Eylül, 2010 için Arşiv
Okul bahçesinde öldüren kavga: 1 ölü
30 Eylül 2010 Yazan admin
Güngören’deki bir ilköğretim okulunda tost sırasında çarpışmayla başlayan tartışma kavgaya dönüştü. Düşerek başını beton zemine çarpan öğrenci hayatını kaybetti. Kavgaya karışan diğer öğrenci gözaltında…
Güngören’de bir ilköğretim okulunun bahçesinde kavga eden 2 öğrenciden 1′i, başını beton zemine çarparak hayatını kaybetti.
Alınan ilk bilgilere göre, 14 yaşındaki Mustafa Kutlar ile kimliği açıklanmayan başka bir öğrenci arasında Güngören’deki okulun bahçesinde kavga çıktı. Kavga sırasında başını beton zemine çarptığı öğrenilen Kutlar, Özel Hizmet Hastanesine kaldırıldı.
Kutlar, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
GÜNGÖREN’DE OKULDA ARKADAŞINI YUMRUKLADIĞI VE ÖLÜMÜNE SEBEBİYET VERDİĞİ GEREKÇESİYLE BİR ÖĞRENCİ GÖZALTINA ALINDI
Güngören’de ilköğretim okulu öğrencileri arasında çıkan kavgada, arkadaşının ölümüne sebebiyet verdiği gerekçesiyle bir öğrenci gözaltına alındı.
Tozkoparan semtindeki okulun 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Mustafa Kutlar’ın yaralanarak kaldırıldığı hastanede ölümüne ilişkin aynı sınıfta öğrenim gören Ş.K. gözaltına alındı. Ş.K, sosyal görevli nezaretinde bilgisine başvurulmak amacıyla Üsküdar’daki Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.
Öte yandan, Kutlar ile bu öğrenci arasındaki kavganın, teneffüste tost kuyruğunda meydana geldiği öğrenildi.
Ş.K’nın, elinde tost olduğu sırada Kutlar ile tartıştığı ve onun boyun bölgesine yumruk attığı, kısa süreli baygınlık geçiren Kutlar’ın düşerken beton yükseltiye başını çarparak ağır yaralandığı, öğretmenleri ve arkadaşları tarafından Özel Hizmet Hastanesine kaldırılmasına rağmen hayatını kaybettiği belirtildi.
Yapılan incelemelerin ardından Kutlar’ın cenazesi, otopsi amacıyla Adli tıp Kurumu’na gönderildi.
Bu arada, 14 yaşındaki şüpheli Ş.K’nın ise bilgisine başvurulması ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından yarın savcılığa çıkarılacağı bildirildi.
AA
Burçlar karakterimizi nasıl etkiliyor?
30 Eylül 2010 Yazan admin
Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, aynı radyo ve televizyon dalgaları gibi yeryüzüne yayılan kozmik ışınların ruh halimizi ve davranışlarımızı etkilediğini söyleyerek, burçların karakter ve davranışlarımız üzerindeki etkilerini anlattı.
Burçlar nedir?
“Burç adını verdiğimiz sistem, Samanyolu galaksisi içerisinde bulunan, dairesel olarak dizilmiş 12 takımyıldızdan oluşmuştur. Her takımda 500 milyon ile 1 milyar arasında yıldız mevcuttur. Güneş, her yıl gökyüzünün yirmi sekiz yerine taksim edilmiş olan bu on iki burcun tamamından geçer, ay’a ise her ay uğrar. Uçsuz bucaksız evreni anlayabilmek ya da teleskoplarla araştırabilmek şimdilik çok kısıtlıdır. En gelişmiş teleskopik araştırmalarla bile tüm evrenin ancak milyonda birini inceleyebilmekteyiz. Henüz ulaşamadığımız uzak evren bölgelerinde, ne olduğunu bilmiyoruz. Ama bilim adamları kâinatın yanı sıra başka boyutta paralel evrenlerden de söz etmektedirler.”
“Dolayısıyla, içinde bulunduğumuz evren, sayısız katmanlardan oluşan yoğun bir enerji kütlesinden ibarettir. Bu yoğun enerji, evrene sürekli olarak değişik frekanslardan ve dizilimlerinden oluşan titreşimler yaymaktadır. İşte milyarlarca yıldız kümelerinden oluşan burç sistemlerinden dünya’ya değişik dalga ve frekanslarda kozmik ışınlar gelmektedir.”
