerektiriyor” dedi.

Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, Türkiye’yi daha bayındır ve daha kalkınmış bir hale getirmek için var güçleriyle çalışmayı sürdürdüklerini dile getirdi.

Türkiye’nin yarınlarına, Türkiye’nin geleceğine yeni eserler kazandırdıklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, 2012 yılının ilk ayında, Ankara ve İstanbul’da iki büyük açılış töreni gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Ankara’da, Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi adını verilen projenin ilk etabını tamamladıklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

”Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın işbirliğiyle başlatılan bu dev proje, Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biridir. Tam 7,5 milyon metrekarelik bir alanda başlattığımız bu devasa proje, sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya örnek teşkil ediyor. Çok şükür, projenin ilk etabını bitirmiş durumdayız.

Bu çerçevede, yapımı tamamlanmış olan 3 bin 436 adet konutun, kura ile hak sahiplerine dağıtımını yaptık. İnşallah, bu devasa proje bütünüyle tamamlandığında toplam 9 bin 77 yeni konut üretmiş olacağız. Buna ilköğretim okulları, anaokulları, liseler, ticaret merkezleri, sağlık ocakları, meslek liseleri, camiler, suni göller, restoranlar, spor tesisleri, kültür merkezleri, köprülü kavşaklar, viyadükler, tüneller eklenecek. Proje bütünüyle tamamlandığında Ankara içinde adeta yeni bir Ankara, yeni bir şehir imar etmiş olacağız; Ankara’nın imajı, manzarası, görüntüsü tamamıyla değişecek. Ankara, altyapısı ve üstyapısıyla da gerçek manada bir başkent kimliğine kavuşmuş olacak.

Biz laf üretmiyoruz, slogan üretmiyoruz, hamaset üretmiyoruz. Biz iş üretiyoruz, hizmet üretiyoruz. Biz, eserlerimizle konuşuyoruz. Sadece Ankara’da değil, sadece büyükşehirlerimizde değil, 81 vilayetimizin tamamında şantiyeler kuruyoruz.”

-”Bizim için sevgi milletin ekmeğini çoğaltmaktır”-

Trakya’dan Anadolu’nun en ücra kentlerine kadar, 780 bin kilometrekarenin her yanında, vatan topraklarının her bir karışında milletin refahı, huzuru ve mutluluğu için çalıştıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, her biri birbirinden kıymetli eserleri ortaya koyduklarını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

”Türkiye’nin ekonomisini büyütmek, itibarını arttırmak, bizim için milli bir davadır. Bizim cumhuriyetçiliğimiz, bizim vatan sevdamız, millet sevdamız bunu gerektiriyor. Biz başkaları gibi, vatan sevdası adına, mikrofonlar ve kameralar önünde sözlü şov peşinde değiliz. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Bizim şovumuz eserlerimizdir. Bizim şovumuz Türkiye’nin dört bir yanında tıkır tıkır işleyen şantiyelerdir. Bizim şovumuz 81 vilayetimizde inşa ettiğimiz toplu konutlardır. Barajlar, duble yollar, hastaneler, okullardır.

Bizim milletimize, ülkemize duyduğumuz sevgi, kuru bir sözden ibaret değildir. Bizim için sevgi emektir. Bizim için sevgi milletin ekmeğini çoğaltmaktır. Bizim için sevgi millete, ülkeye hizmettir, tarihimize ve geleceğimize sahip çıkmaktır. Biz bu anlayışla çalışıyor, çabalıyor ve eser üretiyoruz. Nitekim bu ay içinde, İstanbul’da da, küresel ölçekte bir ulaştırma projesinin, MARMARAY’ın ilk ray kaynak törenini gerçekleştirdik. MARMARAY sıradan bir proje değil. MARMARAY, Pekin’den Londra’ya uzanan İpek Demiryolu’nun altın halkasıdır. Bu proje sadece İstanbul için değil, sadece Türkiye için değil, İpek Yolu güzergahında yer alan bütün ülkeler için hayati öneme sahip bir projedir.”