Burçlar bizi nasıl etkiler?
“Yeryüzüne ulaşan kozmik ışınlar beynimizle iletişime geçmekte ve bu ışınlar, ruh halimizi ve davranışlarımızı olumlu ya da olumsuz etkilemektedirler. Bu yüzden insan doğduğunda dünya, hangi burç sisteminin etkisinde ise, o yıldız takımının yaydığı kozmik dalgalara maruz kalmaktadır. Hatta yıldız etkileşimleri nedeni ile insan beyni ile etkileşime giren ışınlar çok yoğun olduğunda, bünyeye zarar verebilmektedir.”
“Aynı burçtan olan kişilerin bir takım kişilik özelliklerinin ve karakterlerinin uyuşması, bu kişilerin yeni doğduklarında henüz korumasız olan kognitif beyin merkezlerinin aynı yıldız kümelerinden etkilenmesine bağlıdır. İnsanlar doğduklarında, beyin henüz tekâmüle ulaşmamıştır ve dış etkenlere karşı son derece duyarlı durumdadır. Bu yüzden beyinin prefrontal korteks bölgesindeki ve limbik merkezlerdeki davranışlarımızı düzenleyen hassas yapılar, doğumdan hemen sonra burç sistemlerinin etkisi altına girmektedir.”
Burçların etkilediği davranış ve sistemler…
“Burç sistemlerinden en çok etkilenen beyin bölgesi, duygu ve düşüncelerimize şekil veren ve psikosomatik davranışlarımızı belirleyen prefrontal korteksdir. Prefrontal korteksin; dikkatin sürdürülmesi, planlama, muhakeme etme ve ahlaki yargı, dürtü kontrolü, organizasyon, kişinin kendini izlemesi ve özeleştiri, etkin problem çözme yeteneği, eleştirel analitik düşünme yeteneği, ileriye yönelik düşünme yeteneği, deneyim ve hatalardan öğrenme, duyguları tanıma ve yaşayabilme, limbik sistemin kontrolü, empati ve kısa süreli bellek gibi görevleri de vardır. Bu özelliklerin hepsi kişiliğin gelişmesinde, karakterin şekillenmesinde rol oynar.”
“Özetle; prefrontal korteks, bütün sinir sistemi aktivitelerinden gelen bilgileri dikkatlice toplar, bütünleştirir, formülleştirir, uygular, denetler, değişiklikler yapar ve yargılar. Dolayısıyla düşünce oluşumundan başlayıp hareket organizasyonuna, sonrasında icra’ya geçen zincirde, önemli bir fonksiyona sahiptir. Ağırlıklı olarak frontal ve prefrontal beyin korteksini etkileyen burç sistemleri, kişinin davranış disiplinine, olaylara karşı tutum ve tepkilerine, duygu durum yapısına ve genel itibariyle kişilik ve karakter özelliklerine damgasını vurmaktadır. Burçların bitiş ve başlangıç dönemlerinde doğan kişiler nispeten farklı sistemlerden etkilenmekte, böylece daha az spesifik burç özelliği taşıyan kişiler olabilmektedir. Bu nedenle ‘’her bireyin mutlaka burcunun özelliklerini göstermelidir’’ diye bir kural söz konusu değildir.”
Yükselen burç da önemli…
“İnsan hal ve davranışları üzerinde yükselen burcun da etkisi vardır. Yükselen burcun tespit edilebilmesi için doğduğunuz ay, gün ve yılı bilmenizin yanı sıra doğduğunuz saati ve doğum yerinizi de bilmeniz gerekiyor. Çünkü yükselen burç; doğduğunuz anda, doğduğunuz yere göre ufuk çizgisinde yükselmekte olan burç demektir.”
Astroloji de güneş; canlılık kaynağı olup insana verdiği enerji ve hareketlilik ile bilinmektedir. Ay ise daha çok duygusal yapıyı ve hisleri etkiler.
Yıldızname nedir?
Eski alemlerin ‘’yıldız name’’ (halk arasında yıldız falı denmektedir) dedikleri durum, burçlar konusunda bilgili ve tecrübeli kişilerin yıldız kümelerinin hareketlenmelerine bakarak, insan davranışlarını tahmin edebilme yeteneğidir.” Astroloji(burçların insan hayatına olan etkilerini araştıran bilim dalı) de, güneş, canlılık kaynağı olup insana verdiği enerji ve hareketlilik ile bilinmektedir. Ay ise daha çok duygusal yapıyı ve hisleri etkiler.
Burçlar gelecek hakkında bilgi verir mi?
“Burçlar, birçok insanın sandığı gibi hiç bir zaman geleceği göstermez. İlerde olacaklar hakkında bilgi vermez. Bu yüzden burçları bir kehanet bilimi olarak düşünmemelidir.”
Burçlar ve Sağlık
KOÇ(21 Mart-20 Nisan): Koç burcu temelde başı yönetir. Özellikle de üst beyin olarak adlandırılan bölgeyi etkiler. Koç etkisi en yoğun olarak sinir ağrısı olarak da bilinen baş ağrısı olarak algılanır. Geleneksel olarak Koç burcunun yöneticisi olan Mars’ın ise sol kulak, böbrekler, damarlar, genital bölgeler ve seks hormonları üzerinde etkisi vardır.
BOĞA(21 Nisan-20 Mayıs): Beyincik yada alt beyin Boğa burcunun yönetimi altındadır. Ayrıca boyun, kulaklar, ağız, çenenin aşağısı ve gırtlak da Boğanın etki alanına girer. Boğaların aşırı yemekle ün salmaları ağız bölgelerindeki bu etkilenmedendir. Vücut sıvılarındaki kalsiyum seviyelerini kontrol eden paratiroid bezi Boğanın etki alanındadır.
İKİZLER(21 Mayıs-21 Haziran): İkizler burcu Akciğerler ve ona ait nefes boruları, omuzlar, kollar, eller ve parmakları yönetir. İkizlerin yöneticisi olan Merkür ise, zihinsel aktiviteyle ilgilidir. Kadim astrologlar bu gezegeni dil, safra ve kaba etlerle ilişkilendirirlerken, modern astrologlar tüm sinir sistemi ile bağlantılı olduğunu öne sürerler.
YENGEÇ(22 Haziran-22 Temmuz): Yengeç burcu göğüsler, mide ve tüm beslenme kanalları ile ilgilidir. Yengeç burcunun yöneticisi Ay ise mide, rahim ve tat duyumları üzerinde etkilidir. Aynı zamanda vücudun sol yarısını kontrol eder. Modern astrolojide tüm beslenme sistemi üzerindeki etkisinden söz edilir.
ASLAN(23 Temmuz-23 Ağustos): Aslan burcu kalp, omurga ve sırtla ilgilidir. Aslan burcunun yöneticisi Güneş ise beyin, kalp, adale ve tendonlarla, vücudun sağ yarısını kontrol eder. Modern astrolojide güneş, endokrin sistem; özellikle çocuklukta önem taşıyan timus bezi ve vücudun bağışıklık sistemi ile doğrudan ilgilidir.
BAŞAK(24 Ağustos-23 Eylül): Başak burcu barsaklar, solar plexus ve sinir sistemiyle ilgilidir. Başak burcunun yöneticisi Merkür’ün etkili olduğu bölgeler ise İkizler burcu başlığında gösterilmiştir.
TERAZİ(24 Eylül-23 Ekim): Böbrekler genel olarak Terazi burcu tarafından yönetilir. Tüm bel ve bel altı bölgeler de bu burcun etki alanındadır. İdrarla ilgili problemler de bu burçla ilişkilendirilir. Terazi burcunun yöneticisi Venüs hem Terazi hemde Boğa burcunun kontrol alanlarında etkilidir.
AKREP(24 Ekim-22 Kasım): Akrep burcu seksüel organları yönetir. Burçlar kuşağının en yüksek cinsel aktiviteyle ilişkilendirilen burcudur. Mesane, prostat ve kalın barsağın makada birleştiği kısım (Rectum) bu burcun etki alanındadır. Bu burcun yöneticisi Mars Koç başlığında gösterilmiştir. Pluto’da Mars’la aynı bölgeler üzerinde etkilidir.
YAY(23 Kasım-21 Aralık): Yay burcu kalça, uyluklarla kan damarlarını yönetir. Yay burcunun yöneticisi Jüpiter ise Karaciğer, atar damarlar ve meni ile ilgilidir. Ayrıca vücudun gelişmesini, hormon üretimlerinin düzenlenmesini sağlayan temel bezleri yönetir.