-”Yargı kararları olmasaydı şu an 4 yıl önde olacaktık. 4 yıl kaybettik”-

MARMARAY’ın, Osmanlı’dan kendilerine 150 yıllık bir rüya olarak aktarıldığını kaydeden Başbakan Erdoğan, İstanbul Boğazı’nın altına tüpler döşeyerek iki kıtayı birleştirme düşüncesinin bundan 150 yıl önce doğduğunu dile getirdi. Bu 150 yıllık rüyayı gerçeğe dönüştürmenin AK Parti hükümetine nasip olduğunu belirten Erdoğan, 2004 yılında kolları sıvadıklarını, bazı yargı kararlarıyla sürecin gecikmesine rağmen, kararlılıkla projede ilerleme sağladıklarını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Eğer bu yargı kararları olmasaydı şu an 4 yıl önde olacaktık. 4 yıl kaybettik. Ne mutlu ki, MARMARAY Projesi’nde bu ay içinde ilk ray kaynağını yaptık, sona doğru adım adım yaklaşıyoruz. MARMARAY Projesi kapsamında, inşallah Asya ve Avrupa yakalarına 40 adet istasyon inşa ediyoruz. 76,3 kilometre uzunluğundaki hattın, 13,6 kilometresi yer altında, denizin altında inşa ediliyor. Tek yönde saatte 75 bin yolcu taşınacak. Her 2 dakikada 1 tren bu hatlar üzerinde hareket edebilecek. Proje tamamlandığında, Üsküdar-Sirkeci arasındaki mesafe, sadece 4 dakikaya inmiş olacak. Söğütlüçeşme’den Yenikapı’ya 12 dakikada, Bostancı’dan Bakırköy’e 37 dakikada, Gebze’den Halkalı’ya 105 dakikada ulaşmak mümkün hale gelecek.

Şu anda İstanbul’da, şehir içi ulaşımda raylı sistemin payı yüzde 8… Marmaray tamamlandığında bu oran yüzde 28′e yükselecek. İnşallah, 2013′ün 29 Ekim’inde MARMARAY’ın devreye girmesiyle birlikte, İstanbul trafiği önemli ölçüde rahatlayacak; ciddi bir akaryakıt tasarrufu sağlanacak ve en önemlisi de ciddi ölçüde zaman tasarrufu sağlanmış olacak.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Şubat ve ağustos aylarında öğretmen alımlarını gerçekleştireceğimizin müjdesini vermek istiyorum. Ancak esas alımları şubat ayından ziyade ağustos ayında gerçekleştireceğiz” dedi.

Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, eğitim alanındaki icraatlara değindi. Türkiye genelinde ilk ve ortaöğretimdeki öğrencilerin karnelerini aldıklarını ve yarıyıl tatiline girdiklerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, tüm öğrencilere, şubat ayının ilk günlerinden itibaren başlayacakları ikinci yarıyıl eğitim-öğretim döneminde şimdiden başarılar diledi.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

”Biz, yavrularımızın, gençlerimizin daha iyi koşullarda eğitim almaları için her türlü imkanı seferber ediyoruz. Bizim için eğitim, her şeyin önünde geliyor. Şu anda Fatih Projesinin hazırlıkları devam ediyor. Eğitimin merkezinde insan bilinciyle bu çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Çünkü eğitimin merkezinde çocuklarımız, gençlerimiz var. Onlar adına yapılacak her türlü yatırımı, bu ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Bu anlayışla, göreve geldiğimiz günden itibaren eğitimi birinci önceliğimiz olarak kabul ettik. Bu kapsamda, devletimizin bütçesinden en büyük payı eğitim için ayırdık. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi, 2002 yılında 7,5 milyar TL iken, 2011 yılında bu rakamı yüzde 355 artışla 34 milyar TL’ye yükselttik. 2012 yılı bütçesinde ise eğitime ayırdığımız bütçeyi daha da arttırdık ve yaklaşık 39 milyar TL’ye çıkardık. Bu sayede, artış oranı 2002 yılına göre yüzde 423 oldu.

9 yılda yaklaşık 169 bin dersliğin yapımını tamamlayarak eğitim ve öğretimin hizmetine sunduk. 8 derslik ve üzeri tüm okullarımıza 29 bin 500 bilişim teknolojisi sınıfı kurduk. Okullarımıza 897 bin bilgisayar gönderdik. 2003 yılından bu yana, ilk ve ortaöğretimde kitapları tüm öğrencilerimize ücretsiz dağıttık, dağıtıyoruz. ‘Haydi, Kızlar Okula’ kampanyasıyla eşimle birlikte başlattığımız bu kampanya ile, 350 bin çocuğun okullaştırılmasını sağladık.