OĞLAK(22 Aralık-20 Ocak): Oğlak burcu dizleri, kemikleri ve dişleri yönetir. Bu burcun yöneticisi Satürn; dalak, mesane, lenf ve kemikler üzerinde etkilidir. Ayrıca uylukları, kemik dokularını, cinsel ve kas gücünü sağlayan bezlerin düzenlenmesini etkiler.
KOVA(21 Ocak-19 Şubat): Kova burcu dolaşım sistemi üzerinde etkilidir. Kadim astrolojideki yönetici gezegeni Satürn’ün etkisi Oğlak burcu başlığında gösterilmiştir. Modern astrolojideki yöneticisi Uranüs ise eterik bedendeki Üçüncü göz ile ilişkilendirilmiştir.
BALIK(20 Şubat-20 Mart): Balık burcu ayakları yönetir. (Aynı zamanda tüm tıbbi uygulamaları yönettiği de söylenir.) Geleneksel yöneticisi Jüpiter’in etkileri Yay başlığında gösterilmiştir. Modern astrolojideki yöneticisi Neptün ise hislerle ilgili organların gönderdiklerinin beyinde karşılığını bulduğu thalamus’u etkiler.
Tek Tip Askerlik Rafa Kaldırıldı
30 Eylül 2010 Yazan admin
Tek Tip askerlik rafa kaldırıldı…
Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’in göreve gelmesiyle tartışılmaya başlanan Tek-Tip Askerlik’te Ak Parti kararını verdi.
Başta Başbakan olmak üzere Ak Parti yöneticilerinin Tek-Tip askerliğe sıcak bakmadıkları açıklandı. Samanyolu Haber’e özel açıklama yapan Ak Parti Genelbaşkan Yardımcısı Hüseyin Çelik; “tek tip askerlik Ak Parti’nin projesi değil ve sıcak bakmıyoruz” dedi. Başbakan Erdoğan’ın da buna sıcak bakmadığını söyleyen Çelik, “Genelkurmay çalışmasını yapar fakat son kararı hükümet verir, hükümet tek tip askerliğe sıcak bakmıyor” dedi.
Bu açıklamayla birlikte dün Ak Parti MYK’da da gündeme gelen ve sıcak bakılmayan tek tip askerliğin rafa kalkması kesinleşti.
SHaber
KPSS’yi 2011′den itibaren MEB yapacak
30 Eylül 2010 Yazan admin
Öğretmenlik alımının, 2011 yılından itibaren MEB tarafından ve bütün branşlarda ayrı ayrı sınavlarla yapılması kesinleşti.
Skandalın öğretmen atamalarını ve eğitimin işleyişini engellemesi üzerine harekete geçen bakanlık, öğretmenlik alım sınavını Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) sorumluluğundan alacak. Öğretmenlik alımının, 2011 yılından itibaren MEB tarafından ve bütün branşlarda ayrı ayrı sınavlarla yapılması kesinleşti. ÖSYM, kopyanın ardından ertelenen KPSS’yi 31 Ekim’de son kez yapacak. Çalışmayla bir yıl boyunca aralarında üniversite sınavının da yer aldığı 38 ayrı sınav düzenleyen ÖSYM’nin yükü hafifleyecek. Yeni sınav sisteminde, adaylar bütün derslerden değil, branşlarına göre sınava alınacak. Böylece alan yeterliliği dikkate alınacak.
Bu yıl 10-11 Temmuz’da yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı’na giren 3 milyon 254 bin 86 adaydan 835 bini üniversite mezunu. Bunlardan yaklaşık 300 bini öğretmen adayı. Öğretmen adayları, yaşanan kopya skandalıyla büyük şok yaşarken yıllarca emek vererek hazırlandıkları sınavın soru hırsızlığı sebebiyle iptal olmasıyla mağdur oldu. Skandal üzerine sınav sisteminde değişiklik yapmanın gerekliliğini gören YÖK ve MEB, ÖSYM’yi yeniden yapılandırıyor. Bu kapsamda kurumun sorumluluğu da azaltılıyor. Özellikle üniversite mezunlarının gireceği KPSS sınavları artık MEB’in bünyesinde yapılacak. Yüz binlerce öğretmen adayını ilgilendiren yeni sistem, MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilecek. 2011′de hayata geçecek sistemle her branşta yapılacak özel sınavlarla öğretmen adaylarında ‘alan yeterliliği’ dikkate alınacak. Böylece tarih öğretmeni adayı tarih, matematikçi ise sadece matematik sınavından sorumlu olacak. Daha önce öğretmen adaylarının genel kültür ve genel yetenek alanlarında her dersten sorumlu tutulduğunun altını çizen MEB yetkilileri, “Üniversiteden mezun olan öğrenci kendi alanında uzmanlaşmak yerine içeriği tamamen kendi alanının dışındaki sınava zaman harcıyordu. Bu artık son bulacak.” diyor.
KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı üzerindeki çalışmalar ise sürüyor. Bu yıl sonunda bitmesi beklenen hazırlıklara göre Eğitim Bilimleri Sınavı da her branşın kendi ölçü ve tekniklerine göre düzenlenecek. Halen 84 farklı branşta öğretmenlik bulunuyor. Eğitim Bilimleri Sınavı’nın alana göre düzenlenmesi için son çalışmaların yapıldığını belirten yetkililer, yeni sınavda sadece alan yeterliliği isteneceğini vurguluyor.
zaman
ÖSYM’de sorulara kozmik güvenlik
30 Eylül 2010 Yazan admin
KPSS’de kopya skandalı sonrası sınav sisteminin son teknolojiyle donatılması için düğmeye basıldı. Kişiye özel kitapçık, fotoğraflı cevap anahtarı ve soruların bulunduğu kutulara çipli takip sistemi geliyor.
Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan (KPSS) başlayarak neredeyse tüm sınavlara yayılan kopya skandalı sonrası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nde (ÖSYM) ‘güvenlik harekatı’ başlatıldı.YÖKBaşkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ÖSYM’deki açıkların tespiti ve sınavlarda alınacak önlemler için özel bir rapor hazırlattı. Anadolu Üniversitesi öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Hakan Şenel ve Erhan Akmen tarafından hazırlanan raporda, sınav sisteminde kullanılabile-cek sonteknolojigüvenlik yöntemleri anlatıldı. ÖSYM’nin güvenliğiyle ilgili ilk kez hazırlandığı ortaya çıkan raporu inceleyen Prof. Özcan, önerilen sistemin 2011’den itibaren yapılacak sınavlarda kullanılması talimatını verdi. Yeni düzenlemelere göre sınavlar şu sıkı güvenlik önlemleri altında yapılacak:
ADAYA ÖZEL KİTAPÇIK
Soru kitapçıkları dijital baskı sistemlerinde basılacak. Böylece halen uygulanan ofset matbaa aşamasındaki gibi kitapçıklar alınamayacak. Her adayın, kendine özel cevap anahtarı, diğer tüm adaylardan farklı soru kitapçığı olacak. Soruların yeri her kitapçıkta karıştırılacak. Böylece A, B, C, D gibi birkaç grupta değil, sınava giren aday sayısı kadar farklı kitapçık türü ve cevap anahtarı yer alacak. Soruların bluetooth teknolojisiyle servis edilemesinin önüne geçilmiş olacak.
SORU KOLİLERİNE ÇİPLİ TAKİP
Kitapçıkların kişiye özel basılmasından sonra, üç tarafına holospotlu güvenlik bandı takılacak. Kitapçıklara sıkıca iliştirilecek birkaç milimetre karelik bir bilgi alanına sahip holospot bant, yüksek çözünürlüklü bir lazerle veri taşıyıcıya yazılmış gizli güvenlik özelliklerini barındıracak. Soru kutuları içine uzaktan izleme çipi gibi elektronik sistemler konulacak. Böylece kutuların ne zaman açıldığı, kutulardan birinin diğerlerinden uzaklaştırılması saniye saniye tespit edilecek.
FOTOĞRAFLI CEVAP KAĞIDI
Cevap kağıdının üzerine adayların fotoğrafları basılacak. Böylece adayların yerine başkaları sınava giremeyecek. Sınav sonrasında cevap anahtarı ve kitapçıklarının bulunduğu kutular açılır açılmaz, kitapçık ve anahtarlar ayrılacak. Cevap anahtarı taranarak, kopyaları Dijital Kasa Sistemi’ne atılacak. Cevaplar, kağıtlarının tamamı tarandıktan sonra, sınava girenlere web üzerinden anahtarıyla birlikte sunulacak.