50′si Devlet, 39′u Vakıf Üniversitesi olmak üzere 89 yeni üniversite kurulmasına öncülük ettik. Bu sayede, ülkemizdeki toplam üniversite sayısını 103 Devlet, 62 Vakıf olmak üzere 165′e ulaştırdık ve artık üniversitesi olmayan şehrimiz kalmadı. Bütün bu adımlar eğitim alanında yaptığımız birkaç temel başlık sadece. Öyle ki, eğitim alanında yaptıklarımızın tamamını sıralamaya başlasak, bir değil, birkaç Ulusa Sesleniş programı gerekir.”

-Hukuksal reformlar-

”Türkiye’yi her alanda demokratikleştirmeyi, cumhuriyetimizi ileri demokrasi anlayışıyla taçlandırmayı sürdürüyoruz” diyen Başbakan Erdoğan, şu anda bir ”Yargı Reformu” sürecinin içerisinde bulunulduğunu dile getirdi.

2009 Eylül’ünden itibaren, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve buna bağlı eylem planı çerçevesinde, adım adım yargıda dönüşümü gerçekleştirdiklerini belirten Başbakan Erdoğan, günübirlik, palyatif bir çalışma içerisinde olmadıklarını vurguladı.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

”Reform paketi Bakanlar Kurulumuzda görüşülmüş, kabul edilmiş bir strateji ve biz buna bağlı bir eylem planı dahilinde kararlılıkla çalışıyoruz. Hiç şüphesiz, bizler de yaptıklarımızla yetinmiyoruz, reform sürecinin tamama erdiğini iddia etmiyoruz. Türkiye, ileri demokrasi alanında mesafe aldıkça, Türkiye’nin sosyal ihtiyaçları gerektirdikçe, hukuksal reformlar da kesintisiz bir biçimde sürecektir. Bizim iki yıl önce başlattığımız bu çalışmada, bugün itibarıyla hedefimizin yüzde 70′ine ulaştık sayılır. 2010 yılında gerçekleştirilen Anayasa halkoylaması bu paketin en önemli adımlarından biriydi. 12 Eylül 2010 Halkoylaması, yargı için bir milat niteliği taşıyor. Bu, doğrudan doğruya milletimizin tasdikiyle, halkımızın onayıyla gerçekleştirilmiş bir hukuk reformudur. Bunu aziz milletimiz başardı. Yani, sizler başardınız. Yargıya millet eli değdi. Yargı, bir hizbin, dar bir anlayışın, bir grubun arka bahçesi olmaktan çıktı, milletin yargısı haline geldi.

Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi daha demokratik bir yapıya kavuştu. Bireysel başvuru, bu yılın, yani Eylül itibarıyla fiilen uygulaması başlıyor. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), daha katılımcı, geniş tabanlı, kürsüdeki hakim ve savcıların oyları ile oluşan demokratik bir yapıya büründü. Meslekten ihraç kararlarına karşı etkin itiraz ve yargı yolu açık bir kurul halini aldı. Bu sayede HSYK, birilerinin sözcüsü olmaktan, bir siyasi parti gibi işlemekten kurtuldu. Yargıtay ve Danıştay, fiziki olarak güçlendirildi, aynı şekilde personel, Hakim-Savcı açısından güçlendirildi. Daire ve üye sayısı artırıldı. Hakim-Savcı açığının telafi edilmesi için yoğun çaba sarf ediliyor. Avukatlardan Hakim-Savcı alımı yeniden başladı. Kısa süre içerisinde Hakim-Savcı açığında önemli iyileşmeler sağlanacak.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını devreye alıyoruz. Bu kapsamda Arabuluculuk Kanun Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonu’nda şu anda görüşülüyor. Mart ayına kadar yasalaşmasını öngörüyoruz. Mevzuatta ve uygulamada yargılama sürecini uzatan düzenlemeler teker teker ayıklanıyor.”

-Yargı reformu-

Yargı reformunun devamı niteliğinde olan ve hukuk mekanizmalarının işleyişini önemli ölçüde rahatlatacak bu paketle hukuk sisteminde bir dizi yenilik meydana geldiğini anlatan Başbakan Erdoğan, ”İnanıyorum ki bunlar uygulama aşamasına geçtiğinde, adalet mekanizmalarımız daha güvenilir bir şekilde işleyecek, daha hızlı tecelli edecektir” dedi.

Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, 3. reform paketinde yer alan değişiklikler hakkında bilgi de verdi. Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

”Yaptığımız bu düzenleme ile hiçbir vatandaşımız artık basit suçlar kapsamına giren suçlar nedeniyle hakim önüne çıkmak zorunda kalmayacak. Molotof Kokteyli kullananlar, patlayıcı madde kullanma suçundan cezalandırılacak. Yani molotofkokteyli kullanan, artık elini kolunu sallayarak dolaşamayacak. Her suçun nasıl cezai müeyyidesi varsa bunun da artık cezai müeyyidesi var. Hiçbir vatandaşımız, ömür boyu sabıkalı sayılmayacak.

Kamuoyunda uzunca bir süredir tartışılan tutukluluk meselesine ilişkin yeni bir çerçeve çizdik. Tutuklamanın alternatifi olarak, adli kontrol tedbirinin kapsamını genişletiyoruz. Ayrıca, tutuklama kararının verilmesini zorlaştırıyoruz. Kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tedbirin ölçülü olup olmadığı artık güçlü şekilde gerekçeli olacak. Diğer yandan yolsuzlukla mücadeleyi daha da etkin kılıyoruz. Özel yetkili mahkemelerde savunma hakkının kullanımını genişletiyoruz.

Yaptığımız en önemli düzenlemelerden biri de ifade ve yayın özgürlüğünün önündeki mevcut engelleri kaldırmak noktasındadır. Yine bu kapsamda ele alınabilecek bir düzenlemeyi yapıyoruz, yayın durdurma cezasını kaldırıyoruz. Daha önceden verilmiş tüm toplatma kararlarını hükümsüz hale getiriyoruz. Adli para cezasının ya da üst sınırı 5 yıldan fazla olmayan hapis cezası gerektiren bir suçtan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine imkan sağlıyoruz. Bu sayede, şu anda hakkında dava açılmış olan onlarca gazetecinin davası da işlemden kalkmış olacak.

Üçüncüsünü açıkladığımız bu yargı reformu paketi ile birlikte, adliye koridorlarında, mahkeme salonlarında bekleyen 2 milyon dosya etkilenecek. Altı aylık bir geçiş süreci içinde, yasaklı durumda bulunan 23 bin kitap özgürleşecek. Böylece Türkiye hem yargı ayıplarından, hem de yargı yükünden ciddi biçimde arınmış olacak. İnanıyorum ki, bu düzenlemeler Türkiye’nin demokrasi standartlarını daha da yükseltecek, dünyadaki itibarını daha da arttıracaktır.”



Diğer kurumlardaki 70 bin öğretmen geri çağrılacak

31 Ocak 2012 Yazan admin

MEB’nda olduğu halde okulda ders vermek yerine çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 70 bin öğretmeni


MİLLİ Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kadrosu Milli Eğitim Bakanlığı’nda olduğu halde okulda ders vermek yerine çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 70 bin öğretmeni geri çağıracağını açıkladı. Dinçer, bazı öğretmenleri TBMM’de danışman yapmak için kendisine başvuran Ak Parti, CHP, MHP ve BDP’li milletvekillerinin isteklerini de geri çevirdi. Konuyu TBMM Başkanı Cemil Çiçek’le paylaştığını belirten Dinçer, “Sayın Başkan bana hak verdi. Türkiye’de 660 bin kadrolu öğretmen var. Bu 70 bin de bunun içinde. Başka kurumlara geçmek istiyorlarsa, kadrolarını da aldırsınlar. Kadro işgal etmesinler” dedi. Artık bilgisayar kullanabilen, yabancı dil bilen öğretmenlere ihtiyaç olduğunu ve bakanlıkta da bu özellikleri taşıyan eğitimcilere öncelik verdiğini belirten Dinçer, şöyle konuştu:

Devamsızlıkta birinciyiz

“Dünya Bankası’nın raporunda oldukça ibretlik tespitler var. Tüm OECD ülkeleri içinde, işe geç kalma ve devamsızlıkta en yüksek oran Türkiye’deki öğretmenlerin. Bu raporların her biri, Türkiye’de değişik bilim adamlarının yaptığı analizlerden ve raporlardan hareketle ortaya konulmuş bir çalışma. Eğitimin niteliğinin artırılması için öğrencilerimizin sınıfta olması gerekir. Ama biz bu ülkede özellikle 2’nci yarıyılda, marttan, nisandan sonra çok değişik sebeplerle, mesela üniversite veya SBS’ye hazırlık kursları, 19 Mayıs, 23 Nisan sebebiyle çocuklarımızı sınıftan alıyoruz. Yine öğretmenlerimiz, çocuklar kursa gittikleri için etkin bir şekilde ders veremiyorlar, eğitime belki katkıları orada sınırlı kalıyor. Yine başka bir sorun da bu geçici görevlendirmeler, aile atamaları, sağlık atamaları yahut diğer atamalar sebebiyle 70 binden fazla öğretmen, şu anda Milli Eğitim Bakanlığı’nda kendi bulunduğu kadroda görev yapmıyor. Valiliklerde, il müdürlüklerimizde, öğretmen evlerinde, Gençlik Spor Bakanlığı’nda, Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda, TBMM’de öğretmen görevli. O görevlendirilmiş öğretmenlerin yerine biz öğretmen de koyamıyoruz, çünkü kadrosunu muhafaza ediyor. Böyle bir yapı içerisinde öğrenci ve öğretmen sınıfta değilse, dünyanın en güzel müfredatını hazırlasanız, eğitiminizin kalitesini nasıl artırırsınız?”

Asıl öğretmen alımı ağustosta

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, şubatta atanamayacak öğretmenlere umut verdi. Erdoğan Ulusa Sesleniş konuşmasında şunları söyledi: “Biz, eğitimin önündeki en büyük tehlikelerden birinin siyasallaşma olduğuna inandık. Bu inançla, diğer pek çok alanda olduğu gibi öğretmen atamalarında da objektif kriterleri benimsedik. Suiistimale, kayırmacılığa, partizanlığa son verdik. 29 bin yeni kadronun 17 bini Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmiş durumda. Bu vesileyle, şubat ve ağustos aylarında öğretmen alımlarını gerçekleştireceğimizin müjdesini vermek istiyorum. Ancak, esas alımları ağustos ayında gerçekleştireceğiz. Bunun özellikle bilinmesini istiyorum.”



Teknoloji ve Tasarımın 350 kontenjanı Açık kalacak!

30 Ocak 2012 Yazan admin

BÖTE, TEF ve MEF Mezunları UYARIYOR! ACİLEN BU DURUM DÜZELTİLMELİ!


2011 yılında gerçekleşen öğretmen atamalarında Teknoloji ve Tasarım
öğretmenliğine kaynak olan 1. Öncelikli bölümlerin öğretmen sayısı
yetersiz olduğundan Talim ve Terbiye Kurulunun 11/05/2011 tarihli ve
B.08.0.TTK.0.07.04.00.360.04/
3192 sayılı kararına göre ;

Teknoloji ve Tasarım Alanına kaynak olarak belirlenen 12/07/2010
tarihli ve 74 sayılı Kararla değişik 07/07/2009 tarihli ve 80 sayılı
Talim ve Terbiye Kurulu Kararı eki Çizelgedeki yükseköğretim
programları mezunlarından, taban puanı aranmadan başvuruda
bulunanların tamamının puan üstünlüğü esasına göre atanmasından sonra
Teknoloji ve Tasarım Alanı Öğretmenliği açığının giderilememesi
durumunda, 2011 yılı atama dönemlerine mahsus olmak üzere aynı kararın
Ahşap Teknolojisi, Aile ve Tüketici Bilimleri, Bilişim Teknolojileri,
Büro Yönetimi ve Sekreterlik, El Sanatları Teknolojisi,
Elektrik-Elektronik Teknolojisi, Giyim Üretim Teknolojisi, Görsel
Sanatlar/Resim, Grafik ve Fotoğraf, İnşaat Teknolojisi, Konaklama ve
Seyahat Hizmetleri, Makine Teknolojisi, Matbaa, Metal Teknolojisi,
Metalurji Teknolojisi, Motorlu Araçlar Teknolojisi, Muhasebe ve
Finansman, Plastik Teknolojisi, Sanat ve Tasarım, Seramik ve Cam
Teknolojisi, Tekstil Teknolojisi, Tesisat Teknolojisi ve
İklimlendirme, Yiyecek ve İçecek Hizmetleri alanına kaynaklık teşkil
eden yükseköğretim programlarından mezun olanların bu alan
öğretmenliğine atanmaları ancak bu şekilde atananların hizmet içi
eğitim kursundan geçirilmeleri, uygun görülmüştür.