AÇIK UÇLU SEÇENEK GELİYOR
Sadece test sorularının olduğu sınavlarda kopya tespitinin güçlüğü nedeniyle adaylara açık uçlu sorular da yöneltilmesi de planlanıyor. Test kanalıyla ölçülemeyen becerilerin değerlendirilmesi de mümkün olacak. Kişiye özel, fotoğraflı cevap kağıtlarının üst bölümüne test yanıtları kodlanacak. Alt bölüme de açık uçlu soru yanıtları el yazısıyla yazılacak.
TEST BİRİMİNE ISO STANDARDI
ÖSYM Test Araştırma Birimi, TS ISO 2700x standartlarına göre güvenlik altına alınacak. Dijital matbaa sistemleri, TS ISO 2700x standartlarına göre inşa edilen binaya taşınacak.
HER ÇALIŞANA ÖZEL ŞİFRE
ÖSYM yönetimi tarafından “Kırmızı alan” adı verilen soruların depolandığı bölümün kapısına iki güvenlik görevlisi konularak, giriş-çıkışlar yasaklandı. ÖSYM’de daha önce beş kişinin bilgisayarlarda aynı şifreyi kullandığı tespit edilirken, yeni uygulama ile bilgi işlem bölümündeki sistem giriş şifreleri kişiye özel hale getirildi. Böylece kimin hangi işlemi yaptığı da belirlenebilecek.
Sınav yeri değişikliği sistemi çöktü
İptal edilenKPSSEğitim Bilimleri Testi’nin yeniden yapılması hakkında ÖSYM, sınav yeri değişikliği için başvuru toplamaya başladı. Ancak başvuruların yapılabildiği ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) çökünce öğretmen adayları zor durumda kaldı.
STAR GAZETESİ
Okul yerine günleri otobüste geçiyor
30 Eylül 2010 Yazan admin
KAHRAMANMARAŞ’ın Türkoğlu İlçesi’ne bağlı Beyoğlu Beldesi’nde, Aşağı Sarılar İlköğretim Okulu’nun ana sınıfındaki çocuklara bahçeye yerleştirilen eski belediye otobüsünde eğitim verilmesine veliler tepki gösterdi.
Okul bahçesine park edilen otobüste çocuklarının eğitim gördüğüne dikkati çeken veliler, otobüsün bir an önce gönderilmesini istedi. 6 yaşındaki çocuğunu bu yıl anaokuluna yazdırdığını söyleyenMHPBelde Başkanı Talip Polat (42), öğrencilerin otobüste eğitim göreceğini öğrendiğinde şoke olduğunu söyledi. Okul idaresi ile defalarca görüştüğünü anlatan Talip Polat, “Çocuğum yeni eğitim ve öğretim yılı başladığında büyük bir hevesle okula geldi. Ancak otobüste eğitim göreceğini öğrendiğinde bana bazı sorular sormaya başladı. Böyle bir şey olabilir mi? Hangi çağda yaşıyoruz” dedi.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Gerek okul idaresi, gerekse ilçe milli eğitim müdürlüğü ile görüştüğünü ancak bir netice alamadığını vurgulayan Polat, çocukların otobüste psikolojilerinin bozulacağını, bundan dolayı okul müdürü Mehmet Hasırcı ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü hakkında Türkoğlu Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi. Küçücük çocukların otobüse sığdırılmaya çalışıldığını iddia eden Talip Polat, “Bir kere çocuklarda psikoloji denen bir şey kalmaz. Çünkü diğer arkadaşları sınıfta, kendileri ise otobüste. Ayrıca sıcak havalarda otobüsün içi hamam gibi oluyor. Hava sirkülasyonu yok. Klima takılmış, bu sefer de çocukların sağlığı bozuluyor. Yetkililerin bir an önce bu konuya el atmasını istiyorum. Aksi takdirde çocuklarımı okula göndermeyeceğim” diye konuştu.
Öte yandan, üzerinde ‘Senem Ayşe Anaokulu Kelebekler sınıfı’ yazılı olan eski belediye otobüsünün kent merkezindeki Senem Ayşe Anaokulu’na ait olduğu ve periyodik olarak anaokulu olmayan yerleri gezerek hizmet sunduğu bildirildi.
DHA
‘YÖK’ü kaldırma konusunu oturalım konuşalım’
29 Eylül 2010 Yazan admin
Marmara Üniversitesinin 2010-2011 akademik yılı açılış töreni, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla üniversitenin rektörlük binasında başladı..