3. öncelikli olan BÖTE, TEF ve MEF mezunu öğretmenlerden açığı kapatılmıştır.

03 Şubat 2012 tarihinde gerçekleşecek olan öğretmen atamalarında
Teknoloji ve Tasarım bölümüne 386 adet kontenjan verilmiş olup bu
açığın aşağıda bağlantı adresi verilmiş sıra öğrenme formunda yazan 1.
Önceliklerden kapanacağı hesaplanmaktadır.

Ancak MEB’in http://atama.meb.gov.tr/sonuclar/kpss_sira_2012/brans_sirasi_bul.asp?Sonuc=sonucGoster
bağlantısında 1. Öncelikli öğretmen sayısı hesaplanırken bir hata
yapılmaktadır. Bu hata şudur;

http://atama.meb.gov.tr/sonuclar/kaynak_okul_tamami/kaynak_okullar.asp?Sonuc=sonucGoster

bağlantısında alanlara kaynak olarak yazan bölümlerin özel şartları
vardır. Bunlardan 1. Sini açıklayalım. Başında 28 kodu olan bölümlerin
sistem toplam mezununu hesaplıyor ancak; 28 kodunu taşıyorsanız siz
başvuru yaptığınızda size Not 1 uyarısını veriyor sistem.

Peki, bu not 1 uyarısı nedir:

28-Talim ve Terbiye Kurulunun 12/05/2006 Tarih ve 133 Sayılı Kararı
gereğince, daha önce uygulamadan kaldırılan “İş Eğitimi (İş ve Teknik
Eğitimi, Ev Ekonomisi, Ticaret)” alan öğretmenliğine kaynak
fakültelerin ilgili bölümlerine 2006-2007 öğretim yılı ve öncesinde
kayıt yaptırdığını belgelendirenler.

1-Şimdi gelelim 2. Açıklama ya : Başında 1 kodu olanlara ise başvuru
ekranında bölümünü girdikten sonra gelen uyarı şu şeklidedir:

“Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans”, Milli Eğitim
Bakanlığı ile Yüksek Öğretim Kurulu İşbirliği ile açılan “Pedagojik
Formasyon” vaya 33 kredilik “İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Sertifika”
programından herhangi birini başarı ile tamamladığını
belgelendirenler.

Bu özel şartları taşıyanların sayısı ise azami 30 kişidir. MEB
sıralama sistemi bölümlerin toplam KPSS 10 puanını almış kişileri
hesaplarken bu özel şartları hesaba katmadığından total sayıyı
vermektedir. Bu duruma göre en az 356 kontenjan açık oluşacaktır.

Sonuç olarak 2011 yılı atamalarında olduğu gibi bu hakkın tekrar BÖTE,
TEF ve MEF mezunlarına 3. Öncelik olarak verilirse bu açık
kapatılacaktır. BÖTE, TEF ve MEF mezunları zaten 4 yıl süren fakülte
öğrenimi sürecinde aldıkları teknik alt yapı donanımı bu alan için
uygundur. Talim ve Terbiye Kurulu üyeleri de böyle düşünmüş olacak ki
2011 yılı atamalarında açık sayısı genel branşlar içinde 6. Olan ve
yaklaşık 8000 açığı olan bu bölüme en yakın olarak BÖTE, TEF ve MEF
alanlarını kaynak göstermişlerdir.

Biz bu hakkın 2012 yılı atamalarında da devam etmesini ve bunun sadece
2011 yılına ait bir seçim yatırımının ötesine geçip ülkemiz için bir
eğitim yatırımı olmasını istiyoruz.



İstanbul ve yakın İller için TESİSAT VE TAMİRAT İŞLERİ için TIKLYANIZ.