Başbakan Erdoğan, Marmara Üniversitesinin yeni akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, 12 Eylülden kalan her şeyi konuşmaları gerektiğini ve bundan rahatsızlık duymadığını söyledi.
Erdoğan, YÖK ile ilgili olarak muhalefetin bundan önceki genel başkanına (Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal) ”Gelin YÖK’ü kaldıralım” dediğini, ancak ”YÖK’ü kaldırmak rejim meselesi olur” cevabını aldığını belirterek, şunları söyledi:
”Şimdi yeni genel başkan ‘YÖK’ü kaldıralım’ diyor. Halef selef olduğunuz genel başkan ‘Rejim meselesi olur’ demişti. Şimdi sen, ‘Gel kaldıralım’ diyorsun. Fakat biz diyoruz ki biz YÖK’ü de konuşalım, oturalım, değerlendirelim, bizim derdimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. En ideali olan neyse onu yapalım. Başörtüsü sorununu da konuşalım. TESK’in Genel Kurulu öncesinde kendisiyle (Kemal Kılıçdaroğlu) 10-15 dakika konuştuk. Bakın siz görevdesiniz, biz de görevdeyiz. Bizim Diyanet İşleri Başkanlığımız var. Sağa sola gitmeye gerek yok. Diyanet İşleri Başkanlığımızla, hatta istemiyorsanız başkalarını da katarak bu işin içine, yeterli görmüyorsanız ilave bazı bilim adamlarını da katalım onların da görüşlerini alalım. Oturalım değerlendirelim, şu sorunu bir defa ortadan kaldıralım. Kaçak göçek olmasın iş, rahat olsun. İnanç özgürlüğüne, eğitim özgürlüğüne bu kadar müdahil olmanın artık anlamı yok. Bu ülkede hangi düşüncede hangi inançta olursa olsun, ne taraftan olursa olsun, şu mahalle baskısı adı verdikleri şeyleri ortadan kaldıralım. Herkes hür olsun rahat olsun. Bu ülkenin yararına olacak ne varsa her şeyi masaya getirelim. Hepsini istişare edelim. Ama lütfen gençlerimize örnek olmak adına bunu samimiyet duygusuyla yapalım. Siyasetçilerin samimiyet testini siyasetçiler yapmaz, seçmenler yapar. Siyasetçinin ne söylediğine bakarlar, nasıl söylediğine bakarlar, söylediklerinin arkasında duruyor mu durmuyor mu ona bakarlar ve ona göre karar verirler.”
Başörtüsü meselesi
Başbakan Erdoğan, şimdi muhalefetin çıkarak ”12 Eylül ile yüzleşecekseniz hadi o zaman YÖK’ü kaldırın” dediğini ifade ederek, bunu söyleyenlerin, 12 Eylül sonrası dönemde bu ülkede zaman zaman iktidar ortağı da olduklarını, onların iktidar oldukları dönemlerin, YÖK’ün bilim ve bilim insanları üzerindeki baskısının en ağır şekilde hissedildiği dönemler olduğunu söyledi.
O gün YÖK’ü kaldırmak için adım atmayanların, bugün de 12 Eylül ile yüzleşmek için adım atmadıklarını belirten Erdoğan, ”Başörtüsü meselesinin mucitleri olanların, 30 yıl boyunca bu meseleyle Türkiye’yi meşgul edenlerin, sorunun çözümünün önünde duranların, bugün çözüm istediklerini ifade ettiklerini” anlattı.
Başbakan Erdoğan, ”İnanın, söylediklerinde samimi olmalarını diliyoruz ve buna inanmak istiyoruz. Biz, dün olduğu gibi bugün de Türkiye’yi aydınlığa taşıyacak, demokrasinin standartlarını daha ileri noktalara götürecek her türlü projenin içinde olacağımızı, destek vereceğimizi, işbirliği yapacağımızı bütün samimiyetimizle ifade ediyoruz” dedi.
Okul Öncesi Öğretmenliği lisans tamamlama programı açılıyor
29 Eylül 2010 Yazan admin
MEB Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü 21/09/2010 tarih ve 2881 sayılı “2+2 Lisans Tamamlama” konulu yazıları
Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü 21/09/2010 tarih ve 2881 sayılı “2+2 Lisans Tamamlama” konulu yazıları ile Anadolu Üniversitesinde Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans Tamamlama Programı açılacağını bildirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğünün 21/09/2010 tarih ve 2881 sayılı “2+2 Lisans Tamamlama” konulu yazılarında; “Bakanlığımız ile Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü arasında imzalanması tasarlanan protokol gereğince; Millî Eğitim Bakanlığı Eğilim Kurumlarında Okul Öncesi Eğitimi ve/veya Çocuk Gelişimi ve Eğitimi ön lisans mezunu Okul Öncesi Öğretmenlerinin Lisans düzeyinde öğrenim görmesi kararlaştırılmıştır.
Bu amaçla öğrenim gideri ve Bakanlar Kurulunca belirlenen Cari Hizmet Maliyetleri ile öğrenci Katkı Payı kendilerince ödenmek kaydıyla, 2010–2011 Eğitim-Öğretim yılında adı geçen üniversitede “Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans Tamamlama Programı” açılacaktır.
Bu kapsamda, yukarıda belirtilen programlardan ilinizdeki Okul Öncesi Eğitim kurumlarında (anaokulu, ana sınıfı ve uygulama sınıfları) kadrolu olarak görev yapan Okul Öncesi Eğitimi ile Çocuk Gelişimi ve Eğitimi ön lisans mezunu öğretmenlerden bu programa katılmak isteyenlerin Müdürlüğünüzce acilen belirlenerek, bilgilerinin ekteki Excel ortamına uygun olarak doldurulup en geç 30.09.2010 tarihine kadar Genel müdürlüğümüzün ooegm@meb.gov.tr adresine elektronik ortamda gönderilmesini önemle rica ederim. ” Açıklamasında bulunuldu.
10 bin polis alımı başvuruları başladı
29 Eylül 2010 Yazan admin
Emniyet Genel Müdürlüğünce, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonuçlarına göre 10 bin polis adayı alınacak. Başvurular bugünden itibaren 14 Ekime kadar yapılabilecek.
Emniyet Genel Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre, polis meslek eğitim merkezlerine alınacak öğrencilerin başvuru işlemleri bugün başladı.
Gelecek yıl başlatılacak 10. ve 11. dönem polis meslek eğitimlerine, 2009 ve 2010 yıllarında KPSS-P3 puan türünden 60 ve üzerinde puan alan ve en az 4 yıllık yükseköğretim kurumlarından veya denkliği kabul edilen yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olanlar başvurabilecek.
Polis meslek eğitimlerine 9 bin 500′ü erkek, 500′ü kadın toplam 10 bin aday alınacak.
Adaylar, başvuru koşulları ve diğer konularla ilgili ayrıntılı bilgiyi il emniyet müdürlüklerinin eğitim şube müdürlüklerinden ve ”www.egitim.pol.tr” internet adresinden öğrenebilecekler.
AA
2010 YLSY Kılavuzunda Düzeltme
29 Eylül 2010 Yazan admin2010-Yurt Dışına Lisansüstü Öğrenim Görmek Üzere Gönderilecek Adayları
Seçme ve Yerleştirme (YLSY) Kılavuzu: Düzeltme
(29 Eylül 2010)
2010 yılında 1416 Sayılı Kanun kapsamında yurt dışına lisansüstü öğrenim görmek amacıyla gönderilecek öğrencilerin yerleştirme işlemleri için hazırlanarak 27 Eylül 2010 tarihinden itibaren ÖSYM’ninhttp://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlanan 2010-YLSY Kılavuzunda yer alan Türkiye Petrolleri A.O. Adına Yurt Dışında Öğrenim Yapılacak Alanlar, Kontenjanları ve Lisans Mezuniyet Alanları Tablosunda (Tablo-2), Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğünün isteği ve T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim Genel Müdürlüğünün onayı ile değişiklik yapılmıştır. Kılavuz yeni haliyle 28 Eylül 2010 tarihinden itibaren ÖSYM’ninhttp://www.osym.gov.tr internet adresinden yeniden yayımlanmıştır.
ÖSYM BAŞKANLIĞI
| İlgili Haber: |
| 2010 YLSY Kılavuzu İNDİR – Başvurular |
| YLSY NEDİR? |
| MEB Bursu İle Amerika ve Avrupa Ülkelerinde Master ve Doktora Yapın!- YLSY 2010 |

